<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kirklareli Gazetesi</title>
    <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr</link>
    <description>Kırklareli Gazetesi Kırklareli yerel gazetes</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Kırklareli @ 2024</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 17 Jul 2026 18:10:05 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin'in 4 noktasına hayat kurtaran OED cihazı yerleştirildi]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/mersinin-4-noktasina-hayat-kurtaran-oed-cihazi-yerlestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/mersinin-4-noktasina-hayat-kurtaran-oed-cihazi-yerlestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin'in 4 noktasına hayat kurtaran OED cihazı yerleştirildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin'de hastane dışında meydana gelen ani kalp durmalarında erken müdahaleyi sağlamak amacıyla Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazları vatandaşların yoğun bulunduğu kamusal alanlara yerleştirildi.<br />
Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, ASELSAN tarafından hibe edilen OED cihazları, Mersin İl Sağlık Müdürlüğü ile Mersin Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde kentin 4 farklı noktasında hizmete alındı. Kurulumu tamamlanan cihazlar, Akdeniz ilçesinde Ulu Cami Meydanı, Toroslar ilçesinde Kuvayi Milliye Caddesi, Yenişehir ilçesinde Özgecan Aslan Barış Meydanı ile Mezitli ilçesinde GMK Bulvarı ile Limon Caddesi kesişimine yerleştirildi.<br />
Ani kalp durmalarında ambulans ekipleri olay yerine ulaşıncaya kadar geçen sürede hayati önem taşıyan OED cihazlarının, sesli ve görsel yönlendirmeleri sayesinde sağlık personeli olmayan vatandaşlar tarafından da güvenle kullanılabildiği belirtildi.<br />
Mersin İl Sağlık Müdürü Mustafa Ekici, OED cihazlarının ani kardiyak ölümlerde hayat kurtaran önemli bir teknoloji olduğunu söyledi. Dünyadaki ölümlerin yaklaşık yüzde 60'ının kardiyak nedenlerden kaynaklandığını ifade eden Ekici, bu vakaların yaklaşık yarısının şok uygulanabilir ritim grubunda yer aldığını belirtti.<br />
İlk 5 dakikanın kritik olduğuna dikkat çeken Ekici, "Şok uygulanabilir ritimde bulunan hastalara ilk 5 dakika içerisinde müdahale edildiğinde sağ kalım oranı yüzde 50'ye ulaşıyor. Bu nedenle kamusal alanlara yerleştirilen OED cihazlarıyla birçok vatandaşımızın hayatının kurtarılmasını hedefliyoruz" dedi.<br />
Cihazların yalnızca mevcut 4 noktada kalmayacağını belirten Ekici, "İlimizde yaygınlaşacak. Yönetmelik gereği spor salonlarında, otogarlarda, kalabalık meydanlarda, çok geniş sitelerde, otobüslerde, kalabalık olan her yerde, camilerde OED cihazının kullanımını bundan sonra Türkiye genelinde göreceğiz" ifadelerini kullandı.<br />
Avrupa'da ve dünyanın birçok ülkesinde uzun yıllardır kullanılan OED cihazlarının kullanımının oldukça kolay olduğunu vurgulayan Ekici, "Sadece sesli komut veriyor. Herhangi bir vatandaşımız, hatta çocuklar bile bu cihazı rahatlıkla kullanabiliyor. Ve biraz önce bahsettiğim gibi, sağ kalımı biz yüzde 50 oranında artırmış oluyoruz" şeklinde konuştu<br />
Ekici, uygulamanın erken müdahale sayesinde ani kalp durmalarında sağ kalım oranını artıracağını belirterek, "Bu cihazlar vatandaşlarımızın hayatta kalmasına, ilk müdahalenin etkin şekilde yapılmasına ve tedavi sürecinin başarılı şekilde devam etmesine önemli katkı sağlayacak. Mersin'de bu uygulamanın başlamasından büyük memnuniyet duyuyoruz" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/mersinin-4-noktasina-hayat-kurtaran-oed-cihazi-yerlestirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w748258-03.jpg" type="image/jpeg" length="58889"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastaneye sevk edilen hamile kadın ambulansta doğum yaptı]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/hastaneye-sevk-edilen-hamile-kadin-ambulansta-dogum-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/hastaneye-sevk-edilen-hamile-kadin-ambulansta-dogum-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hastaneye sevk edilen hamile kadın ambulansta doğum yaptı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şırnak'ın Güçlükonak ilçesinde doğum sancıları başlayan hamile kadın, Cizre'ye sevk edildiği sırada ambulansta doğum yaptı. Sağlık ekiplerinin soğukkanlı ve profesyonel müdahalesi sayesinde bebek sağlıklı şekilde dünyaya gelirken, anne ve bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.<br />
Güçlükonak ilçesinde doğum sancıları başlayan hamile kadın, Cizre Devlet Hastanesine sevk edildiği sırada ambulansta sağlıklı bir bebek dünyaya getirdi. Zamanla yarışan sağlık ekipleri, doğumu ambulans içerisinde başarıyla gerçekleştirerek anne ve bebeğin güvenliğini sağladı. Edinilen bilgilere göre, sabah saat 04.00 sıralarında doğum sancıları başlayan hamile kadın, Güçlükonak Devlet Hastanesi Acil Servisine başvurdu. Yapılan ilk değerlendirmelerin ardından annenin ileri tetkik ve doğum süreci için Cizre Devlet Hastanesine sevk edilmesine karar verildi. Ancak ambulansın Cizre istikametine ilerlediği sırada doğum sancılarının sıklaşması üzerine doğum başladı. Bunun üzerine ambulansta görev yapan sağlık personeli hızla harekete geçti. Ebe Sözdar Yaman ile görevli paramedik personel, profesyonel müdahaleleri sayesinde doğumu ambulans içerisinde güvenli bir şekilde gerçekleştirdi.<br />
Başarılı müdahale sonucunda bebek sağlıklı olarak dünyaya gelirken, ilk kontrolleri de ambulans içerisinde yapıldı. Anne ve bebeğin sağlık durumlarının iyi olduğu, daha sonra gerekli kontroller ve takip amacıyla hastaneye ulaştırıldıkları öğrenildi.<br />
Güçlükonak Devlet Hastanesi tarafından yapılan açıklamada, ambulansta gerçekleştirilen başarılı doğum nedeniyle ebe Sözdar Yaman ile görevli paramedik personele teşekkür edilerek, acil sağlık ekiplerinin özverili çalışmasının bir kez daha hayat kurtaran önemini ortaya koyduğu vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/hastaneye-sevk-edilen-hamile-kadin-ambulansta-dogum-yapti</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w748264-01.jpg" type="image/jpeg" length="77167"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayısı ağacından düşerek ağır yaralandı, 2,5 saatlik ameliyatla sağlığına kavuştu]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/kayisi-agacindan-duserek-agir-yaralandi-25-saatlik-ameliyatla-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/kayisi-agacindan-duserek-agir-yaralandi-25-saatlik-ameliyatla-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayısı ağacından düşerek ağır yaralandı, 2,5 saatlik ameliyatla sağlığına kavuştu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Batman’ın Gercüş ilçesinde kayısı toplarken ağaçtan düşerek ağır yaralanan 58 yaşındaki Orhan Avcı, 2,5 saat süren ameliyatın ardından sağlığına kavuştu.<br />
Gercüş ilçesine bağlı Akyar köyünde yaşayan 5 çocuk babası Orhan Avcı (58), bahçesindeki kayısı ağacına merdivenle çıkarak kaysı toplamak istedi. Bu sırada dengesini kaybederek sert zemine düşen Avcı, ağır yaralandı. Yakınlarının ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan talihsiz adamın hayati tehlikesinin bulunduğu belirlendi.<br />
Hastanede yapılan ilk tetkiklerde, Avcı’nın leğen kemiğinde ve kalça yuvasında parçalı kırıklar tespit edildi. Ayrıca bölgedeki kritik damarların zedelenmesine bağlı olarak kalça çıkığı ve ciddi bir iç kanama geçirdiği anlaşıldı.<br />
Ameliyatı gerçekleştiren Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Rıdvan Varol, vakanın son derece hassas ve riskli olduğunu belirterek, "Hastamız ağaçtan düşme sonrası acil servisimize getirildi. Yapılan görüntülemelerde leğen kemiğinde ve kalçanın oturduğu yuvada parçalı bir kırık olduğunu gördük. Ayrıca bu bölgeden geçen ve 'Corona Mortis' (ölüm tacı) olarak adlandırılan, damarlar arasında bağlantı kuran kritik bir damar yapısının zedelenmesine bağlı iç kanaması ve kalça çıkıklığı mevcuttu. Ameliyat bölgesi, bacağı besleyen ana atardamar ve toplardamarların hemen altında yer alıyordu. Bu damarların zarar görmesi ölümcül sonuçlar doğurabilirdi. Aynı zamanda üreme organlarına giden yollar ile bacağın ana sinirleri de bu kemiğin hemen üzerindeydi. Yapılacak en küçük hata hastanın felç kalmasına yol açabilirdi. İleri cerrahi teknik ve deneyim gerektiren 2,5 saatlik başarılı bir operasyonla hastamızı sağlığına kavuşturduk. Hayati tehlikeyi ve felç riskini tamamen atlattı" dedi.<br />
