Kırklareli’de neredeyse sorunsuz bir bürokrasinin olduğunu düşünen pek çok kişi var. Ben de bugün bürokrasiyi anlatacağım sizlere. Bürokrasi, bürokratik otorite ve memur sınıfının ortaya çıkışı devletin gelişmesiyle paralellik gösterir. Devlet, bürokratik örgütün ve otoritenin tarihi olarak en önemli taşıyıcısı ve geliştiricisi olmuştur. İlk topluluklar klan ve kabile gibi kan bağına dayalı bir yapıya sahipti. Toplumda yöneten ve yönetilenlere göre belirlenmiş idari birimler yoktu.

Bürokrasi, ilk olarak şehir ve şehir devletlerinin oluştuğu Mezopotamya’da, Sümerlerde, ortaya çıktı. Kurulan şehirlerde önemli rol oynayan sulama sisteminin, yönetim ve sosyal organizasyonunun gelişmesinde büyük etkisi var. Vergilerin toplanması, tapınakların ve altyapı tesislerinin kurulması, kaynakların ve hizmetlerin bölüşülme ihtiyacı idari yapının gelişimini sağladı. Bu gelişme basamak basamak iş bölümü, rütbe, görev ve statü farklılığını ortaya çıkardı. Ör: Mısır’da sulama sisteminin korunması, bakımı ve yönetimi için’’katipler’’ adı verilen bir memur grubu ortaya çıktı.

İlk devletlerin ve bürokrasilerin ortaya çıkışında sulama sisteminin yanında din, ticaret, nüfus artışı ve savaşların da önemli rolü vardı. Ör: Çinliler, dış tehlikelere karşı korunma ihtiyacından Çin Seddi gibi bayındırlık işlerine önem verdiler. Weber, modern bürokrasilerin ortaya çıkışında etkili olan sosyal ve ekonomik nedenleri özetlemiştir: Protestan ahlakı, para ekonomisinin gelişmesi, ulus-devletlerin ortaya çıkışı, devletin görevlerinin artması ve kapitalist sistemin ortaya çıkmasıdır

Batı’da bürokrasinin gelişimi siyasi ve idari kurumların evrimiyle paralellik gösterir. Gournay, bürokrasiyi hastalık olarak değerlendirmiş, bu hastalığı ’’Bürolara aşırı tutku’’ olarak nitelendirmiştir. 19.yy’da bürokrasi genellikle ’’otorite’’,’’devlet dairelerindeki yönetici ve memurların etkisi’’ anlamlarında kullanmıştır. 16.yy’da mutlak monarşi,merkezi yönetim, buna bağlı olarak yönetici ve memurlar sınıfı ortaya çıkmış, bu sınıfın etkileri artmıştır.

18.yy’da Avrupa’da merkezi yönetim gücünü arttırmış, sanayi devrimi, bilimsel bilginin artması, aydınlanma dönemi düşünürlerinin de etkisiyle bürokrasi daha da gelişmiştir. Fransız İhtilali ve Napolyon iktidarı, bürokrasiyi anayasa prensipleriyle sınırlandırarak bürokrasiyi köklü olarak biçimlendirmiştir. Fransa’da devlet, kralın kişisel mülkü olmaktan çıkmış onun yerini millet ve kamu hizmetleri almıştır. Artık sadakat krala değil, devlete ve kanunlara olacaktır.

Osmanlı’da kamu hizmetleri çoğunlukla devlet adamlarının konutlarında görülürdü (Bab-ı âli). Fatih Sultan Mehmet döneminde merkezi yapı güçlendirildi, memurların yoğun olarak çalıştığı kurumlar Saray, Bab-ı âli, defterdarlık devlet yönetiminin temel birimleriydi. Osmanlı Devleti’nde zengin dini gruplar, aşiretler, etnik unsurlar ve şehirlerin bir çatı altında teşkilatlandırıldığı bir merkez bulunuyordu. Osmanlı bürokrasisinde görev yapan memurlar, ilmiye,mülkiye,seyfiye,kalemiye olarak dört sınıfa ayrılmıştır.

Osmanlı Devleti’nde memurluk, görerek ve yaparak öğrenilen bir meslekti. Memur olmak isteyenler devlet dairesinde önce çırak, gerekli tecrübeyi aldıktan sonra da kalfa olabilirlerdi. Eyalet, sancak, kaza yönetimlerinin de ayrı katipleri vardı. Arşivlerimizdeki milyonlarca tarihi doküman Osmanlı İmparatorluğunun bürokratik devlet niteliğini yansıtıyor.

Osmanlı bürokratları edebiyat, tarih, hukuk gibi konularda ansiklopedik bilgi sahibiydi. Osmanlı Devleti 16.yy’dan itibaren duraklama sürecine girince Batı’dan askeri eğitim, teknik ve üniforma; daha sonra kurum ve yasalar almaya başladı. Geleneksel Osmanlı bürokrasisi Tanzimat’la beraber köklü değişikliklere uğradı ve yeni bir yapılanmaya gitti. Yeni bakanlıklar eklendi, yardımcı danışma meclisleri kuruldu, Taşradaki yöneticilerin yetkileri kısıtlandı, yönetimin yeniden yapılanmasında idari ve mali merkeziyetçilik esas alındı. Tanzimat Fermanı ile getirilen can ve mal emniyeti, bürokratlara siyasi otorite karşısında endişesiz yaşam ve hizmet olanağı sağlamaya yönelikti. Padişahın otoritesi ve karar alma yetkisi fiilen bürokrasiye geçti. Bu dönemde bugün uygulanmakta olan yönetim birimlerimiz oluştu.

Rüşvet, yolsuzluk, adam kayırma Tanzimat sonrası Osmanlının hastalığı olmaya devam etti. Bürokrasi nedeniyle resmi işlemlerin uzun zaman aldığını gören halk, memura rüşvet vererek işini hızlandırmanın yollarını aradı. Bürokrasinin merkeziyetçi yapısı, insanların en güvenilir iş olarak memurluğu seçmesi, işe girmede kayırmacılık, memurların iyi ücret alması, toplumda seçkin bir sınıf olarak görülmesi Cumhuriyet yönetimine devredilen bir mirastır.

Cumhuriyet yönetimi, Osmanlı’dan yönetim sisteminin temel kurumlarını aynen aldı. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde bürokrasilerin iki temel misyonu vardı. Birincisi, reformları geliştirerek devam ettirmek, yerleştirmek, korumak; ikincisi, ekonomik kalkınmaya devletin öncülük etmesiydi. Bu dönem bürokrasinin ekonomik ve sosyal hayata büyük ölçüde müdahalesine yol açtı.