Uzun yıllardır Kırklareli’ne gelmeyen bir arkadaşımla buluştum. Kırklareli caddelerinde yürürken arkadaşım bana bir soru sordu.
“Aşk ve sevgi arasındaki farkın ne olduğunu biliyor musun?”
O an yanıt verememiştim. Arasında hiç bir fark yok gibi geldi bir an. Sonra düşününce fark ettim ki arasında uçurumlar var.
Aşk tek taraflı olandır, sevgi ise karşılıklı. Tek taraflı denince de aklınıza platonik aşk gelmesin o da bambaşka bir şey.
-Platonik aşk, bilinenin aksine, karşılıksız, imkansız aşk gibi anlamlara gelmemektedir. Platonik aşk, Platon'un "Devlet" adlı eserinden türemiş bir deyimdir. Devlet adlı eserinde Platon, olamayacak kadar ideal bir devleti tarif etmektedir. Devlet sadece ve sadece vatandaşlarının çıkarları için var olmalıdır. Hatta o kadar ileriye gider ki, devleti yönetenlerin filozof olması gerektiğini bile söyler. Gerçekleşmesi mümkün olmayan, ama gerçekleşse ne kadar da güzel olur denilen arzulara tercüman olan bir deyim olan "Platonik" deyimini oluşturmuştur. "Platonik aşk" demekle, üremeye yönlendiren, üreme kurgulu "doğal-tanrısal" aşk değil, aslında ideal aşk ifade edilmektedir. Gerçi bunu artık hepiniz biliyorsunuzdur.-
Yoğun sevginin tanımı değildir aşk.
Aşk tek kişilik olur. Yani
○Seni seviyorum.
●Olabilir
○Ama ben seni hala seviyorum
●Ama ben başkasını seviyorum
○Ama ben seni yine de seviyorum.
İşte aşk budur.
O yüzden insanlar aşık oldukları insanlarla evlenemezler.
Ve biz aşık olanlar, aşık olduğumuz kişiye kendi projektörümüzden bakarız. Sonra da ona değerler ve özellikler yükleriz.
Leyla ile Mecnun hikayesinin sonu nasıldır? Leyla Mecnun'un yanına gider. Ama Mecnun ona der ki sen Leyla değilsin. Çünkü hayalinde kurduğu, ona bir takım yüklemeler yaptığı zihninde ki Leyla o değildir. Yani kavuştuklarımız değil kavuşamadıklarımız aşktır.
Bu yüzden aşık olmayın sevin.
İnsanlar, duygusal ilişkilerinde arada olan şeye daima aşk adını veririler.
Bilimsel bir açıdan ele almak gerekirse yıllardır ortada dönen bir rivayet vardır. “Aşk, “kucaklama” veya “güven” hormonu oksitosin beyinde hipotalamus tarafından üretiliyor, ardından hipofiz bezine transfer ediliyor, hipofiz bezi de oksitosini kan akışına bırakıyor.” Şairin demek istediği şey aşk salgılanan bir hormondur. Rivayet diyorum ama böyle olduğuna bende inanıyorum. Madem aşk söylenildiği kadar yüce, kutsal, paha biçilmez vs. bir duygu. Neden tanımına baktığınız zaman paragraflarca, sayfalarca bilgi ile karşılaşıyoruz. Sevginin tanımına baktığınızda karşınıza çıkan anlamlar bir cümleyi geçmez.
Çünkü sevgi herkes için farklı,
Aşk ise bilimsel bir tanım etrafında şekillenen bir olgudur.
Yine söylüyorum, aşık olmayın.
Sevin.