Avcı, doktoruna ve hastane çalışanlarına teşekkür ederek, "Bahçemizde kayısı toplamak için merdivene çıkmıştım. Bir anda dengemi kaybedip sert şekilde yere düştüm ve çok ciddi yaralandım. Yakınlarım beni hemen hastaneye yetiştirdi. Allah doktorumuzdan razı olsun. Onun doğru müdahalesi ve başarılı ameliyatı olmasaydı büyük ihtimalle bugün felç kalacaktım. Kendimi çok iyi hissediyorum" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/kayisi-agacindan-duserek-agir-yaralandi-25-saatlik-ameliyatla-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w747408-01.jpg" type="image/jpeg" length="83546"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Havuz ve denize girerken kulak zarına dikkat]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/havuz-ve-denize-girerken-kulak-zarina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/havuz-ve-denize-girerken-kulak-zarina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Emel Peru Yücel, kulak zarının; kulağa alınan darbeler, kronik orta kulak iltihapları, şiddetli gürültüye maruz kalma, ani basınç değişiklikleri, suya kontrolsüz dalışlar ve uçak yolculuklarında yaşanan basınç farklılıkları nedeniyle zarar görebileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yaz aylarında serinlemek amacıyla havuz ve denize giren milyonlarca kişi için kulak sağlığının korunması büyük önem taşıyor. Özellikle kulak zarı deliği bulunan bireylerde suyun orta kulağa ulaşması ciddi enfeksiyonlara, mantar oluşumuna ve işitme kaybının ilerlemesine neden olabiliyor. Medicana Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Emel Peru Yücel, yaz döneminde kulak sağlığının ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.<br />
Kulak zarının; kulağa alınan darbeler, kronik orta kulak iltihapları, şiddetli gürültüye maruz kalma, ani basınç değişiklikleri, suya kontrolsüz dalışlar ve uçak yolculuklarında yaşanan basınç farklılıkları nedeniyle zarar görebileceğini ifade eden Op. Dr. Emel Peru Yücel, kulak zarındaki delinmenin yalnızca işitmeyi etkilemediğini, aynı zamanda enfeksiyon riskini de önemli ölçüde artırdığını söyledi.<br />
Havuz ve deniz suyu enfeksiyon riskini artırabiliyor<br />
Yaz aylarında havuz, deniz veya banyo sırasında kulağa kaçan suyun, kulak zarı deliği bulunan kişilerde doğrudan orta kulağa ulaşabildiğini belirten Op. Dr. Yücel, "Bu durum kronik orta kulak enfeksiyonlarının alevlenmesine, mantar gelişimine ve uzun vadede işitme fonksiyonlarının daha fazla bozulmasına neden olabilir. Bu nedenle kulak zarı deliği bulunan hastaların kulaklarını sudan özenle korumaları büyük önem taşımaktadır" dedi.<br />
Kulak zarı delinmesi bulunan hastalarda ortalama yüzde 20-30 oranında işitme kaybı gelişebildiğini belirten Yücel, işitme kaybına neden olan kulak zarı deliklerinin uygun hastalarda cerrahi yöntemlerle başarıyla tedavi edilebildiğini ifade etti.<br />
Timpanoplasti ile hem işitme korunuyor hem enfeksiyon önleniyor<br />
Kulak zarı onarım ameliyatı olan timpanoplastinin, hastaların yaşam kalitesini artıran önemli bir cerrahi yöntem olduğunu söyleyen Yücel, "Ameliyat sonrasında orta kulağa su geçişi engellenirken, işitme kaybının düzeltilmesi de hedeflenmektedir. Eğer yalnızca kulak zarında delik bulunuyor ve orta kulakta aktif enfeksiyon yoksa zarın onarılması yeterli olmaktadır. Ancak orta kulakta iltihap, kemikçiklerde hasar veya kronik enfeksiyon mevcutsa, kulak zarı onarımıyla birlikte enfekte dokular temizlenmekte ve işitme mekanizması yeniden yapılandırılmaktadır" ifadelerini kullandı.<br />
Basit kulak zarı onarım ameliyatlarının genellikle 12-14 yaş sonrasında planlandığını belirten Yücel, ilerlemiş kronik orta kulak enfeksiyonu bulunan hastalarda ise yaş sınırlaması olmaksızın cerrahi uygulanabildiğini söyledi. Nadir de olsa yüz felci veya beyin içi komplikasyon gelişme riski bulunan durumlarda acil cerrahi müdahalenin gerekebileceğini de sözlerine ekledi.<br />
Ameliyat sonrası iyileşme süreci kısa sürüyor<br />
Kulak zarı ameliyatı sonrasında hastaların genellikle bir gün içinde taburcu olabildiğini belirten Op. Dr. Emel Peru Yücel, ameliyat sonrası sürece ilişkin şu bilgileri verdi:<br />
"Hastalarımızın pansumanları yapıldıktan sonra genellikle ameliyatın ertesi günü taburcu edilmeleri mümkündür. Sonraki süreçte düzenli kontrol ve pansumanların aksatılmaması gerekir. Ameliyat sırasında yerleştirilen kulak tamponları genellikle 10-14 gün içerisinde çıkarılmaktadır. Bu dönemde kulağın sudan korunması, hekimin önerdiği antibiyotikli ve gerektiğinde kortizon içeren kulak damlalarının düzenli kullanılması enfeksiyon riskini azaltmak ve iyileşmeyi hızlandırmak açısından büyük önem taşımaktadır. Hastalarımızın büyük bölümünde iyileşme süreci yaklaşık 3-4 hafta içerisinde tamamlanmaktadır."<br />
Yaz aylarında kulak sağlığı için öneriler<br />
Op. Dr. Emel Peru Yücel, özellikle kulak zarı deliği bulunan bireylere "Havuz ve denize girerken doktor önerisi doğrultusunda koruyucu kulak tıkacı kullanın. Kulağınıza su kaçması durumunda sivri cisimlerle müdahale etmeyin. Kulakta akıntı, ağrı, işitme azalması veya çınlama gelişirse zaman kaybetmeden Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurun. Kronik orta kulak enfeksiyonu bulunan hastalar yaz tatili planlamadan önce mutlaka hekim kontrolünden geçmelidir. Yaz aylarında alınacak basit önlemlerle kulak enfeksiyonlarının ve kalıcı işitme kaybının büyük ölçüde önlenebilir" uyarılarında bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/havuz-ve-denize-girerken-kulak-zarina-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 22:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/adsiz-2303.png" type="image/jpeg" length="35766"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Öznur Kademli: "Güneş, deniz, havuz yaz tatilinde çocuk sağlığını nasıl koruyabilirsiniz"]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/uzm-dr-oznur-kademli-gunes-deniz-havuz-yaz-tatilinde-cocuk-sagligini-nasil-koruyabilirsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/uzm-dr-oznur-kademli-gunes-deniz-havuz-yaz-tatilinde-cocuk-sagligini-nasil-koruyabilirsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Öznur Kademli, yaz aylarında çocukların sağlığını korumak için ailelerin dikkat etmesi gereken noktalar hakkında önemli bilgiler verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında en sık dikkat edilmesi gereken konuların başında güneşten korunma geldiğini belirten Uzm. Dr. Öznur Kademli, çocukların cildinin yetişkinlere göre daha hassas olduğunu söyledi. Dr. Kademli, "Özellikle güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde çocukların uzun süre doğrudan güneş altında kalmaması gerekiyor. Şapka kullanımı, uygun kıyafet seçimi ve çocukların cilt yapısına uygun güneş koruyucuların tercih edilmesi güneşin olumsuz etkilerinden korunmada önemli rol oynar" dedi.<br />
"Sıcak havalarda sıvı tüketimi ihmal edilmemeli"<br />
Yaz aylarında çocuklarda sıvı kaybının arttığına dikkat çeken Kademli, yeterli su tüketiminin önemine vurgu yaptı. Dr. Kademli, "Çocuklar oyun sırasında susadıklarını fark etmeyebilir. Bu nedenle ailelerin düzenli aralıklarla su içmelerini sağlaması gerekir. Halsizlik, baş dönmesi, aşırı yorgunluk gibi belirtiler sıcak havalarda sıvı kaybının işareti olabilir" şeklinde konuştu.<br />
"Havuz ve denizde hijyen kurallarına dikkat"<br />
Deniz ve havuz kullanımında hijyenin çocuk sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Uzm. Dr. Öznur Kademli, "Temizliği ve bakımı düzenli yapılmayan havuzlar bazı enfeksiyonlara neden olabilir. Çocukların yüzme öncesi ve sonrası duş alması, havuz suyunu yutmamaları konusunda bilinçlendirilmesi ve ıslak mayo ile uzun süre kalmamaları önemlidir" ifadelerini kullandı.<br />
"Yaz hastalıklarında erken müdahale önemli"<br />
Yaz aylarında ishal, ateşli hastalıklar, cilt problemleri, güneş yanıkları ve alerjik reaksiyonlarla daha sık karşılaşılabildiğini belirten Uzm. Dr. Öznur Kademli, "Çocuklarda yüksek ateş, sürekli kusma, belirgin halsizlik, bilinç değişikliği veya ciddi güneş yanıkları görülmesi durumunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/uzm-dr-oznur-kademli-gunes-deniz-havuz-yaz-tatilinde-cocuk-sagligini-nasil-koruyabilirsiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 21:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w746372-01.jpg" type="image/jpeg" length="82128"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan diz protezi uyarısı: "Biraz daha idare edeyim" demeyin]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/uzmandan-diz-protezi-uyarisi-biraz-daha-idare-edeyim-demeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/uzmandan-diz-protezi-uyarisi-biraz-daha-idare-edeyim-demeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaş aldıkça özellikle dizlerde oluşabilen ağrılar, yürümek, merdiven çıkmak gibi basit hareketlerin yapılamamasına neden olabiliyor. Bunun önüne geçebilmek adına doğru zamanda uygulanan diz protezi ameliyatlarının kalıcı çözüm sağlayabildiğini dile getiren Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, diz protezi ameliyatlarındaki en önemli ölçütün hastanın yaşam kalitesi olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaşın ilerlemesine bağlı olarak en sık karşılaşılan sağlık sorunlarının başında diz ağrıları geliyor. Merdiven inip çıkarken zorlanma, kısa yürüyüşlerde bile dinlenme ihtiyacı ve gece uykudan uyandıran ağrılarla kendini gösteren bu ağrılar toplumda genellikle "yaşlılığın doğal bir sonucu" olarak kabul ediliyor. Ancak bu durum doğru ve zamanında müdahalelerle hastanın geleceği olmaktan çıkabiliyor. Diz protezinin en sık kireçlenme (osteoartrit) nedeniyle gündeme geldiğini aktaran Medicana International İzmir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, eklem kıkırdağının zamanla incelmesi ve yüzeylerin bozulmasıyla hareketin ağrılı hale geldiğini ifade etti. İlk aşamada ilaç tedavileri, fizik tedavi uygulamaları ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle şikâyetlerin kontrol altına alınabildiğini dile getiren Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, "Ameliyat kararında en önemli ölçüt, röntgen bulgusundan ziyade hastanın yaşam kalitesidir. Eğer hasta artık rahat yürüyemiyor, sosyal yaşamdan geri kalıyor ve ağrı kesicilere rağmen rahatlayamıyorsa, protez ameliyatı gündeme gelmelidir. ‘Biraz daha idare edeyim' düşüncesi, hastalar için çoğu zaman gereksiz bir yaşam kalitesi kaybına yol açar" dedi.<br />
<br />
Yaş, tek başına belirleyici değil<br />
Toplumda cerrahiye yönelik en büyük tereddütlerden birinin ‘Diz protezi için çok mu erken?' sorusu olduğunu söyleyen Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, asıl odaklanılması gereken noktanın ağrıyla yaşamak zorunda olunmadığı bilinci olması gerektiğini vurguladı. Günümüzde gelişen cerrahi teknikler sayesinde oldukça başarılı sonuçlar elde edilebildiğini belirten Doç. Dr. Eralp Kaçmaz; yaşın tek başına bir belirleyici olmadığını, hastanın genel sağlık durumu ile hayattan beklentilerinin çok daha büyük önem taşıdığını ifade etti. Diz protezi operasyonlarında cerrahi süreç kadar ameliyat sonrasının da kritik bir öneme sahip olduğunu ifade eden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, hastaların genellikle kısa sürede ayağa kaldırıldığını aktardı. Erken dönemde başlanan profesyonel fizik tedavi uygulamalarıyla eklem hareket açıklığının artırıldığını ve kasların güçlendirildiğini söyleyen Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, "Çoğu hasta birkaç hafta içinde günlük aktivitelerini çok daha konforlu bir şekilde yapabiliyor" diye konuştu.<br />
<br />
Diz protezi son çaredir, ama<br />
Diz ağrısı sebebiyle hareketten kaçınan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve günlük işlerini yapmakta zorlanan hastaların bu durumu kabullenmek zorunda olmadığını hatırlatan Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, "Diz protezi son çaredir, ama doğru zamanda uygulandığında hayat değiştirir. Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil; hastanın bağımsızlığını ve yaşamın en temel parçası olan hareket özgürlüğünü yeniden kazanmasını sağlamaktır" açıklamasını yaptı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/uzmandan-diz-protezi-uyarisi-biraz-daha-idare-edeyim-demeyin</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w746303-01.jpg" type="image/jpeg" length="34811"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Deri kanseri sadece benlerden ibaret değil"]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/deri-kanseri-sadece-benlerden-ibaret-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/deri-kanseri-sadece-benlerden-ibaret-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzm. Dr. Ömer Gezdur, "Cildinizde fark ettiğiniz her değişiklik masum olmayabilir. Düzenli dermatolojik muayene, deri kanserine karşı en güçlü koruyucu yaklaşımdır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinden biri olan deri kanseri, erken evrede tanı konulduğunda tedavi başarısı oldukça yüksek olan hastalıklar arasında yer alıyor. Ancak toplumda deri kanserinin yalnızca benlerden kaynaklandığına yönelik yaygın bir yanlış inanış bulunuyor. Oysa iyileşmeyen yaralar, kabuklanan lezyonlar, uzun süre geçmeyen kızarıklıklar veya yeni gelişen cilt oluşumları da deri kanserinin ilk belirtileri olabiliyor.<br />
Liv Hospital Ulus Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ömer Gezdur, deri kanserinin en sık görülen türleri, erken dönemde dikkat edilmesi gereken belirtiler ve düzenli dermatolojik kontrollerin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br />
"Deri kanseri her zaman bir ben olarak başlamaz"<br />
Uzm. Dr. Ömer Gezdur, "Kontrolsüz güneş maruziyeti, ultraviyole (UV) ışınları, solaryum kullanımı, açık ten yapısı, ileri yaş ve genetik yatkınlık deri kanseri riskini artıran en önemli faktörler arasında yer alıyor. Toplumda deri kanserinin yalnızca koyu renkli benlerden geliştiği düşünülse de bu doğru değildir. Deri kanserleri farklı klinik özellikler gösterir ve her biri farklı belirtilerle ortaya çıkabilir. Bu nedenle ciltte oluşan her yeni değişikliğin dikkatle değerlendirilmesi gerekir" dedi.<br />
"Kanser öncesi dönem gözden kaçmamalı"<br />
Uzm. Dr. Ömer Gezdur, özellikle Aktinik Keratoz adı verilen kanser öncesi lezyonların erken tanınmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekerek şöyle devam etti: "Özellikle açık tenli, renkli gözlü ve yaşamı boyunca yoğun güneşe maruz kalmış kişilerde; yüz, el sırtı ve saçsız kafa derisinde görülen sert, pürüzlü ve zımpara hissi veren kızarık alanlar Aktinik Keratoz olarak adlandırılır. Bunlar henüz kanser değildir ancak yassı hücreli deri kanserine dönüşme potansiyeli taşıyan prekanseröz lezyonlardır. Bu dönemde uygulanacak basit dermatolojik tedavilerle kanser gelişimi büyük ölçüde önlenebilir."<br />
Uzm. Dr. Gezdur, en sık görülen üç deri kanseri türünü şöyle açıkladı:<br />
"Bazal Hücreli Karsinom (BCC): Tüm deri kanserlerinin yaklaşık yüzde 80'ini oluşturan en yaygın deri kanseri türüdür. En sık yüz, burun, kulak, boyun ve saçlı deri gibi güneşe yoğun maruz kalan bölgelerde görülür. Genellikle inci görünümünde parlak pembe bir kabarıklık, ortası hafif çökük iyileşmeyen yara ya da ince damarların seçildiği küçük lezyonlar şeklinde ortaya çıkar. Uzak organlara yayılma riski düşük olsa da tedavi edilmediğinde çevredeki doku, kıkırdak ve kemik yapılarına zarar verebilir.<br />
Yassı Hücreli Karsinom (SCC): Deri kanserleri arasında ikinci sıklıkta görülen bu tümör; dudak, kulak, saçsız kafa derisi ve el sırtında daha sık gelişir. Üzeri pullanan, sert, kabuklanan, kolay kanayan ya da siğil benzeri görünüme sahip lezyonlar şeklinde kendini gösterebilir. Bazal hücreli karsinoma göre daha agresif seyredebilir ve tedavi edilmediğinde bölgesel lenf bezlerine yayılma riski taşır.<br />
Melanom: Melanom, deri kanserlerinin daha az görülen ancak en agresif türüdür. Mevcut bir ben üzerinde gelişebileceği gibi daha önce tamamen normal görünen ciltte yeni oluşan koyu renkli bir leke olarak da ortaya çıkabilir. Asimetrik yapı, düzensiz sınırlar, birden fazla renk tonu içermesi ve zaman içerisinde hızla değişim göstermesi melanom açısından önemli uyarı işaretleridir. Erken tanı, melanomda yaşam süresi ve tedavi başarısını doğrudan etkiler.<br />
"Ben muayenesinde ABCDE kuralını unutmayın"<br />
Uzm. Dr. Ömer Gezdur, herkesin ayda bir kez kendi cildini değerlendirmesini önerdi. Uzm. Dr. Gezdur, benlerde bazı değişiklikler fark edildiğinde vakit kaybetmeden dermatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini söyledi. Gezdur, benlerdeki değişiklikleri şöyle sıraladı: "A (Asimetri): Benin iki yarısının birbirine benzememesi. B (Border/Sınır): Kenarların düzensiz, girintili veya belirsiz olması. C (Color/Renk): Aynı ben içerisinde kahverengi, siyah, gri, kırmızı veya mavi gibi farklı renklerin bulunması. D (Diameter/Çap): Çapın yaklaşık 6 milimetreden büyük olması. E (Evolution/Değişim): Benin büyümesi, renk değiştirmesi, kalınlaşması, kaşınması veya kanamaya başlaması."<br />
"Dört haftadan uzun süren yaralar ihmal edilmemeli"<br />
