Kırklareli Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Anadolu Lisesi’nde öğrenciyken en sevdiğim ders Türk Edebiyatı’ydı. Mezun olduktan sonra lisedeki edebiyat öğretmenimle edebiyat dönemleriyle ilgili sohbet ediyoruz.


31 Ağustos 1876’da tahta çıkıp 23 Aralık 1876’da I. Meşrutiyeti yürürlüğe koyan I. Abdülhamit, Osmanlı- Rus Savaşı’nı gerekçe göstererek 13 Şubat 1878’de Millet Meclisi’ni kapatmıştır. Baş gösteren çok sayıda sorundan dolayı devletin parçalanmasını engellemek için giderek daha sıkı ve sert bir yönetim tarzını benimser. Büyük bir polis teşkilatı kurar, Yayımlara katı bir sansür uygular, sarayın masraflarını azaltarak dış borcu azaltmaya çalışır. II. Abdülhamit, otuz üç yıllık saltanatı süresince, sert bir idare tarzını benimsemiş ama önemli yeniliklere de imza atmıştır. Baskıcı politikalarından ötürü karşısında sürekli ve güçlü muhalif aydın gruplar bulmuştur.


Abdülaziz döneminde de padişaha karşı politik isteklerde bulunan Yeni Osmanlılar, II. Abdülhamit döneminde de Jön Türkler (Genç Türkler) adıyla harekete geçer. İstekleri, meşruti düzen ve Kanûn-ı Esâsî’nin yeniden ilanıdır. 13 Nisan 1909’da patlak veren 31 Mart Vakası’nı Selanik’ten gelen Hareket Ordusu bastırır. İttihat ve Terakki, idareye el koyar. II. Abdülhamit tahttan indirilip Selanik’e sürgüne gönderilir.


II. Abdülhamit, yenilik yanlısı ve muhalif olduğu için Ziya Paşa’yı Suriye Valiliğine atar/sürer ve şair 1880’de Adana’da vefat eder. Namık Kemal, muhalefeti nedeniyle 1877’de tutuklanıp beş ay hapis yattıktan sonra, Midilli’ye sürülür ve 1888’de Sakız’da ölür.


Tanzimat’ın II. kuşak şair ve yazarları, baskı ve özel yaşamlarındaki acılar sebebiyle toplumsal ve siyasal konulardan uzak durmayı yeğlerler. Eserlerinde genellikle aşk, doğa ve ölüm gibi bireysel temalara yer verirler. Bu dönemde, pek çok edebî dergi yayımlanır ancak hemen hepsinde “siyasetten başka her şeyden bahseder” gibi ibareler bulunmaktadır.


Tanzimat’ın 1860-1876 yıllarını kapsayan, toplumsal yönü ağır basan I. Kuşağını Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa ve Ahmet Midhat gibi şair ve yazarlar temsil eder. Mehmet Kaplan bu döneme “Sosyal ve Politik Fikirler Devri” adını verir. II. Abdülhamit tahta geçtikten sonra (1876) edebiyatta yeni bir dönem açılır. Bu dönemde, Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hâmit ve Samipaşazade Sezai gibi bireysel temalara yönelen Tanzimat’ın II. kuşak şair ve yazarlarının ağırlığı görülür. Mehmet Kaplan bu döneme de “Ferdiyetçilik, Büyük İhtiraslar ve Iztıraplar Devri” adını vermiştir. Tanzimat’ın I. kuşağına mensup şair ve yazarlar, toplumsal ve siyasal konulara yer verip halkı eğitmeyi amaçlarken ikinci kuşak edebiyatçılar, dönemin siyasal koşulları ve özel hayatlarındaki acı olaylar ve içe kapalı, duygusal mizaçları nedeniyle ölüm, aşk ve doğa gibi bireysel temalara yönelmişlerdir.


Naci 1884’ten itibaren Tercüman-ı Hakîkat’ in edebî kısmını yönetmeye başlamış ve burada yayımladığı şiir ve eleştirilerden dolayı eski ve yeni taraftarları olarak gruplaşma başlamıştır. Naci, Ahmet Midhat’ın daveti üzerine Tercüman-ı Hakîkat’te çalışmaya başlayınca kısa zamanda etrafında bir halka oluşmuş, gazetenin edebiyat kısmı, Şeyh Vasfî, Elhac İbrahim Efendi, Mehmet Salahî ve Muallim Feyzî gibi şairlerin eski tarzdaki nazireleriyle dolmuştur. Tevfik Fikret, İsmail Safa, Nabizade Nazım, Mehmet Celâl, Ali Ferruh, Menemenlizade Tahir gibi kimi genç şairler de ilk şiirlerini burada yayımlamıştır. Ancak Ahmet Midhat Efendi, gazetesinde yayımlanan bu eski tarz şiirlerden hoşlanmaz ve Muallim Naci’yi Tercüman-ı Hakikat’ten uzaklaştırır. Recaizade Mahmut Ekrem de önce Zemzeme III ’te (1885), ardından da Takdiri Elhan’da (1886) Muallim Naci’nin şiirlerini eleştirir. Muallim Naci, kendisine yöneltilen eleştirilere, Demdeme ile karşılık verir. Bu tartışma sonrası kimi şairler, Naci’nin etrafında Ukâz-ı Osmânî adıyla toplanıp Saadet gazetesinde birbirlerine nazireler yazmışlardır. Buna karşılık İzmir’de Ukâzı Şubbân adıyla Ali Ferruh, Abdülhalim Memduh, Tevfik Nevzat, Halit Ziya gibi gençler, Hizmet gazetesinde onları eleştirirler.


Bu tartışma neticesinde Naci yanlıları Saadet, İmdâdü’lmidâd ve daha sonra Teâvün-ı Aklâm gibi gazete ve dergilerde toplanırlar. Ekrem yanlıları ise Gülşen, Gayret, Sebat, Risalei Hafî gibi dergilerde yer almışlardır. İşte bu tartışmalar sonucunda edebiyatımızda iki kutup ortaya çıkmıştır. Menemenlizade Tahir, Ali Ferruh, Abdülhalim Memduh, Mehmet Rüşti, Ahmet Reşit gibi şairler R. Mahmut Ekrem’in yanında, Şeyh Vasfî, Harputlu Hayri, Mehmet Emin Humayî, Ali Ruhi, Üsküdarlı Safi, Halil Edip, Andelip, Müstecabî İsmet ise Muallim Naci’nin yanında yer almışlardır.