Çocuk yaşama ilişkin bilgi ve becerileri yaşamın ilk yıllarında anne ve babasından öğrenir. Anne babanın çocuk algılayışı, ona takındığı tavır çocuk üzerinde onu yaşamı boyunca etkileyecek olumlu ve olumsuz izler bırakı. Bu ilişki çocuğun diğer bireylerle ve tüm yaşama ilişkin tutumlarının şekillenmesinde belirleyici bir rol oynar. Kırklareli’deki ailelere baktığımızda kalabalık ailelere rastlamayız.
Çocuğa ilgi ve şefkat göstermesinin, amaçlarına ulaşması için ona yardım etmenin ve tutarlı disiplin ve uygulamanın çocuğun kişilik gelişimini olumlu yönde, tersine koruyuculuğun, fiziksel ve duygusal cezalandırmanın, başka çocuklardan daha başarılı olması için baskı yapmanın ise kişilik gelişiminin olumsuz yönde etkilemektedir. Mutlu çocuk yetiştirmenin sırrı doğru anne-baba-çocuk ilişkisinde gizlidir.
Anne-çocuk ilişkisi zedelenmiş olanlar, diğer insanlarla ilişkilerini geliştirmede güçlük çekerler, anneleriyle normal bağlarını kuran çocuklar kendilerine güven ve olgunlukta başarıya ulaşırlar.
Çocuğu sevmek, çocukla bütünleşmek, onunla bazı etkinliklerde beraber olmak ve bir birey olarak onun gerçeklerini anlamaya çalışmaktır. Çocuğun dünyasının tek dayanağı ve anlamı, ana-baba sevgisidir.
Beceri ve yetenekleri sevgi konusu olmamalıdır. Çocuk koşulsuz sevgi ister. Sevginin temel taşı kabul duygusudur. Sevildiğine emin olan çocuk, istenmedik davranışlarda bulunmaz. Biyolojik bir temel başlayarak zenginleşen anne sevgisinin kararsız oluşu çocuğun duygusal besinden yoksun büyümesine neden olur ki bu da beraberinde çeşitli uyum ve davranış bozuklukları getirebilir. Çünkü, zamanında yeterince verilmeyen sevgi çeşitli sosyal ve duygusal nitelikte yaralar açabilir.
Disiplinin, dengeli ve düzenli bir aile yaşamı oluşturmada önemi büyüktür. Çocukta ilk disipline edilmesi gereken konular; okul öncesinde dönemde yemek yeme, tuvalet alışkanlığı ve belirli saatte uyuma gibi temel alışkanlıklardır. Etkili bir disiplin oluşturabilmek için, çocuğa özgürlük sınırlarının neler olduğunu önceden söylenmelidir. Disiplin amacı düzenli, tutarlı ve sorumlu davranış alışkanlıkları kazandırmak olmalıdır. Aşırı hoşgörü ve disiplin eksikliği, çocukta bencillik ve antisosyal davranışların ortaya çıkmasına sebep olabilir. Aşırı otoriter ve baskılı katı disiplinde de, ana-babaya karşı korku ve öfke ile nefret duygularının oluşumuna, çocuğun bağımlı veya isyankar olmasına neden olabilir.
Gerçek anlamda disiplin oluşturmada, yerinde kullanılan ödül ve ceza büyük önem taşır.
Ceza ise istenmedik davranışların tekrarını önlemek amacıyla kullanılan bir eğitim yöntemidir. Çocuk toplumun veya ailenin kurallarını bozduğu zaman kullanılmalıdır. Bu kuralların neler olduğu daha önceden çocuğa söylenmiş olmalı ceza verilmeden önce, kurallar çocuğa hatırlatılmalıdır. Kurallar makul ve adil olmalıdır. En önemli esnek olabilmeli yani değişebilmelidir.
Araştırmalarda disiplin yöntemi olarak ödüllendirilmenin ceza vermekten daha etkili olduğu saptanmıştır. Annebabalar çocuklarına sevgi, anlayış, sabır ve hoşgörü ile disiplin vermelidir.
Aile Tutumlarının Çocuğun Ruhsal Gelişimi Üzerindeki Etkileri
Baskılı ve Otoriter Aile Tutumu
Aşırı baskılı ve otoriter tutum, çocuğu kendine güvenini yok eden, onun kişiliğini hiçe sayan bir tutumdur. Ne yazık ki geleneksel aile yapısında bu tür yaklaşıma sıklıkla rastlanmaktadır.
Baskılı ve otoriter yaklaşımlarda anne-baba katı bir disiplin uygular. Çocuk her kurala uymak zorunda bırakılır.
Otoriter bir ailede yetişen çocukların özellikleri :
Stresli, tedirgin çocuklardır.
Kendine olan güvenli hemen hemen yok gibidir.
Sessiz, çekingen, başkalarının etkisinde kolayca kalabilen çocuklardır.
Sürekli eleştirildiği için aşağılık duygusu geliştirebilir.
Dıştan denetimlidirler. Kendi başlarına karar veremezler dışarıdan birilerinin onu yönlendirmesini beklerler.
Tam tersi çocuk isyankarda olabilir.
Aşırı Hoşgörülü ve Gevşek Aile Tutumu
Bu tür davranış biçimine, genellikle orta yaşın üzerinde çocuk sahibi olan ailelerde ya da çocuğun kalabalık yetişkinler grubu ortamında, tek çocuk olarak büyümesi durumunda sık sık rastlanır. Böyle bir ortamda çocuk, ailede insiyatif sahibi tek kişidir ve onun isteğine göre diğer aile bireyleri kayıtsız şartsız uyarlar. Çocuk kısıtlama olmaksızın özgürdür.
Çocuk bencil, idare edilmez, sabırsız ve anlayışsız olur. Anne- babasının kendini sevdiğine pek güvenemez, kendini ihmal edilmiş hissedebilir, bağımsız davranamaz.
Serbest tutumla yetişen çocukların özellikleri :
Devamlı birbirlerinden hizmet beklerler.
Her isteklerinin yapılmasını beklerler.
Okuldaki kurallarla karşı karşıya kaldıklarında hayal kırıklığına uğrarlar.
Diğerlerinin dikkatini çekmeye çalışırlar.
Bencil ve saygısızdırlar.
İstekleri buyruk niteliği taşımaktadır.
Toplumun vermediği hakları kendilerine tanımaya çalışırlar.