Deri kanserlerinin büyük bölümünün erken tanı sayesinde tamamen tedavi edilebildiğini belirten Uzm. Dr. Ömer Gezdur, sözlerini şu uyarıyla tamamladı: "Özellikle yüz ve güneşe maruz kalan bölgelerde ortaya çıkan, dört haftadan uzun süredir iyileşmeyen, kabuklanan, zaman zaman kanayan ya da giderek büyüyen her cilt lezyonu mutlaka dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Yılda bir kez yapılacak dermoskopik cilt muayenesi, deri kanserinin henüz erken evrede tespit edilmesini sağlayan en etkili yöntemlerden biridir. Erken teşhis yalnızca tedavi başarısını artırmakla kalmaz, hastaların yaşam kalitesini de korur." </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/deri-kanseri-sadece-benlerden-ibaret-degil</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 22:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w745622-01.jpg" type="image/jpeg" length="33996"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıklı gebelik için 4 kritik besin: Demir, kalsiyum, D vitamini ve omega-3]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/saglikli-gebelik-icin-4-kritik-besin-demir-kalsiyum-d-vitamini-ve-omega-3</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/saglikli-gebelik-icin-4-kritik-besin-demir-kalsiyum-d-vitamini-ve-omega-3" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamilelik sürecinde anne adaylarının sağlıklı beslenmesi kadar doğru vitamin ve mineral desteği alması da büyük önem taşıyor. Uzmanlar, gebelik döneminde bazı vitamin ve minerallere olan ihtiyacın arttığını belirterek, özellikle folik asit, demir, D vitamini, kalsiyum ve omega-3 desteğinin bebeğin sağlıklı gelişiminde önemli rol oynadığını ifade ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Samsun Büyük Anadolu Darıca Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Nisa Gizem Yıldırım, gebelikte dengeli beslenmenin temel unsur olduğunu belirterek, "Bu özel dönemde anne adaylarının ihtiyaç duyduğu bazı vitamin ve mineraller yalnızca besinlerle yeterli düzeyde karşılanamayabilir. Bu nedenle doktor önerisiyle uygun takviyelerin kullanılması önemlidir" dedi.<br />
Gebelikte en önemli vitaminlerin başında folik asidin geldiğini belirten Yıldırım, folik asidin bebeğin beyin ve omurilik gelişiminde önemli görev üstlendiğini söyledi. Gebelik planlayan kadınların hamilelikten en az bir ay önce folik asit kullanımına başlamasının önerildiğini aktaran Yıldırım, genellikle günlük 400 mikrogram folik asit desteğinin yeterli olduğunu ifade etti.<br />
<br />
Gebelikte kan hacminin bebeğe yeterli oksijen ve besin taşınabilmesi için yaklaşık yüzde 50 oranında arttığını ifade eden Yıldırım, "Artan kan hacmiyle birlikte daha fazla kırmızı kan hücresine ihtiyaç duyulur. Kırmızı kan hücrelerinin üretimi için ise demir temel minerallerden biridir. Yetersiz demir alımı, gebelikte kansızlığa yol açabilir. Demir eksikliği; yorgunluk, halsizlik, nefes darlığı ve baş dönmesi gibi şikâyetlerin yanı sıra erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riskini de artırabilir" diye konuştu.<br />
Gebelikte günlük demir ihtiyacının yaklaşık 27 miligrama yükseldiğini belirten Yıldırım, "Kırmızı et, kümes hayvanları ve baklagiller önemli demir kaynaklarıdır ancak gebelikte artan ihtiyacı yalnızca beslenmeyle karşılamak her zaman mümkün olmayabilir. Bu nedenle doktor önerisiyle, özellikle gebeliğin ikinci trimesterinden itibaren demir desteği gerekebilir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Kalsiyum ve D vitamini bebeğin kemik gelişimi için birlikte çalışıyor"<br />
Kalsiyum ve D vitamininin bebeğin kemik ve diş gelişiminde önemli rol oynadığını vurgulayan Yıldırım, "Kalsiyum bebeğin iskelet sisteminin temel yapı taşlarından biridir. Anne yeterli kalsiyum almadığında bebeğin ihtiyacı annenin kemik depolarından karşılanabilir. Bu durum uzun vadede anne kemik sağlığını olumsuz etkileyebilir. D vitamini ise kalsiyumun vücutta etkin şekilde kullanılmasını sağlar" şeklinde konuştu.<br />
Gebelikte günlük yaklaşık 1000 miligram kalsiyum ve 600 IU D vitamini alınmasının hedeflenmesi gerektiğini belirten Yıldırım, süt, yoğurt ve peynir gibi besinlerin kalsiyum açısından zengin kaynaklar olduğunu, D vitamini için ise güneş ışığının önemli bir kaynak olduğunu ancak gerektiğinde takviyelerin doktor kontrolünde kullanılabileceğini söyledi.<br />
<br />
"Omega-3 bebeğin beyin ve göz gelişiminde kritik öneme sahip"<br />
Omega-3 yağ asitlerinden özellikle DHA'nın bebeğin beyin ve göz gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Yıldırım, "Somon gibi yağlı balıklar güçlü DHA kaynaklarıdır. Ancak gebelikte cıva riski nedeniyle balık seçimine dikkat edilmelidir. Bu nedenle güvenilir kaynaklardan elde edilen omega-3 takviyeleri de tercih edilebilir. Ceviz gibi besinler de bitkisel omega-3 kaynakları arasında yer alır" dedi.<br />
<br />
"Prenatal vitaminler birçok önemli besin öğesini içeriyor"<br />
Gebelik döneminde kullanılan prenatal vitaminlerin yalnızca birkaç besin öğesiyle sınırlı olmadığını belirten Yıldırım, "İyi formüle edilmiş prenatal vitaminlerde iyot, B6 ve B12 gibi önemli vitamin ve mineraller de bulunabilir. İyot, bebeğin tiroit fonksiyonları ve beyin gelişimi için kritik öneme sahiptir" açıklamasında bulundu.<br />
<br />
B vitaminlerinin enerji üretimi ve hücre gelişiminde görev aldığını söyleyen Yıldırım, "B6 vitamini özellikle gebeliğin ilk dönemlerinde görülen mide bulantılarının hafifletilmesine yardımcı olabilir. Kurubaklagiller, muz ve avokado iyi B6 kaynakları arasındadır. B12 vitamini ise sinir sistemi gelişimi ve kan hücrelerinin oluşumu için gereklidir. Yumurta ve lor peyniri, kahvaltılarda tercih edilebilecek güçlü B12 kaynaklarıdır" ifadelerini kullandı.<br />
Yıldırım, gebelik döneminde vitamin ve mineral ihtiyacının kişisel özelliklere göre değişebileceğini belirterek, "Takviye kullanımı mutlaka doktor ve diyetisyen önerisi doğrultusunda planlanmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/saglikli-gebelik-icin-4-kritik-besin-demir-kalsiyum-d-vitamini-ve-omega-3</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 21:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/adsiz-2298.png" type="image/jpeg" length="86327"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sürdürülebilir su yönetimi için liderlik eğitimi düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/surdurulebilir-su-yonetimi-icin-liderlik-egitimi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/surdurulebilir-su-yonetimi-icin-liderlik-egitimi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sürdürülebilir su yönetimi için liderlik eğitimi düzenlendi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Muğla Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğiyle mücadele, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir su yönetiminin güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirdiği ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi kapsamında üst düzey yöneticiler ve şube müdürlerine yönelik liderlik eğitimi düzenledi.<br />
Muğla Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı koordinesinde, İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen eğitimler, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirildi. TS ISO 46001:2019 Su Verimliliği Yönetim Sistemi kapsamında verilen eğitimlerde yöneticilere; su verimliliği yönetim sistemi, liderliğin rolü, kurumsal sorumluluklar ve su kaynaklarının etkin kullanımına yönelik uygulamalar hakkında bilgi aktarıldı.<br />
<strong>ISO 46001 Sürecinde Önemli Bir Adım</strong><br />
Muğla Büyükşehir Belediyesi, küresel iklim değişikliğinden en fazla etkilenmesi beklenen kentlerden biri olan Muğla’da su varlıklarının korunması, izlenmesi ve verimli kullanılması amacıyla ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi belgelendirme sürecini yürütüyor. Bu kapsamda Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras tarafından imzalanan Su Verimliliği Yönetim Sistemi Politikası doğrultusunda, kurum genelinde su tüketiminin ölçülmesi, izlenmesi, su kayıplarının azaltılması ve sürekli iyileştirme anlayışının hayata geçirilmesi hedefleniyor.<br />
Çalışmalar kapsamında Büyükşehir Belediyesine ait 19 hizmet binası için Mavi Su Verimliliği Belgesi başvuru süreci de başlatıldı. Böylece Muğla Büyükşehir Belediyesi, bu belgeyi alan ilk kamu kurumlarından biri olmayı hedefliyor.<br />
SECAP ve 2053 net sıfır hedefiyle uyumlu çalışmalar<br />
ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi, Muğla İli Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) ile Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi doğrultusunda uygulanıyor. Sistem sayesinde kurumsal su ayak izinin azaltılması, su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve iklim değişikliğine karşı dirençli bir kent yapısının oluşturulması amaçlanırken, eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla kurum genelinde kalıcı bir su verimliliği kültürü oluşturulması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/surdurulebilir-su-yonetimi-icin-liderlik-egitimi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w744564-01.jpg" type="image/jpeg" length="68669"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hizmet Kalitesi Geliştiriliyor]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/hizmet-kalitesi-gelistiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/hizmet-kalitesi-gelistiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakım Hizmetleri Değerlendirme Toplantısı'nda, hasta bakım süreçlerinin iyileştirilmesi, hizmet kalitesinin artırılması ve sahada karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi, sağlık hizmetlerinde kalite standartlarını daha da yükseltmek amacıyla Sağlık Bakım Hizmetleri Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirdi. Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen toplantıya servis sorumlu hemşireleri katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda, hastanede sunulan sağlık bakım hizmetlerinin mevcut durumu kapsamlı şekilde değerlendirilirken, hasta memnuniyetini artırmaya yönelik uygulamalar ve bakım süreçlerinin daha etkin yürütülmesi için yapılabilecek çalışmalar görüşüldü. Birimlerde yürütülen hizmetlerin işleyişi ele alınarak, uygulamalarda karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri değerlendirildi.</p>

<p>Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi toplantı ile ilgili ayrıca şu bilgileri yayımladı: “Sağlık Bakım Hizmetleri Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürlüğümüz ile servis sorumlu hemşirelerimizin katılımıyla değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi.</p>

<p>Toplantıda; sunulan sağlık bakım hizmetlerinin etkinliğinin artırılması, mevcut süreçlerin değerlendirilmesi, karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri ve hizmet kalitesini geliştirecek uygulamalar ele alındı.</p>

<p>Hizmet kalitemizi sürekli geliştirmek ve hasta bakım süreçlerini daha etkin hale getirmek amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/hizmet-kalitesi-gelistiriliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/731969561-1583338450467701-3871315576724356732-n.jpg" type="image/jpeg" length="42738"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kütahya’da hiperbarik oksijen tedavisi dönemi başladı]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/kutahyada-hiperbarik-oksijen-tedavisi-donemi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/kutahyada-hiperbarik-oksijen-tedavisi-donemi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya’da hiperbarik oksijen tedavisi dönemi başladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kütahya Şehir Hastanesi bünyesinde kurulan Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Türkiye’deki sayılı merkezler arasında yer alan tesiste, hastalara yaklaşık 14 metre deniz derinliğine eşdeğer basınç altında yüzde 100 oksijen verilerek birçok hastalığın tedavisi gerçekleştirilecek.<br />
Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezi ile diyabetik ayak, ani işitme ve görme kaybı, karbonmonoksit zehirlenmesi ile kronik kemik iltihabı gibi birçok hastalık artık tedavi edilebilecek. Bölgeye de hizmet verecek merkez sayesinde hastaların başka illere sevkinin önemli ölçüde azalması hedefleniyor.<br />
Merkezin açılışına Kütahya Valisi Musa Işın, AK Parti Kütahya Milletvekilleri Adil Biçer, İsmail Çağlar Bayırcı ve Mehmet Demir ve Kütahya İl Sağlık Müdürü Ensar Durmuş katılım sağladı.<br />
Programda merkezin teknik altyapısı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren Kütahya Şehir Hastanesi Sualtı ve Hiperbarik Tıp Uzmanı Dr. Recep Furkan Çalık, merkezin yalnızca Kütahya için değil, çevre iller açısından da önemli bir sağlık yatırımı olduğunu söyledi.<br />
Hiperbarik oksijen tedavisinin normal oksijen uygulamalarından farklı bir yöntem olduğunu belirten Çalık, "Tedavimiz aslında 14 metre derinlikte hastalara yüzde 100 oksijen verilen özel bir tedavidir. Amacımız doğru hastaya doğru zamanda tedavi uygulamaktır." dedi.<br />
Tedavide amaçlarının dokularda çözünen oksijen miktarını artırarak oksijen yetersizliği bulunan bölgelere yeniden oksijen ulaştırmak olduğunu ifade eden Çalık, bu yöntem sayesinde iyileşmesi güç birçok hastalıkta başarılı sonuçlar alındığını kaydetti.<br />
<strong>Birçok hastalığın tedavisinde kullanılacak</strong><br />
Merkezde diyabetik ayak enfeksiyonları, kemik iliği ödemi, avasküler nekroz, kronik osteomiyelit, ani işitme kaybı, ani görme kaybı, karbonmonoksit zehirlenmesi, vurgun hastalığı, arteriyel gaz embolisi ve radyoterapi sonrası gelişen radyonekroz gibi birçok hastalığın tedavisinin yapılacağını belirten Çalık, hastaların rahatsızlığına göre farklı sayılarda seans planlandığını söyledi.<br />
Tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Çalık, hastaların hastalığın durumuna göre 20, 30 veya daha fazla seans alabildiğini belirterek, "Tedavilerin hafta içi her gün düzenli uygulanması gerekiyor. Her bir seans yaklaşık iki saat sürüyor." ifadelerini kullandı.<br />
Merkezde bulunan 12 kişilik basınç kabinlerinde aynı anda 12 hastanın tedavi edilebildiğini aktaran Çalık, günlük planlamaya göre iki veya üç seans gerçekleştirildiğini, böylece günde 24 ila 36 hastaya hizmet sunulabildiğini dile getirdi.<br />
Gece acil hastalara da hizmet verecek<br />
Merkezin sadece planlı tedaviler için değil, acil vakalar için de kullanılacağını ifade eden Çalık, karbonmonoksit zehirlenmesi, ani görme kaybı, arteriyel gaz embolisi ve vurgun hastalığı gibi durumlarda gece saatlerinde de hastalara müdahale edileceğini söyledi.<br />
İlk etapta 10 ila 12 hastanın tedavi görmeye başladığını belirten Çalık, hasta sayısının ilerleyen süreçte artacağını ifade etti.<br />
<strong>Çevre illere de hizmet sunacak</strong><br />
Merkezin hizmete girmesiyle birlikte Kütahyalı hastaların tedavi için başka illere gitmek zorunda kalmayacağını vurgulayan Çalık, "Sağlık sorunları olduğunda hastalarımız artık Kütahya içinde de tedavi görebilecekler" dedi.<br />
Çalık, ileri teknolojiyle donatılan merkezin yalnızca Kütahya’ya değil, çevre illerden gelecek hastalara da hizmet verecek kapasitede olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/kutahyada-hiperbarik-oksijen-tedavisi-donemi-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 08:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w744529-03.jpg" type="image/jpeg" length="14666"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genç kızın organları 3 kişiye umut oldu]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/genc-kizin-organlari-3-kisiye-umut-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/genc-kizin-organlari-3-kisiye-umut-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da geçirdiği trafik kazası sonrası beyin ölümü gerçekleşen 28 yaşındaki genç kızın organları 3 kişiye umut oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Samsun'un İlkadım ilçesinde 21 Haziran'da meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan 28 yaşındaki D.Y., kaldırıldığı Samsun Şehir Hastanesi'nde yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Bir süre yaşam mücadelesi veren genç kızın beyin ölümü gerçekleşti. Ailesinin organ bağışını kabul etmesinin ardından Samsun Şehir Hastanesi gerekli süreçler başlatıldı. Görevli uzman ekip tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyonla D.Y.'nin iki böbreği ve karaciğeri alındı.<br />
Alınan organlar nakil bekleyen hastalara ulaştırılmak üzere Ankara'ya gönderildi. Genç kızın iki böbreği ve karaciğeri, organ nakli bekleyen 3 hastaya umut oldu.<br />
Organ alım operasyonunun ardından sağlık çalışanları vatandaşları organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet etti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/genc-kizin-organlari-3-kisiye-umut-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 22:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w744513-01.jpg" type="image/jpeg" length="86465"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastanede Hizmet Kalitesi Masaya Yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/hastanede-hizmet-kalitesi-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/hastanede-hizmet-kalitesi-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde düzenlenen Koordinasyon Kurulu Toplantısı'nda sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar değerlendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Zeliha Türkyılmaz, başkanlığında gerçekleştirilen Koordinasyon Kurulu Toplantısı'nda hastanede sunulan sağlık hizmetlerinin daha etkin ve verimli hale getirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı. Toplantıda, hastanenin hizmet süreçlerinin geliştirilmesi amacıyla ilgili birimlerin yürüttüğü çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başhekim Türkyılmaz başkanlığındaki toplantıda, sağlık hizmetlerinin etkinliğinin artırılması, birimler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve mevcut işleyişte karşılaşılan konular hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Ayrıca hizmet sunumunda kalite standartlarının yükseltilmesine yönelik çözüm önerileri değerlendirilerek kurum içi iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik adımlar ele alındı.</p>

