Kırklareli'nde kadınlar, fizyoterapist eşliğinde günün yorgunluğunu attı
Kırklareli'nde kadınlar, fizyoterapist eşliğinde günün yorgunluğunu attı
İçeriği Görüntüle

"Sabah tutukluğu yarım saati buluyorsa ciddiye alınmalı"
Romatoid artritin en sık görülen iltihaplı romatizmal hastalıklardan biri olduğunu belirten Dr. Aslan, "Romatoid artrit sıklıkla el bilekleri, el parmakları, ayak bilekleri ve ayak parmak eklemlerini tutuyor. Hastalar geceleri ve sabahları eklem ağrısı, şişlik ve tutukluktan yakınıyor. Sabah tutukluğu 20-30 dakikayı geçebilir. Yorgunluk ve halsizlik de sık görülen belirtiler arasındadır" dedi.

"Sadece eklemleri değil, farklı organları da etkileyebilir"
Romatoid artritin yalnızca eklemleri ilgilendiren bir hastalık olmadığını vurgulayan Dr. Aslan, "Hastalık ilerleyen dönemlerde kalıcı eklem hasarına neden olabilir. Bunun yanında kalp, akciğer, göz ve deri gibi organları da etkileyebilir. Ayrıca kalp hastalıkları ve bazı kanserler açısından da riski artırabilir" diye konuştu.

"İlk iki yıl tedavi için en kritik dönem"
Tedavide en önemli unsurun erken tanı olduğunu belirten Dr. Aslan, romatoid artritte ilk iki yılın hekimler tarafından "fırsat penceresi" olarak tanımlandığını söyleyerek "Hastalığın neden olduğu eklem hasarları ilk iki yılda ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle tanının erken konulması ve tedaviye erken başlanması kaçınılmaz bir gereklilik. Erken başlanmış tedaviyle kalıcı eklem hasarını önlemek ve tedavi hedeflerine ulaşmak çok daha muhtemeldir" ifadelerini kullandı.

"Tedavide gecikme hasta aleyhinedir"
Toplumda ilaçların yan etkilerine ilişkin yanlış inanışların bazı hastaların tedaviyi ertelemesine neden olabildiğini belirten Dr. Aslan, "Doktorlar hastaları muhtemel yan etkiler konusunda bilgilendiriyor ve gerekli önlemleri alıyor. Bu nedenle tedaviye karşı gönülsüz davranmak doğru bir yaklaşım değil. Herhangi bir nedenle tanı ve tedavideki gecikme hasta aleyhinedir" dedi.

"Amaç yalnızca ağrıyı azaltmak değil"
Günümüzde romatoid artritin tamamen ortadan kaldırılmasının her zaman mümkün olmadığını belirten Dr. Aslan, tedavinin temel hedefinin hastalığı baskılayarak yaşam kalitesini korumak olduğunu söyledi. "Erken tanı ve uygun tedaviyle hastaların günlük yaşamlarını ve mesleki aktivitelerini sürdürebilmelerini, eklem hasarını en aza indirmeyi hatta önlemeyi hedefliyoruz" diyen Dr. Aslan, hastaların tedavi sürecinde romatologlar tarafından düzenli olarak takip edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Kaynak: İHA