Fotoğraf çekmeyi deklanşöre basma eylemi ve fotoğrafçıyı da bu basit eylemi gerçekleştiren parmağın sahibi düzeyinde ele alıyorsanız, fotoğrafın gerçekten ne olduğu bilgi ve bilincine sahip olmadığınız savunulabilir. Fotoğraf teknolojisi kullanarak gerçekleşen görüntü kaydı kalemle alışveriş listesi yazmanın basit olduğu gibi basittir. Buradan hareketle fotoğraf çekmeyi ve yazı yazmayı birbirine benzetebiliriz. Sonuçta ikisi de kayıt etmeye yarar.


Kalemle yazı yazmak oldukça basittir, hatta okula başlayan çocukların birkaç ay sonra başarabildiği kadar basittir. Diğer taraftan fotoğraf çekmeyi okul yaşından küçük çocuklar bile başarabilmektedir. Günümüz fotoğraf makinelerini kullanmak çok kolay değil midir? Her şeyi makine yapmamakta mıdır? Öyleyse bu kadar basit bir teknolojik üretimde uzmanlıktan söz edilemez ve basın için çekilen fotoğrafları sınıflandırmayı gerektirecek gerçek farklar da var olamaz.


Bu yüzden böylesi yapay bir ayırımın Kırklareli’de saha pratiğinde sağlayabileceği bir yarar da olamaz şeklinde düşünerek yanılmak çok olasıdır. Öte yandan farklı haber türlerinden söz etmek ve bunları türlere ayırmaksa doğaldır. Elbette hangi haber türü için çekilirse çekilsin, haber fotoğrafları hep fotoğraftır, haber fotoğrafıdır. Yazı yazma örneğine dönersek, bir kalemle market alışveriş listenizi kayıt altına alabileceğiniz gibi, aynı kalemle çok önemli bilimsel bir formülü de bulup yazabilmemiz üzerinde düşünmek gerekir. Ya da aynı kayıt yöntemiyle, yani yazarak, bir ulusun gerçekleştireceği bağımsızlık savaşının gizli planlarına dair bilgileri kaydedip bu kayıtlarla savaşa etki edilebileceğinin üzerine de kafa yormak gerekir.


Yararlanılan yöntem ve araç aynıdır, kalemle yazmak. Kayıt edilen bilginin ne olduğu, doğruluğu, bu bilgiye ne zaman ve kimin ulaşabildiği bazen insanlığın hikâyesini değiştirebilecek boyuta kadar varabilen önem taşıyabilmektedir. Fotoğraf da bir kayıt türüdür. Bilgi taşıyan görsel bir kayıt türüdür. Bir kayıt yöntemi olarak kalemle gerçekleşen yazıdan fotoğrafik kaydın farkı, kalemle fotoğraf makinesi arasındaki farktan kesinlikle daha fazladır. Bir basın fotoğrafçılığı işi deklanşöre basma eylemini gerçekleştiren kişiden çok daha fazlası olduğu gibi, bir foto muhabiri de olay yerinde deklanşöre basan herhangi bir kişiden çok daha fazlasıdır. Her şeyden önce muhabirdir. İşine fotoğraf makinesini katma becerisine sahip bir tür habercidir.


Her meslekte olduğu gibi yetersiz ve başarısız kişiler foto muhabirliğinde de söz konusu olabilir ancak bu ayrıca ele alınması gereken başka bir konudur. İşinin hakkını verebilen bir foto muhabirine fotoğraf makinesi operatörü algısıyla bakmak kasıtlı değilse- yine bilgi, farkındalık ve bilinç yoksunluğudur. Buradan bir şeyin operatörü olmakla ilgili kesinlikle olumsuz bir sonuç çıkarıp konu dağıtılmamalıdır. Açıklanmaya çalışılan yalnızca foto muhabirliği işinin nitelikleridir. Fotoğraf çekmenin sadece deklanşöre basmak olduğu yanılgısı haklı olsaydı foto muhabirlerine, yani insanlığın ortak görsel hafızasına belge üreten, kendi dönemine tanıklığını kayıt altına alıp kitle iletişim araçları üzerinden toplumla paylaşan profesyonellere gerek olmazdı.


Ancak buradaki asıl konu foto muhabirlerinin ürettikleri fotoğrafları türlere ayırmanın ve bu ayrımı basın fotoğrafı üretim sürecinde hesaba katmanın gerekli olup olmadığıdır. Başka bir deyişle, değişik basın fotoğrafı türleri arasındaki farklarla uygulama sırasında başa çıkmak, uzmanlık gerektirecek boyutta mıdır? Buna bağlı olarak farklı alanlarda uzmanlaşmış foto muhabirleri olmalı mıdır? Özel durum ve kişiler dışarıda bırakılırsa -ki bunlar hiç de sık rastlanır değildirler foto muhabirinden, bütün basın fotoğrafı türlerinde, her zaman yüksek başarı göstermesini beklemek gerçekçi değildir.

Basın fotoğrafının bu türü sıcak anları yakalamaya yöneliktir. Spot haber fotoğrafı olarak da anılan basın fotoğrafının bu türü daha önceden planlanmayan, anlık olarak ortaya çıkan olayların fotoğraflanmasını kapsar. Trafik kazaları, yangınlar, uçak kazaları vs. sıcak haber fotoğrafçılığı örneklerinin üretildiği olaylardır. Bu tarz olayları fotoğraflayan fotoğrafçı kısıtlı bir zamana sahip olduğu için olabildiğince hızlı olmak zorundadır, bu da baskı altında hissetmesine neden olur. Çünkü fotoğrafladığı olay kısa bir zaman dilimi içinde gerçekleştiği için zihinsel hazırlık süreci kısıtlıdır. Yine yüksek haber değeri taşıyan bu fotoğrafların bir an önce çalıştığı yayın organına yetiştirilmesi zorunluluğu foto muhabirini baskı altına alan diğer bir unsurdur. Sıcak haber fotoğrafçılığında foto muhabirinin ilk planda düşünmesi gereken şey, “haberi kolayca anlatacak” birkaç kare fotoğraf çekmektir. Bunun için de konuyu çabucak kavraması gerekir. Bu bilgiye kimi zaman çevredeki vatandaşlardan, diğer meslektaşlarından, güvenlik güçlerinden ve diğer yetkililerden ulaşmaya çalışır. Ortaya çıkan durumla ilişkili sorgulayıcı bir tavır takınmak, foto muhabirini en doğruya ulaştırır. Sıcak haber fotoğrafçılığında zaman en önemli sınırlılıktır. Saatlerce çekim yapıp iş bittikten sonra fotoğrafları yayın organınızla paylaşmanız, rakiplerinizin sizi atlatmasına neden olur. Çünkü sıcak haber fotoğrafçılığında en önemli unsur hızdır. Bir olayı “ilk” veren kişi ya da kurum olmak gazetecilikte saygınlık kazandırır.