<p>Toplantıda, vatandaşlara daha kaliteli, hızlı ve etkin sağlık hizmeti sunulabilmesi amacıyla yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. Koordinasyonun artırılması ve hizmet süreçlerinin sürekli iyileştirilmesine yönelik değerlendirmelerin belirli aralıklarla devam edeceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/hastanede-hizmet-kalitesi-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/745940994-1041645978367809-4869011278957716209-n.jpg" type="image/jpeg" length="37723"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hekime 77 milyon liralık tazminat davasında yeni gelişme]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/hekime-77-milyon-liralik-tazminat-davasinda-yeni-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/hekime-77-milyon-liralik-tazminat-davasinda-yeni-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gebelik takibini yaptığı hastasının bebeğinin down sendromlu doğması üzerine hakkında tazminat davası açılan doktorun mal varlığına, yerel mahkemenin kararı sonrası 77 milyon liralık haciz uygulandı. Doktorun dava sürecinde trafik kazası geçirerek yoğun bakımda tedavi gördüğü öğrenilirken, HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban istinaf mahkemesinin kararı bozmasına rağmen hekimin maddi mağduriyetinin giderilemediğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Olay, Temmuz 2021'de Diyarbakır'da yaşandı. Edinilen bilgiye göre, dördüncü çocuğunu dünyaya getiren bir kadın, bebeğinin down sendromlu doğması üzerine, gebelik sürecinde kendisine üçlü tarama testinin önerilmediğini iddia ederek kadın doğum uzmanı hakkında tazminat davası açtı. Hekimin ise gebelik takibi sırasında söz konusu testi aileye önerdiği ancak bunun yine aile tarafından reddedildiği öne sürüldü. Dava süreci yaklaşık 4 yıl sürdü.<br />
Geçtiğimiz ocak ayında görülen duruşmada ise yerel mahkeme doktoru tazminata mahkum etti. Kararın ardından doktor hakkında yaklaşık 77 milyon liralık icra işlemi başlatılarak mal varlığına haciz uygulandı.<br />
Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (HEKİMSEN) Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban ise yaptığı açıklamada iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek hekimin yaşadığı mağduriyete dikkati çekti.<br />
<br />
"Doktor trafik kazası geçirdiği için kendini savunamadı"<br />
Hastaya gebelik takibi sırasında üçlü tarama testinin önerildiğini ancak ailenin ekstra masraf çıkacağı gerekçesiyle bunu reddettiğini savunan Kurban, şunları kaydetti:<br />
"Hamile hastamız özel bir merkezde takip ediliyor. Takip edilirken kendisine, 'Üçlü tarama testi vakti geldi. Bunu yaptırır mısınız?' deniliyor. O da 'Yaptırmak istemiyorum. Allah'ın yarattığına karşı değilim' diyor. Hasta bunu istemiyor çünkü bu özel hastanede ek bir masraf demek. Bu tarama talebini aile inkar da etse etmese de bunun doktor tarafından söylenmemiş olma ihtimali yok. Akabinde bu doktorun başına bu süreçte bazı şeyler geliyor. Çok ciddi bir trafik kazası geçiriyor. Yoğun bakımda yatıyor. İki yıl kadar kendine gelemiyor. Tarama yaptırılmayan bebeğin doğduğunda down sendromlu olduğu anlaşılınca doktora dava açılıyor. Bu sırada doktor da kendini savunacak durumda değil. Doktor arkadaşımız o sırada zaten ciddi bir travma yaşıyor. Trafik kazası sonrası yoğun bakımda kalması gerekiyor. Bazı ameliyatlar geçiriyor."<br />
<br />
"Yerel mahkemenin kararıyla hekimin bütün malı-mülkü gitti"<br />
Doktorun yoğun bakımdaki tedavisi sürerken o dönemde dava sürecinin ilerlediğine dikkati çeken Kurban, "Doktor arkadaşımız kendini savunacak durumda olmadığı için karar şikayetçiler lehine çıkıyor ve doktorun malına icra geliyor. 77 milyon TL'lik bir icra geliyor. Sabah icra memuru geliyor ve alabileceği her şeyi alıyor. Karar İstinafa ve Yargıtay'a gitmeden yerel mahkemenin kararıyla hekimin bütün malı-mülkü gitti" dedi.<br />
<br />
"Doktor verdiklerini geri alabilecek mi?"<br />
Yerel mahkemenin verdiği kararın daha sonra istinaf tarafından bozulduğunu vurgulayan Kurban, "Yerel mahkemenin bu kararı Yargıtay'da da bozulacak. Doktor verdiklerini geri alabilecek mi? Alamayacak. Avukat alacağını aldı. Paranın bilmem yüzde kaçını aldı, çekildi. Ondan bir şey alamazsın. Şikayetçiden paranı geri alabilecek misin? Alamayacaksın. Doktorun bütün malı gitti. Gidecek her şey gitti" diye konuştu.<br />
HEKİMSEN olarak süreci yakından takip ettiklerini belirten Kurban, durumu hukuksal, vicdani ve tıbbi boyutlarıyla ele aldıklarını ve sendika avukatları aracılığıyla doktora hukuki danışmanlık hizmeti sağladıklarını sözlerine ekledi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber, Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/hekime-77-milyon-liralik-tazminat-davasinda-yeni-gelisme</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w744497-01.jpg" type="image/jpeg" length="75932"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kemoterapi Hizmeti İçin Değerlendirme Toplantısı]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/kemoterapi-hizmeti-icin-degerlendirme-toplantisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/kemoterapi-hizmeti-icin-degerlendirme-toplantisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen toplantıda, kemoterapi ilaç hazırlama hizmet alım süreci kapsamlı şekilde değerlendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli İl Sağlık Müdürü koordinasyonunda, Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü'nün talimatları doğrultusunda "Kemoterapi İlaç Hazırlama (Yarı Otomatik) Hizmet Alımı Değerlendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıya İl Sağlık Müdürlüğü yöneticileri ile Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi yöneticileri katılarak süreç hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda, kemoterapi ilaç hazırlama hizmetinin mevcut durumu, hizmet alım sürecine ilişkin planlamalar ve uygulama aşamalarında izlenecek yöntemler ele alındı. Katılımcılar, hizmetin etkin, güvenli ve kaliteli bir şekilde yürütülmesine yönelik görüş alışverişinde bulunarak sürecin daha verimli hale getirilmesine yönelik değerlendirmeler yaptı.</p>

<p>Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen koordinasyon toplantısında, kanser hastalarının tedavi süreçlerinde hizmet kalitesini artıracak uygulamaların önemine vurgu yapıldı. Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü'nün talimatları doğrultusunda yürütülen çalışmaların, sağlık hizmetlerinin etkinliğini artıracak şekilde sürdürüleceği ifade edildi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/kemoterapi-hizmeti-icin-degerlendirme-toplantisi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/744662111-1476208644538449-5263622905696349060-n.jpg" type="image/jpeg" length="87034"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Venezuela'ya 16,4 ton insani yardım malzemesi yola çıktı]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/venezuelaya-164-ton-insani-yardim-malzemesi-yola-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/venezuelaya-164-ton-insani-yardim-malzemesi-yola-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Venezuela'da 24 Haziran'da meydana gelen depremlerin ardından bölgeye 16,4 ton insani yardım malzemesinin yola çıktığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Venezuela'da 24 Haziran tarihinde meydana gelen depremlerin ardından ülkenin sağlık alanındaki ihtiyaçlarının karşılanmasına destek amacıyla Sağlık Bakanlığı tarafından insani yardım çalışması yürütüldü. Venezuela makamlarından Sağlık Bakanlığı'na iletilen ihtiyaç listesi doğrultusunda ilaç ve tıbbi sarf malzemelerinden oluşan yardım malzemeleri kısa sürede temin edilerek sevkiyata hazır hale getirildiği belirtildi. Yürütülen koordinasyon çalışmaları kapsamında, ihtiyaç listesinde yer alan ilaç ve tıbbi sarf malzemelerinden oluşan tırın İzmir'den yola çıktığı ve Kayseri'den hava yoluyla bugün Venezuela'ya sevk