Aktif bir şekilde gazetecilik yapan herkesin gazetecilik ilkelerine uyması gerekir. Vatandaşların ulaşamadığı, şahit olmadığı olayları aktarırken bu ilkelerin izinden gidilmelidir. Kırklareli’de meydana gelen olayları aktarırken bizlerde bu ilkelerin izinden gidiyoruz.
Günümüzde internet ve benzeri yeni iletişim teknolojileri kullanılarak, görevi gazetecilik olmayan veya profesyonel gazetecilik yapan kurumda olmayan kişilerin de zaman zaman haber üretimi yaptıklarını söylemek mümkündür. Onların da haber toplama ve haber yazma konusundaki bilgilerini arttırmaları daha başarılı olmalarına yardımcı olacaktır.
Gazetecilik mesleği, sadece muhabirlik pratiğini içermez. Bir gazete, dergi, televizyon kanalı, radyo istasyonu, internette yer alan bir haber portalı veya ulusal nitelikli/yerel gazetelerin içeriklerini hazırlayan kişilerin tümüne bu ad verilebilir.
Fotoğraf çeken, röportaj yapan, yazı dizisi hazırlayan, haber ajansı çalışanları, haberleri ve diğer metinlerin dilini düzelten (redakte eden, redaktör), haber denetimi sürecinden geçiren, istihbarat toplamak ve bunu muhabirlere bildirmekle görevli olan istihbarat şefi, haber müdürü, genel yayın yönetmeni de gazeteci olarak adlandırılabilir.
Sayfa tasarımcıları, karikatüristler, köşe yazarları, matbaa çalışanları, bilgi işlem uzmanları, insan kaynakları sorumluluları, dağıtım, reklam ve halkla ilişkilerden sorumlu olan kişilerin “gazeteci” olarak adlandırılıp adlandırılmayacakları ise tartışmalıdır.
Özellikle köşe yazarlarının, başyazarların sadece gazeteci olarak değil, “gazeteci/yazar” olarak anılmaları, gazetecilik pratiğinin, yazarlık pratiğini temel olarak içermediğini ima etmektedir. Oysa, iyi bir gazeteci, metin yazarlığı konusunda da birikimli ve usta olmalıdır. İlgi çekici, tatmin edici ve yazınsal değeri de olan bir haber yazmak, gazetecinin kalitesinin göstergesidir.
Bazı durumlarda, istihbaratı ve haber ile ilgili diğer malzemeleri toplayan kişi ile onu haber haline getiren kişi farklıdır. Bu genelde, haber merkezi ile habere konu olan olayın cereyan ettiği yerin mekansal olarak birbirinden uzak olması; habere ilişkin malzeme toplayan muhabirin deneyimsiz olması; basın kuruluşunun zamanla yarışması veya istihbarat ileten kişinin gazeteci değil, haber kaynağı ya da sıradan vatandaş olması durumunda söz konusu olur.
İletişim ve ulaşım olanaklarının bugünkü kadar gelişmediği dönemlerde, telefon bağlantısıyla haber merkezine geçilen haberler, ahizenin diğer ucundaki muhabir tarafından daktiloyla anında haberleştirilir, hızlı bir düzeltme sürecinden geçirildikten sonra baskıya girilirdi. Gazeteciliğin ve haberin ne olduğu konusundaki tartışmalar bir yana kapsayıcı bir haber tanımı şöyle yapılabilir:
Haber, bağımsız gazetecilerin olguları izleyicilerle paylaşmak amacıyla oluşturdukları içeriktir. İzleyiciler televizyon seyircileri, radyo dinleyicileri veya gazete okurları olabilir. İçerikler metinsel, görsel, hareketli görsel veya işitsel olabilir. Burada bağımsızlık kavramını biraz açalım. Bağımsız gazetecilikten anlatılmak istenen olguyu aktarırken herhangi bir çıkar amacıyla değil, sadece o olguyu aktarmak amacıyla yapmasıdır. Kaçınılması gereken çıkarlar arasında bireysel, ticari, siyasi çıkarlar anlaşılması gerekir.
Bu kurallar, gazetecilerin meslek etik ilkelerinde de yer almaktadır. Örneğin Türkiye’deki gazetecilerle ilgili meslek ilkeleri maddeleri şunlardır:
Gazeteci, bir bilginin, haberin yayını ya da yayınlanmaması karşılığı hiçbir maddi veya manevi avantajın peşinde olamaz.
Gazeteci, mesleğini, reklamcılıkla, halkla ilişkilerle veya propagandacılıkla karıştıramaz. İlan – reklam kaynaklarından herhangi bir telkin, tavsiye alamaz, maddi çıkar sağlayamaz.
Gazeteci, hangi konuda olursa olsun, elde ettiği bilgileri geniş biçimde yayın konusu yapmadan kendi yararına kullanamaz. Örneğin belli bir firmanın yeni çıkan bir ürününe ilişkin halkla ilişkiler firmalarının dağıttığı bültenler haber kategorisine girer mi? Yukarıdaki tanıma göre girmez. Çünkü burada ticari bir çıkar söz konusudur.
Dolayısıyla bu bir haber olmaz, tanıtım bülteni olur. Eğer o konudan anlayan bir muhabir bu bülteni haber yaparsa haber olur mu? Olur, çünkü bağımsız gazeteciden beklediğimiz, o halkla ilişkiler bültenini almak, oradaki eksiklikleri, varsa yanlışları görmek, bunları gidermek ve haberini yazarak izleyicilere sunmaktır.