Kırklareli’de akademik alanda yaptığım okumaların sonucunda birkaç not aldım.
Bilimsel araştırmalara temel oluşturan veriler belirli bireylerden toplanır. Söz konusu bireyler; insan, bitki, hayvan, nesne, kurum, ülke vb. olabilir. Bazen kendilerinden veri toplanan bireyler, verilerin toplanabileceği grubun tamamını oluşturur. Bu durumda, kimlerden veri toplanmışsa onlar hakkında yorum yapılır. Bazen de kendilerinden veri toplanacak olan bireyler daha geniş bir grubun içinden seçilir. Bu durumda, veriler görece küçük bir gruptan toplanırken benzer tüm bireylerden oluşan büyük gruba genellemeler yapılır.
Belirli bireylerden veriler toplayıp benzer özellikleri taşıdığı varsayılan tüm bireyler hakkında genellemeler yapmak sanıldığı kadar kolay bir iş değildir. Her şeyden önce benzerliklerden nasıl emin olabiliriz? Bunları mutlaka ölçmek gerekir mi? Araştırmaya katılan bireyler ile dışarıda kalan bireylerin farklılaşmadığını nereden bileceğiz? Bunun için karşılaştırma testleri yapmak zorunlu mudur? Kendilerinden veri toplanan bireylerin, kim olduklarını bile bilmediğimiz bireyleri temsil ettiğini neye dayanarak söyleyebiliriz? Araştırmacıların bu konuda yararlandıkları formüller var mıdır? Dahası, araştırmalarda neden hakkında yorum yapacağımız bireylerin tümüne ulaşmıyoruz? En sağlıklı yol, o bireylerin kendilerinden veri toplamak değil midir? Bundan kaçınmak araştırmacı açısından bir olumsuzluk sayılmaz mı?
Yapılan tercih zaman, para, insan kaynağı gibi etmenlerle mi ilgilidir yoksa araştırmacıların isteğine mi bağlıdır? En önemlisi de, seçtiğimiz bir alt gruptan elde edilen verilerin yanıltıcı olmadığını nereden biliyoruz? Yukarıda sıralanan soruların kaynağı aslında şudur: Araştırmacılar hangi koşullarda ilgili tüm bireylere ulaşarak veri toplar, hangi koşullarda bir alt grup belirleyerek onlardan topladığı verileri bütüne geneller? Bu konu araştırma yöntemleriyle ilgili alanyazında kısaca “evren ve örneklem” olarak bilinir ve doğurguları itibariyle son derece önemli bir konudur.
Bilimsel araştırmaların çoğu amaca dönük verilerin toplanması için gerçekleştirilen sayısal ölçümlere dayanır. Bir araştırmada kimlerden veri toplanabileceği ya da kimlerden veri toplandığı evren ve örneklem kavramlarıyla ilişkilidir. Evrenin tümüne ulaşmanın gereksiz, pahalı ya da olanaksız olduğu durumlarda evrene ilişkin genel eğilimler çoğu zaman örneklem aracılığıyla belirlenmektedir. Diğer deyişle, uygun yollar izlendiğinde, küçük bir örneklem üzerinde çalışarak da evrenin tümü hakkında fikir sahibi olunabilmektedir.
Örneğin, restaurantta içilen bir çorbanın sıcak olup olmadığını anlamak için tamamını içmek gerekmez. Evren, kavramsal olarak evren (population), benzer özellikleri taşıyan bireylerin ya da öğelerin oluşturduğu bir bütündür. Şöyle de söylenebilir: Evren, araştırma sorununa ilişkin tüm bireyleri ya da öğeleri (insanları, örgütleri, nesneleri, ülkeleri vb.) kapsar.
Evrenin büyüklüğüne ilişkin sayısal değer “N” ile gösterilir. Evren bazı kaynaklarda anakütle, kitle, popülasyon ya da nüfus olarak da adlandırılmaktadır. Hangi sözcüğün daha doğru olduğuna ilişkin çeşitli tartışmalar yapılmakla birlikte, bunların çoğu anlamsızdır. Araştırma yöntemleri alanyazınında “evren” sözcüğü daha yaygın olarak kullanıldığı ve amaca daha iyi hizmet ettiği için burada özellikle yeğlenmiştir.
Evren kavramını bir örnekle açıklayalım. Bir araştırmada Türkiye’deki üniversite öğrencilerinin sosyal medya kullanımı konusundaki tutumları araştırılıyorsa, evren Türkiye’deki tüm üniversite öğrencileridir. Çocukların oyuncaklar hakkında ne düşündükleri araştırılıyorsa evren tüm çocuklardır. Türkiye’deki yaşam kalitesi belirlenmek isteniyorsa evren Türkiye’nin tamamını (tüm bölgeleri, illeri, ilçeleri, kasabaları ve köyleri) kapsar. Bu örneklerin ortak yanı, verilerin ilgili evrenin tüm üyelerinden toplanmasıdır. Evrenin tümünden veri toplamaya “tamsayım” denilmektedir. Tamsayım durumunda evreni oluşturan her öğeden tek tek ve eksiksiz veri toplanarak evrenin parametreleri belirlenir. Parametre, evrenin özelliklerine ilişkin sayısallaştırılmış değerlerdir. Tamsayıma verilebilecek en güzel örnek nüfus sayımlarıdır. Nüfus sayımı ile evrene ilişkin olarak belirlenen parametrelerden bazıları şöyle sıralanabilir. Nüfusun miktarı, artış hızı, çeşitli özelliklere (yaş, cinsiyet, eğitim durumu, gelir düzeyi vb.) göre dağılımı, köy-kent nüfusu, işsizlik oranı, seçmen sayısı, okullaşma oranları, illerin nüfusları vb. Evrenin bu kadar kapsamlı ve genel bir tanımı olması, araştırmalarda veri toplama ile ilgili pek çok sorunu ortaya çıkarmıştır. Tüm evrenden veri toplamak çoğunlukla maliyet, zaman ve işgücü gibi nedenlerle olanaklı değildir. Ayrıca, geliştirilen istatistiksel yöntemler sonucunda evrene ilişkin parametrelerin belirlenmesinde tüm evrenden veri toplanmasının gerekli olmadığı da görülmüştür. Dolayısıyla, evrendeki tüm bireylerden veri toplama zorunluluğu yoktur ya da böyle yapmak araştırmayı kendiliğinden daha güçlü kılmaz. Örneğin, genel seçimlerde evren, oy verme hakkı bulunan tüm vatandaşlardan oluşturmaktadır.