edildiği ifade edildi. Tırda 31 kalem (4 palet) ilaç ile 36 kalem (21 palet) tıbbi sarf malzemesi olmak üzere toplam 25 paletin yer aldığı bildirildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/venezuelaya-164-ton-insani-yardim-malzemesi-yola-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 22:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w743957-01.jpg" type="image/jpeg" length="86646"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kansızlık altta yatan bir sorunun habercisi olabilir]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/kansizlik-altta-yatan-bir-sorunun-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/kansizlik-altta-yatan-bir-sorunun-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toplumda oldukça yaygın görülen aneminin (kansızlığın) tek başına bir hastalık olmadığını, çoğu zaman vücuttaki farklı sağlık sorunlarının önemli bir belirtisi olduğunu belirten Hematoloji Uzmanı Dr. Sertaç Durusoy, "Kansızlığı sadece demir eksikliği olarak değerlendirmek veya rastgele demir ilacı kullanmak doğru bir yaklaşım değildir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aneminin, kandaki hemoglobin düzeyinin normalin altına düşmesiyle ortaya çıktığını ifade eden Dr. Sertaç Durusoy, hemoglobinin dokulara oksijen taşınmasından sorumlu temel yapı olduğunu söyledi. Medicana Bursa Hastanesi Hematoloji Uzmanı Dr. Sertaç Durusoy, "Hemoglobin düzeyi azaldığında dokular yeterli oksijen alamaz. Bunun sonucunda kişilerde halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, dikkat azalması ve günlük yaşam aktivitelerinde belirgin performans kaybı görülebilir. Ancak burada bilinmesi gereken en önemli nokta, aneminin bir tanı değil, altta yatan başka bir hastalığın veya eksikliğin sonucu olduğudur" dedi.<br />
Aneminin en yaygın nedeninin demir eksikliği olduğunu belirten Dr. Durusoy, özellikle doğurganlık çağındaki kadınların risk altında olduğuna dikkat çekti. Durusoy, "Yoğun adet kanamaları, gebelik, emzirme dönemi, yetersiz demir alımı ve mide-bağırsak sisteminden olan gizli kan kayıpları demir eksikliğine yol açabilir. Tedavi edilmeyen demir eksikliği yalnızca kan değerlerini düşürmez; kişinin yaşam kalitesini de önemli ölçüde etkiler. Sürekli yorgunluk, saç dökülmesi, tırnak kırılması, dikkat dağınıklığı, iş ve okul performansında azalma, çarpıntı ve nefes darlığı bu nedenle gelişebilir" diye konuştu.<br />
Kansızlığın tek nedeninin demir eksikliği olmadığını vurgulayan Dr. Sertaç Durusoy, farklı hastalıkların da anemiye yol açabileceğini söyledi. Durusoy, "B12 vitamini ve folat eksiklikleri, kronik iltihabi hastalıklar, böbrek yetmezliği, tiroit hastalıkları, kemik iliği hastalıkları, genetik kan hastalıkları ve bazı ilaçlar da kansızlığa neden olabilir. Özellikle B12 eksikliğinde kansızlığa ek olarak el ve ayaklarda uyuşma, denge bozukluğu, unutkanlık, dilde yanma ve diğer nörolojik belirtiler görülebilir. Bu nedenle her hastaya otomatik olarak demir tedavisi başlanması doğru değildir" şeklinde konuştu.<br />
Aneminin bazı durumlarda altta yatan önemli hastalıkların ilk belirtisi olabileceğini ifade eden Dr. Durusoy, özellikle belirli hasta gruplarında ayrıntılı inceleme yapılmasının önemine dikkat çekti. Durusoy şöyle devam etti:<br />
"Erkeklerde, menopoz sonrası kadınlarda, ileri yaş grubunda veya tekrarlayan demir eksikliği bulunan hastalarda mide ve bağırsak sisteminden gizli kan kaybı mutlaka araştırılmalıdır. Çünkü mide ülserleri, bağırsak polipleri, iltihabi bağırsak hastalıkları ve bazı sindirim sistemi kanserleri ilk dönemde yalnızca kansızlıkla kendini gösterebilir. Bu nedenle 'kanım düşükmüş, demir ilacı kullanırım geçer' yaklaşımı tanının gecikmesine neden olabilir. Anemi tespit edildiğinde yalnızca hemoglobin değerine bakmanın yeterli olmaz. Teşhis sürecinin kapsamlı şekilde yürütülmesi gerekir. Tam kan sayımında hemoglobinin yanı sıra MCV, RDW, retikülosit sayısı, lökosit ve trombosit değerleri birlikte değerlendirilmelidir. Ardından ferritin, serum demiri, demir bağlama kapasitesi, transferrin satürasyonu, B12, folat, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, tiroit fonksiyonları ve gerekli durumlarda hemoliz testleri planlanabilir. Bazı hastalarda periferik yayma, gaitada gizli kan testi, endoskopik incelemeler veya kemik iliği değerlendirmesi de gerekebilir."<br />
Kansızlık tedavisinin kişiye ve nedene göre değiştiğini belirten Dr. Durusoy, şunları söyledi:<br />
"Demir eksikliği tespit edildiğinde yalnızca demiri yerine koymak yeterli değildir; demir kaybının nedeni mutlaka araştırılmalıdır. Bazı hastalarda ağızdan demir tedavisi yeterli olurken, emilim bozukluğu bulunan, ciddi eksikliği olan veya hızlı tedavi gerektiren kişilerde damar yoluyla demir tedavisi tercih edilebilir. B12 ve folat eksikliklerinde uygun vitamin tedavileri uygulanırken, kronik hastalıklar, böbrek yetmezliği veya kemik iliği hastalıklarına bağlı gelişen anemilerde ise tamamen farklı tedavi yaklaşımları gerekir."<br />
Açıklamasının sonunda kansızlığın hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Sertaç Durusoy şu değerlendirmede bulundu:<br />
"Kansızlık uzun süredir devam ediyorsa, tedaviye rağmen düzelmiyorsa, sık tekrarlıyorsa, çok derinse veya lökosit ve trombosit gibi diğer kan hücrelerinde de bozukluklar eşlik ediyorsa mutlaka hematoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Anemide hedef yalnızca hemoglobin düzeyini yükseltmek değildir. Esas amaç, kansızlığa neden olan temel hastalığı doğru şekilde ortaya koymak ve uygun tedaviyi planlamaktır. Doğru tanı sayesinde hem hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde artar hem de altta yatabilecek ciddi hastalıkların erken dönemde tespit edilmesi mümkün olur." </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/kansizlik-altta-yatan-bir-sorunun-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 18:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w743659-01.jpg" type="image/jpeg" length="17789"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başhekim Sarıçam’dan Hastalara Ziyaret]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/bashekim-saricamdan-hastalara-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/bashekim-saricamdan-hastalara-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Babaeski Devlet Hastanesi’nde tedavi gören hastalar ziyaret edilerek geçmiş olsun dilekleri ile talep ve önerileri dinlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Babaeski Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Gülay Sarıçam, Hasta Hakları Birimi Sorumlusu ile birlikte hastanede tedavi gören yatan hastaları ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyaretlerde hastalara geçmiş olsun dileklerini ileten Başhekim Sarıçam, tedavi süreçleri hakkında bilgi alarak hasta ve hasta yakınlarıyla görüşmeler gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başhekim Sarıçam, ziyaretler sırasında hastaların görüş, öneri ve memnuniyet düzeylerini değerlendirirken, talep ve beklentilerini de dinledi. Hasta odaklı sağlık hizmeti anlayışı doğrultusunda yapılan ziyaretlerin, sunulan hizmetlerin geliştirilmesine katkı sağlaması açısından önem taşıdığı belirtildi.</p>

<p>Babaeski Devlet Hastanesi tarafından yapılan açıklamada, hastalara acil şifa dilekleri iletilirken sağlık hizmetlerinin hasta memnuniyetini esas alan bir anlayışla geliştirilmeye devam edeceği ifade edildi. Açıklamada, hasta ve yakınlarının geri bildirimlerinin hizmet kalitesinin artırılmasında önemli bir yere sahip olduğu vurgulandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/bashekim-saricamdan-hastalara-ziyaret</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/742045543-18117801830510207-7241002266885225386-n.jpg" type="image/jpeg" length="16244"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastanede Geri Bildirim Toplantısı Yapıldı]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/hastanede-geri-bildirim-toplantisi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/hastanede-geri-bildirim-toplantisi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Babaeski Devlet Hastanesi’nde düzenlenen toplantıda personelin görüş ve önerileri değerlendirilerek hizmet kalitesine katkı sağlayacak konular ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Babaeski Devlet Hastanesi’nde, çalışan memnuniyetini artırmak ve personelin görüşlerini değerlendirmek amacıyla çalışan memnuniyeti ve geri bildirim toplantısı gerçekleştirildi. Hastane personelinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, çalışanların talep, öneri ve değerlendirmeleri dinlenerek kurum içi iletişimin güçlendirilmesi ve hizmet süreçlerinin daha verimli hale getirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>Toplantıda, sağlık hizmetlerinin etkinliğini artıracak uygulamalar, çalışma ortamının iyileştirilmesine yönelik beklentiler ve personelin sahada karşılaştığı konular ele alındı. Katılımcıların dile getirdiği öneriler değerlendirilirken, çalışan memnuniyetinin yükseltilmesinin hasta memnuniyeti ve sunulan sağlık hizmetlerinin kalitesi açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Babaeski Devlet Hastanesi tarafından yapılan açıklamada, çalışanların görüş ve önerilerinin kurumsal gelişim sürecinin önemli bir parçası olduğu vurgulandı. Açıklamada, katılımcı yönetim anlayışı doğrultusunda personelden gelen geri bildirimlerin dikkate alınmaya devam edileceği belirtilerek, hizmet kalitesini sürekli geliştirmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/hastanede-geri-bildirim-toplantisi-yapildi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 18:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/734455662-18117689123510207-8924358472227338185-n.jpg" type="image/jpeg" length="54663"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Masa başında uzun saatler geçirenler için "mikro hareket" önerisi]]></title>
