Kırklareli’nde Sağlıklı Beslenme Eğitimi Düzenlendi
Kırklareli’nde Sağlıklı Beslenme Eğitimi Düzenlendi
İçeriği Görüntüle

Estetikte uzun vadeli planlamanın önemine dikkat çeken Medicana International Ankara Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanı Op. Dr. Zeynep Yasavur Hürkal, "Yüz yaşlanırken yalnızca cilt değişmez; yağ dokuları, kaslar ve kemik yapısı da zamanla değişime uğrar. Bu nedenle estetik planlama, yalnızca bugünkü görüntüye göre değil, yüzün ilerleyen yıllarda nasıl değişeceği düşünülerek yapılmalıdır. Daha fazla dolgu, daha gergin bir yüz ya da daha büyük bir meme her zaman daha güzel sonuç anlamına gelmez. Doğru dokunuş; ihtiyacı doğru belirlemek ve gerekli olanı, gerektiği kadar gerektiği zaman yapmaktır. Meme estetiğinden yüz ve boyun uygulamalarına kadar her işlemde kişinin anatomik özellikleri, beklentileri ve uzun vadeli ihtiyaçları birlikte değerlendirilmelidir. Estetikte asıl hedef, geçici trendleri takip etmek yerine kişinin doğal görünümünü ve yüz-vücut oranlarını gözeten, zaman içinde de uyumunu koruyabilecek sonuçlar elde etmektir" diye konuştu.

Vücut oranları birlikte değerlendirilmeli
Meme estetiğinde amacın yalnızca daha büyük ve daha dik bir görünüm olmadığını vücut oranlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Zeynep Yasavur Hürkal sözlerine şöyle devam etti:
"Meme estetiğinde amaç her zaman daha büyük bir görünüm elde etmek değildir. Göğüs kafesi, omuz genişliği, mevcut meme dokusu ve vücut oranları birlikte değerlendirilerek kişiye uyumlu bir sonuç hedeflenmelidir. Büyük memeler bazı kişilerde sırt, boyun ve omuz ağrısı gibi fiziksel şikâyetlere, hareket kısıtlılığına ve günlük yaşamda zorluklara neden olabilir. Bu durumlarda meme küçültme ameliyatı, yalnızca estetik görünümü değil, kişinin yaşam konforunu da gözeten bir seçenek olarak değerlendirilebilir. Meme küçültmede amaç, vücutla orantılı, doğal ve kişinin ihtiyaçlarına uygun bir sonuç elde etmektir. Uzun vadede doğal görünüm de en az ilk sonuç kadar önemlidir."

Trendler değişir, ancak kişinin yüz ve vücut yapısı kendine özgüdür
Gıdı, boyun ve çene hattı uygulamalarında doğru yöntemin belirlenmesi için öncelikle görünümü etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Op. Dr. Zeynep Yasavur Hürkal, yağlanma, cilt gevşekliği ve boyun anatomisinin farklı yaklaşımlar gerektirebildiğini belirterek, "Gıdı görünümünün herkeste aynı nedeni olmayabilir. Bu nedenle herkese aynı işlemi uygulamak yerine sorunun kaynağına yönelik bir planlama yapılmalıdır. Çene hattı ve boyun bölgesinde hedef, yüzün ve vücudun doğal oranlarıyla uyumlu bir görünüm elde etmektir. Trendler değişir, ancak kişinin yüz ve vücut yapısı kendine özgüdür. Amaç kişiyi belirli bir dönemin estetik anlayışına benzetmek değil, kendi anatomisine uygun dengeyi korumaktır" ifadelerini kullandı.

Yüzün doğal ifadesini korumak ön planda olmalı
Yüz gençleştirme uygulamalarında doğal ifadenin korunmasının önemini vurgulayan Op. Dr. Zeynep Yasavur Hürkal, yaşlanma belirtilerini azaltmaya yönelik işlemlerin kişinin mimiklerini ve yüz karakterini gözetecek şekilde planlanması gerektiğini vurgulayarak, "Estetik uygulamalarda amaç yüzü hareketsiz veya tamamen çizgisiz hale getirmek değil, daha dinlenmiş ve doğal bir görünüm sağlamaktır. İyi planlanmış uygulamalarda kişi hâlâ kendisi gibi görünmelidir. Bunun için yüzün genel yapısı, cilt özellikleri, yaşlanma belirtileri ve kişinin beklentileri birlikte değerlendirilmelidir" şeklinde konuştu.

Dudağın yüzün geri kalanı ile bir oranı vardır
Dudak estetiğinde de hacimden çok oran ve uyumun önem taşıdığını belirten Op. Dr. Zeynep Yasavur Hürkal, "Dudağın yüzün geri kalanıyla bir oranı vardır. Gereğinden fazla hacim bu oranı bozabilir ve doğal dudak anatomisini geri plana itebilir. İyi bir sonuçta yalnızca dolgunluk değil; şekil, oran ve yüzün bütünüyle uyum önemlidir" dedi.

Yaşla birlikte geçirebileceği değişimler dikkate alınmalı
Göz çevresinin ise zaman içinde değişmeye devam eden hassas bir bölge olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Zeynep Yasavur Hürkal, üst ve alt göz kapakları, kaş pozisyonu, cilt fazlalığı ve çevredeki hacmin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Göz çevresinde yapılacak işlemlerde yalnızca mevcut görünümü değil, bölgenin yaşla birlikte geçirebileceği değişimleri de dikkate almak gerekir. Kişinin anatomisine ve ihtiyaçlarına uygun bir planlama, doğal görünümün korunması açısından önemlidir" açıklamasında bulundu.

Kişiye ait görünen bir burun oluşturulmalı
Burun estetiğinde de tek bir güzellik standardının herkese uygulanamayacağını belirten Op. Dr. Zeynep Yasavur Hürkal, "Her yüzde aynı kalkıklık, aynı küçüklük veya aynı profil doğal görünmez. Burun estetiğinde hedef, tek başına güzel bir burun yapmak değil, yüzün bütünüyle uyumlu ve kişiye ait görünen bir burun oluşturmaktır. Burun yapısı, yüz oranları, kişinin beklentileri ve fonksiyonel ihtiyaçları birlikte değerlendirilmelidir" ifadelerine yer verdi.

Kaynak: İHA