31 Mart yerel seçim sonuçlarını değerlendiren Siyaset Bilimci Tanju Tosun, AK Parti’ye desteğin 2015’den beri kademeli bir şekilde düştüğünü belirterek, oy kaybının ekonomik kriz ile seçmenden kopuştan kaynaklandığını söyledi.

Yerel seçimlerinin ardından Türkiye’nin seçim haritasında renkler değişti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 47 yıl sonra Türkiye’de birinci parti konumuna yükseldi. Merkezi hükümeti elinde bulunduran Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ise 22 yıllık iktidarında ilk kez bir seçim yenilgisi alarak yarışı ikinci sırada tamamladı. 

Yerel seçim sonuçlarını Elips Haber’den Sümeyye Aksu’ya değerlendiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Tanju Tosun, AK Parti'nin 31 Mart seçimlerinden bu sonuçla çıkmasında ekonomik krizin etkisinin önemli olduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Tosun, “Büyük kentlerde AK Parti’nin oylarında belirgin bir düşme yaşanmıştı. Seçmen 14 Mayıs sonrası 31 Mart’ta kadar olan süreç içinde krizin sorumlusuna ilişkin net bir kanaat geliştirildi. Vatandaş krizin AK Parti’nin politikalarıyla ilişkili olduğu kanaate varınca tepkisini sandıkta göstermiş oldu” ifadelerini kullandı.

AK Parti’nin 2015’den beri kademeli bir şekilde oy kaybına uğradığını söyleyen Prof. Dr. Tosun, “Bu oy kaybının tek nedeni ekonomik kriz değil. AK Parti’nin yönetim anlayışı özellikle liyakati göz ardı etmesi, partizan politikaları daha adaletli ve hakkaniyetli politika üretmeye tercih etmesi, yoksullaşma ve ayrıca topluma yukarıdan bakan bir siyasetçi profillerinin ortaya çıkması etkili oldu” dedi.

AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı İl İstişare Toplantıları Yapıldı AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı İl İstişare Toplantıları Yapıldı

“Başarılı belediyeciliğin etkisi var”

Yerel seçimlerde CHP’nin mutlak bir başarısından söz edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tosun, “Seçmende CHP’nin değişmekte olan bir parti olduğu şeklinde bir algı gelişiyor. Bunda kurultayda yeni bir yönetimin iş başına gelmesi ve yeni yönetimin partinin ideolojik kimliğini öne çıkarmak yerine daha ziyade yerel yönetimlerde neyi yapacaklarını topluma iyi anlatması. Hem ekonomik krizle mücadele edeceği hem sosyal belediyecilik hem adil tarafsız bir belediye yönetimi gibi. Seçmenin bu kez CHP’nin samimi olduğuna ilişkin bir kanaat geliştirdi düşüncesindeyim. CHP’ye ilişkin negatif algı kırılmış görülüyor. Bunda CHP’nin yeni yönetimin özellikle İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye yönetimlerinin başarı belediyecilik uygulamalarının da etkisi var” diye konuştu.

“İktidar meclis çoğunluğunu kaybedebilir”

Bu koşullarda erken seçime gidilme olasılığının düşük olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tosun, “Her şeyden önce iktidar partileri istemez. Çünkü oylarının düştüğü bir ortamda erken seçime gitmek politik intihar olur” değerlendirmesinde bulundu. İktidarın gidilecek bir seçimde meclis çoğunluğunu kaybetme ihtimalinin yüksek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tosun sözlerine şöyle tamamladı: “Muhalefetin zorlaması durumunda bir erken seçim olur mu? Burada Cumhurbaşkanın kararı çok önemli. Çünkü erken seçime gidilirse anayasaya göre yeniden Cumhurbaşkanı adayı olma ihtimali var. Ekonomik krizin yol açtığı sorunları bir miktar çözmeden iktidarın erken seçime gitme olasılığının çok düşük olduğunu görüyorum. Muhalefet açısından bakıldığında da özellikle CHP kazanmış olduğu belediyelerle kendi rüştünü ispat etmek isteyecektir. Tıpkı İstanbul ve Ankara’da olduğu gibi. Ancak ondan sonra bir erken seçim tartışmasını muhalefet başlatabilir. Bunun da en az 1,5-2 yıl süreceği kanaatindeyim.”