      <link>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/masa-basinda-uzun-saatler-gecirenler-icin-mikro-hareket-onerisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kirklareligazetesi.com.tr/masa-basinda-uzun-saatler-gecirenler-icin-mikro-hareket-onerisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Biruni Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Safa Heybet, uzun süre hiç ara vermeden oturmanın kas-iskelet sisteminden genel fonksiyonel sağlığa kadar birçok alanı olumsuz etkileyebileceğini belirterek, "Dik oturmak önemli ancak asıl mesele sadece nasıl oturduğumuz değil, ne kadar süre hareketsiz kaldığımızdır. Her 30 dakikada bir kısa hareket molası vermek, kesintisiz hareketsizliği bölmek açısından önemlidir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Günlük yaşamda bilgisayar başında, okul sıralarında, televizyon karşısında veya araç içerisinde geçirilen uzun saatlerin sağlık üzerindeki etkilerine dikkati çeken Biruni Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Safa Heybet, modern yaşamla birlikte kesintisiz oturma sürelerinin giderek arttığını söyledi.<br />
Bilgisayar, tablet ve telefon kullanımının yaygınlaşmasıyla hareketsizliğin yalnızca iş hayatıyla sınırlı kalmadığını belirten Heybet, ulaşım, dinlenme ve sosyal yaşam sırasında da uzun süre aynı pozisyonda kalındığını ifade etti.<br />
<br />
"Uzun süre kesintisiz oturma daha yüksek riskle ilişkilendirildi"<br />
PLOS Medicine'da yayımlanan ve 91 binden fazla kişinin aktivite verilerinin incelendiği araştırmaya değinen Dr. Öğr. Üyesi Heybet, "Araştırmada uzun süre kesintisiz oturma davranışının kanser mortalitesi açısından daha yüksek riskle ilişkili olduğu görüldü. Buna karşılık uzun oturma sürelerinin hafif fiziksel aktiviteyle bölünmesi daha olumlu sağlık sonuçlarıyla ilişkilendirildi. Bu bulgular, gün içerisinde yapılan küçük hareket değişikliklerinin bile sağlık açısından anlamlı olabileceğini düşündürüyor" diye konuştu.<br />
Araştırmanın oturmanın tamamen bırakılması gerektiği anlamına gelmediğini vurgulayan Heybet, esas dikkat edilmesi gereken noktanın uzun süre devam eden kesintisiz hareketsizlik olduğunu söyledi.<br />
<br />
"Dik oturmak tek başına yeterli değil"<br />
Toplumda doğru oturma pozisyonuna ilişkin yaygın bir algı bulunduğunu ifade eden Heybet, "Dik oturmak önemlidir ancak asıl mesele sadece nasıl oturduğumuz değil, ne kadar süre hareketsiz kaldığımızdır. İdeal postürü korumaya çalışmak tek başına yeterli değildir. İnsan vücudu uzun süre sabit kalmak için değil, hareket etmek için tasarlanmış bir yapıya sahiptir" ifadelerini kullandı.<br />
Uzun süre aynı pozisyonda kalmanın boyun, sırt, bel ve kalça çevresinde kas gerginliğine yol açabileceğini belirten Heybet, "Dolaşımın yavaşlaması, eklem hareketliliğinin azalması ve yorgunluk hissi görülebilir. Omuz kuşağı, omurga ve kalça çevresindeki kasların sürekli aynı pozisyonda kalması zamanla duruş alışkanlıklarını da olumsuz etkileyebilir. Başlangıçta hafif tutukluk ve yorgunluk şeklinde hissedilen bu durum, günlük yaşam konforunu ve iş verimliliğini azaltabilir" dedi.<br />
<br />
"En doğru duruş, sürekli değişebilen duruştur"<br />
Sağlıklı postürün yalnızca "dik durmak" veya "omuzları geriye almak" şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Heybet, "Sağlıklı postür, vücudun farklı pozisyonlar arasında dengeli biçimde geçiş yapabilmesiyle ilişkilidir. En doğru duruş, saatler boyunca korunan tek bir pozisyon değildir. Vücudun ihtiyaç duydukça hareket edebildiği, kasların ve eklemlerin düzenli olarak uyarıldığı dinamik bir süreçtir. Bu nedenle saatlerce aynı pozisyonda düzgün oturmaya çalışmak yerine, oturma süresini belirli aralıklarla bölmek daha sürdürülebilir bir yaklaşımdır" dedi.<br />
<br />
"30 dakikada bir mikro hareket molası verin"<br />
Özellikle masa başı çalışanlara, öğrencilere, sürücülere ve uzun süre ekran karşısında kalan kişilere, "30 dakikada bir mikro hareket molası" önerdiklerini belirten Heybet, "Bu mola uzun olmak zorunda değil. İki-üç dakikalık kısa bir hareket arası bile vücuda hareket sinyali vermek açısından değerlidir. Ayağa kalkmak, birkaç adım atmak, omuz ve sırt bölgesini hareket ettirmek, kalça ve bacak kaslarını aktive etmek günlük yaşam içerisinde uygulanabilecek basit yöntemlerdir" dedi.<br />
Buradaki amacın yoğun egzersiz yapmak olmadığının altını çizen Heybet, "Temel amaç kesintisiz hareketsizliği bölmek ve dolaşım, kas ve eklem sistemlerine kısa süreli hareket uyaranları göndermektir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Telefon görüşmelerini ayakta yapabilirsiniz"<br />
Mikro hareket molalarının günlük yaşamın içerisine kolaylıkla yerleştirilebileceğini belirten Heybet, "Özel bir ekipmana veya spor salonuna ihtiyaç yok. Telefon görüşmelerini ayakta yapmak, bilgisayar başında çalışırken belirli aralıklarla ayağa kalkmak, ders çalışma sürelerini hareket aralarıyla bölmek ve asansör yerine merdiveni tercih etmek basit ama etkili adımlardır. Uzun araç yolculuklarında da güvenli molalarda kısa yürüyüşler yapılabilir" diye konuştu.<br />
<br />
"Kesintisiz oturma yalnızca bel ve boyun ağrısı meselesi değil"<br />
Fizyoterapi ve rehabilitasyon açısından kesintisiz oturmanın yalnızca bel ve boyun ağrıları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Heybet, "Hareket azaldıkça kasların çalışma kapasitesi, eklemlerin hareket açıklığı ve postüral kontrol mekanizmaları olumsuz etkilenebilir. Uzun süre masa başında çalışanlarda başın öne doğru taşınması, omuzların yuvarlaklaşması, sırt bölgesinde kamburlaşma eğilimi ve bel bölgesinde destek kaybı sık karşılaştığımız durumlardır" dedi.<br />
Bu değişikliklerin her kişide doğrudan ağrıya neden olmayabileceğini ifade eden Heybet, uzun vadede kas dengesizliklerine ve hareket kalitesinde azalmaya zemin hazırlayabileceğini söyledi.<br />
<br />
Öğrenciler ve sürücüler de dikkat etmeli<br />
Uzun ders saatleri, sınav dönemleri ve ekran temelli öğrenmenin çocuk ve gençlerde sedanter davranışı artırabileceğini belirten Heybet, "Hareket molaları yalnızca yetişkinler için önemli değil. Ders aralarında kısa yürüyüşler, sınıf içerisinde kontrollü hareket etkinlikleri ve evde çalışma sürelerini bölen küçük aktivite araları çocukların fiziksel sağlığını destekleyebilir" diye konuştu.<br />
Uzun süre araç kullanan kişilerin de kesintisiz oturma açısından dikkatli olması gerektiğini söyleyen Heybet, "Uzun yolculuklarda bel, boyun ve bacaklarda sertlik oluşabilir. Güvenli alanlarda verilen kısa molalar yalnızca dinlenmek için değil, hareket sistemi sağlığını desteklemek açısından da değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı.<br />
Heybet, "Sağlıklı postür yalnızca dik oturmakla değil, gün boyunca yeterince hareket etmekle korunur. Kesintisiz oturmayı azaltmak için 30 dakikada bir kısa süreliğine ayağa kalkmak, modern yaşamın hareketsizliğine karşı uygulanabilir ve sürdürülebilir bir sağlık davranışıdır" dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kirklareligazetesi.com.tr/masa-basinda-uzun-saatler-gecirenler-icin-mikro-hareket-onerisi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kirklareligazetesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/kirklareligazetesi-com-tr/uploads/2026/07/a-w742862-01.jpg" type="image/jpeg" length="21657"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
