Seyyanen Zam Mağdurları Platformu adına gerçekleştirilen basın açıklamasını Tüm Emekliler Sendikası Kırklareli Şube Başkanı Hüseyin Budak ile Emekli Sen Yürütme Kurulu üyesi Aynur İskar okudu.
Açıklamada, milyonlarca emeklinin geçim sıkıntısı yaşadığı belirtilerek, emeklilerin günlük yaşamda karşılaştıkları ekonomik sorunlara dikkat çekildi. Emeklilerin pazarda alışveriş yapmakta, kiralarını ve faturalarını ödemekte, ilaç masraflarını karşılamakta zorlandıkları ifade edildi.
Emeklilerin yaşam koşullarının yalnızca maaş rakamları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği belirtilen açıklamada, “Biz sadece maaşın kaç lira olduğuna bakmıyoruz. Biz o maaşla kaç gün yaşanabildiğine bakıyoruz” ifadeleri kullanıldı.
“SEYYANEN ZAM HAKKIMIZDIR”
Basın açıklamasının önemli başlıklarından birini seyyanen zam talebi oluşturdu. 15 Temmuz 2023 tarihinde çalışan memurlara yapılan 8 bin 77 liralık seyyanen ödemenin memur emeklilerinin aylıklarına yansıtılmadığı belirtilerek, bunun çalışan memurlar ile memur emeklileri arasındaki gelir farkını artırdığı savunuldu.
Açıklamada, bu konuda Yargıtay 7. Ceza Dairesi Onursal Üyesi Seyfettin Çilesiz tarafından başlatılan hukuk mücadelesine de değinildi. Dosyanın Anayasa Mahkemesi önünde bulunduğu belirtilerek, mahkemenin bireysel başvuruyu kabul edilebilir bulduğu ve dosyanın esastan incelenmek üzere ilgili bölüme gönderildiği ifade edildi.
Emekliler, Anayasa Mahkemesi’nin dosyayı bir an önce esastan inceleyerek karara bağlaması çağrısında bulundu.

“EMEKLİNİN SORUNU SADECE SEYYANEN ZAM DEĞİL”
Açıklamada emeklilerin yaşadığı sorunların yalnızca seyyanen zamla sınırlı olmadığı da vurgulandı. İntibak sorununun hâlâ çözülmediği, farklı tarihlerde emekli olanlar arasındaki gelir adaletsizliklerinin giderilmediği ve aylık bağlama oranlarında yapılan değişikliklerin emeklilerin gelirlerini etkilediği ifade edildi.
Emeklilerin satın alma gücünün her geçen gün gerilediği belirtilen açıklamada, emeklinin gerçek yaşamının maaş bordrosundan ziyade pazar filesi, kira, fatura ve eczanede ödenen parayla ölçüldüğü dile getirildi.
“Biz sadaka istemiyoruz. Hakkımızı istiyoruz. Biz yardım istemiyoruz. Yıllarca alın terimizin karşılığını istiyoruz. Biz lütuf istemiyoruz. İnsanca yaşamak istiyoruz” denildi.
ALİ ŞEKEROĞLU DA AÇIKLAMADA ANILDI
Basın açıklamasında 25 Eylül’de Anayasa Mahkemesi önünde gerçekleştirilen eylem sırasında yaşamını yitiren emekli polis memuru Ali Şekeroğlu da anıldı.
Açıklamada, Şekeroğlu’nun eylem sırasında “Para için değil, onurumuz için” yazılı bir döviz taşıdığı belirtilerek, yaşadığı ekonomik sıkıntıların ardından hayatını kaybetmesinin emeklilerin yaşadığı sorunların boyutunu gösterdiği ifade edildi.
Şekeroğlu’nun yaşadığı acının unutulmayacağı belirtilen açıklamada, ekonomik sıkıntıların yalnızca rakamlardan ibaret olmadığı, yoksulluğun insanların ve ailelerin yaşamlarını doğrudan etkilediği vurgulandı.
Emekliler, Şekeroğlu’nun ölümünü “kader” olarak kabul etmediklerini belirterek, başka emeklilerin aynı çaresizliği yaşamaması gerektiğini dile getirdi. Açıklamada, “Biz ölümün değil, yaşamın tarafındayız. Biz çaresizliğin değil, dayanışmanın tarafındayız. Biz susmanın değil, mücadelenin tarafındayız” ifadeleri kullanıldı.

TALEPLERİNİ SIRALADILAR
Basın açıklamasında emeklilerin talepleri de sıralandı. Seyyanen zam mağduriyetinin giderilmesi ve Anayasa Mahkemesi önündeki dosyanın karara bağlanması istenirken, intibak sorununun çözülmesi ve emekli aylıklarındaki adaletsizliklerin giderilmesi talep edildi.
Kök aylık sorununun çözülmesi, emeklilerin satın alma gücünün korunması ve işçi, esnaf ve memur emeklileri arasında daha adil bir gelir dengesi kurulması gerektiği belirtildi.
Açıklamada, temel talebin emeklilerin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebileceği gelire kavuşması olduğu ifade edildi.

“EMEKLİLER SUSMAYACAK”
Emekli örgütlerinin ortak mücadelesine de dikkat çekilen açıklamada, emeklilere örgütlenme, birleşme ve dayanışmayı büyütme çağrısı yapıldı.
Emeklilerin haklarını birlikte savunmaları gerektiği belirtilerek, mücadelenin yalnızca bir kişinin değil, milyonlarca emeklinin mücadelesi olduğu ifade edildi.
Açıklamanın sonunda ise emeklilerin yaşamlarının kalan bölümünü yoksulluk ve çaresizlik içinde geçirmek istemediği vurgulanarak, “Biz sadaka istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Biz lütuf istemiyoruz, adalet istiyoruz. Biz ölmek istemiyoruz” denildi.
Basın açıklaması, emeklilerin birlik ve dayanışma vurgusuyla sona erdi.
Haber: H. Murat Taner





