Pınarhisar Devlet Hastanesi’nde Normal Doğum Haftası Farkındalık Çalışması
Pınarhisar Devlet Hastanesi’nde Normal Doğum Haftası Farkındalık Çalışması
İçeriği Görüntüle

Koşarken, sprint atarken veya ani vuruş hareketleri sırasında kasık bölgesinde ortaya çıkan ağrı, spor yapan kişiler tarafından çoğu zaman önemsenmeyebiliyor. Ancak özellikle spor sırasında tekrarlayan ve giderek günlük yaşamı da etkileyen kasık ağrıları, halk arasında "sporcu fıtığı" olarak bilinen durumun belirtisi olabiliyor. Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi'nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ali Aktekin, normal kasık fıtığından farklı olarak bu durumda belirgin bir şişlik görülmeyebileceğini belirterek, sporcuların tekrarlayan kasık ağrılarını ihmal etmemesi gerektiğini söyledi.

Spor yaparken ani kasık ağrısına dikkat
Sporcu fıtığının en belirgin özelliğinin spor sırasında ortaya çıkan kasık ağrısı olduğunu belirten Prof. Dr. Ali Aktekin, "Özellikle spor yaparken, koşarken veya sprint atarken kasık bölgesinde ani bir ağrı oluşuyor. Normal fıtıklardan farklı olarak hastalar bu bölgede şişlik hissetmiyor" dedi. Ağrıların spor hayatını etkilemeye başlaması halinde durumun önemsenmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aktekin, erken dönemde değerlendirme yapılmasının tedavi süreci açısından önemli olduğunu söyledi.

Normal fıtıktan farklı seyrediyor
Sporcu fıtığı şikayetiyle başvuran hastaların özellikle koşma, sprint ve ani vuruş hareketleri sırasında ağrılarının arttığını belirten Prof. Dr. Aktekin, muayenede ise normal kasık fıtığında olduğu gibi belirgin bir şişlik görülmediğini söyledi. Tanı sürecinde ultrason ve MR gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanıldığını belirten Prof. Dr. Aktekin, "Bu hastalarda asıl problem o bölgedeki kas, tendon veya fasya yapılarının zayıflaması nedeniyle ağrı oluşması. Muayene ve görüntüleme yöntemleriyle değerlendirerek gerçekten fıtık olup olmadığını ortaya koyuyoruz" ifadelerini kullandı.

İlk aşamada dinlenme ve fizik tedavi
Tedavinin hastanın durumuna göre planlandığını belirten Prof. Dr. Aktekin, ilk aşamada dinlenme, fizik tedavi ve ağrı kesici ilaçların kullanılabildiğini söyledi. Bu yöntemlere rağmen ağrıların devam ettiği veya ilerlemiş durumdaki hastalarda cerrahi tedavinin gündeme gelebildiğini belirten Prof. Dr. Aktekin, "Fizik tedavi, ağrı kesiciler ve dinlenmeyle ağrıları geçmeyen hastalarda ameliyat yöntemleriyle yardımcı olmaya çalışıyoruz" dedi.

Kapalı ameliyatla dokular destekleniyor
Cerrahi tedavinin açık veya kapalı yöntemlerle yapılabildiğini belirten Prof. Dr. Aktekin, uygun hastalarda kapalı endoskopik yöntemi daha çok tercih ettiklerini söyledi. Ameliyat sırasında kas ve tendon yapılarının değerlendirildiğini belirten Prof. Dr. Aktekin, zayıflayan bölgenin meş adı verilen yama ile desteklendiğini ve böylece bölgedeki dokuların güçlendirilmesinin amaçlandığını ifade etti. Ameliyat sonrasında spora dönüşün aşamalı şekilde yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Aktekin, sporcunun öncelikle hafif yürüyüşlerle hareket etmeye başlayabileceğini söyledi. Doktor kontrolünde ağrı tedavisi ve fizik tedaviyle sürecin ilerletildiğini belirten Prof. Dr. Aktekin, "Yavaş yavaş spora başlanıyor. Yaklaşık 4 ila 8 hafta sonra spor hayatına devam edebilir" diye konuştu.

Ağrıyı ihmal etmeyin
Sporcu fıtığında asıl sorunun klasik anlamda bir fıtıktan ziyade kas ve tendon yapılarındaki zayıflık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aktekin, sporcuların kasık bölgesindeki ağrıları önemsemesi gerektiğini söyledi. Spor sırasında sprint, koşu ve ani hareketlerin tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını belirten Prof. Dr. Aktekin, "Ağrıları olduğu zaman bunu önemsemeleri ve gerektiğinde medikal veya cerrahi tedavi için bir hekime başvurmalarını öneriyoruz" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA