Bireylerarası iletişim, çoğu zaman göründüğünden daha karmaşık bir süreçtir. Günlük yaşamda Krıklareli’deki insanlar arasındaki ilişkilerde, bireylerarasındaki iletişimin kopukluğundan kaynaklanan iletişim kazaları yaşanır. Bu kazalar bazen, konuşmacının söylemek istediğini net bir şekilde anlatamamasından; bazen de dinleyicinin anlamak için çaba harcamamasından kaynaklanabilir. İnsanın en önemli yetilerinden konuşma ile dinleme, bireylerarası iletişimin temelini oluşturan özelliklerdendir.
Dinleme, çoğunlukla göz ardı edilen bir iletişim yetisidir. Eğer, tüm koşullar uygunsa insanlar, işitir ya da eş deyişle duyar. Dinlemenin ön koşuludur işitmek. İşitmenin sonucunda dinleme de aralıksız süren bir eylemken, geliştirilmesi için en az çaba harcanan iletişim becerisidir. Dinleme süreci, işitmenin ötesindeki becerilerle özeni, anlamlandırmayı gerektirir.
Bazı eylemler günlük yasama öylesine sinmişlerdir ki çoğu zaman onlar, hiç düşünülmeden hareket edilir. Ses dalgalarının kulağa ulaşmasıyla beyne çeşitli iletiler gitmesi sonucu işitme yetisi kazanılmaktadır. İşitmek, uygun koşullar altında, kendiliğinden gelişir.
Dinlemek ise etkin bir süreçtir. Karmaşık bir niteliğe sahip olan dinleme, odaklanılmayı gerektiren hem düşünsel hem de duygusal bir süreçtir. Dinleme, çevredeki varlıklara, olaylara, farklı kavramlarla durumlara ilişkin iletileri anlamlandırma sürecinin temel edimlerinden biridir. Dinlemek; iletişimde bulunulanların sesine, sözcük seçimine, tonlamasına, hızına ve beden diline karşı duyarlı olunmasını gerektirir.
Dinleme süreci, iletiyi anlamak için art arda gelerek birbirini tamamlayan eylemler bütünüdür. Söz konusu eylemler, seslerin kulağa ulaşması, işitme ; seslere dikkatle yönelerek onları ileti olarak seçme, dikkat etme ; anlamlandırılan iletiyi yorumlama, anlamlandırma ; iletiye ilişkin belli bir iz oluşturma, anımsama ; son olarak da iletiyi cevaplandırma, tepki verme olarak sıralanabilir. Her dinlemede ilk üç aşama (işitme, dikkat etme, anlamlandırma) birbirini izler.
Bireylerarası kusursuz bir sözel iletişimde dinleyici, iletilerin tümünü kolayca anlar; ama her zaman böyle olmayabilir. İletişim kazaları yaşanabilir. Zaman zaman oluşan yanlış ya da eksik anlamaları önlemek için, etkin bir dinleme şarttır. Alınan iletiyle ilgili yorumlama, soru sorma, cevap verme kısaca, geri bildirimde bulunmak için bir çaba harcanan dinleme, etkin dinleme dir. Etkin dinleme, iletişimde bulunulan kişilerin görüşlerini, sözlerini kesmeden iletmelerine izin vermeyi gerektirir.
Etkin dinleme, kişinin kendisinin söyleyeceklerini düşünmeyi bırakıp konuşmacının sözlerine yoğunlaşarak iletiyi anlamasını gerektirir. İletiyi sonuna kadar dinlemeden değerlendirerek sonuca varmak etkin dinlemeyi engeller.
Etkin dinlemeyle kişi, duygusal olarak daha olgun, başkalarının deneyimlerine karşı daha anlayışlı, daha demokratik olurken; daha az tutucu, daha az otoriter olur.
Etkin dinleme, aşağıdaki becerilerle yönlendirilir:
Beden dilini kullanma: Konuşma ya da yazma gibi göz önündeki bir iletişim becerisi değilse de dinleme, beden diliyle görünür kılınır. Dinleyici, hem beden diliyle hem de bakışlarıyla iletişim kurar. Sözel olmayan davranışlar toplumdan topluma farklılık gösterdiğinden, iletişime girilen bireylerin kültürel özelliklerini bilmek, etkin dinleme için önemlidir.
Özetleme: Kurulan iletişim sonucunda, ortak bir anlayışın gelişebildiğinin belirtisi, iletinin aynı anlama gelen farklı cümlelerle özetlenebilmesidir.
Netleştirme: İletinin içeriğini anlamakla kalmayarak iletinin taşıdığı olası yan anlamları da ortaya çıkarabilecek açıklayıcı karşılıklar verebilmek, netleştirmenin en temel yoludur.
Yargılamadan uzak durma: Kuşkusuz dinleyici, iletinin yanında ya da karşısında düşünceler taşıyabilir; karşısındaysa, olabildiğince yargılamadan dinlemeye çalışmalıdır. Konuşanın bakış açısını anlamaya çalışmalıdır.
Olumlu yaklaşma: Etkin dinleme, kişinin kendisine konuşanla ya da iletiyle ilgili olumlu sorular yönelterek olumlu düşünceler geliştirmesini sağlayabilir. İletiyi anlamlandırmak için zaman zaman, dinleyicinin konuşmacının yerine kendini koyarak onu anlamaya çalışması (empati kurması) önemlidir.
Sorumluluk alma: İletişimde, konuşan kadar dinleyen de sorumludur. Bu nedenle, etkin dinleme için sorumluluk alınmalıdır. İleti, anlamlandırılmaya çalışılmalıdır.