Girişimciliğin neden bu denli önemli bir konu haline geldiğinin anlaşılabilmesi girişimcilik olgusunun ekonomik, toplumsal ve kültürel temellerinin kavranmasıyla mümkün olabilir. Son yıllarda Kırklareli piyasasında genç girişimcilere sıkça rastlıyoruz.


Girişimciler rekabet ortamını yaratırken yeni ürün ve hizmetlerin pazara sunumunu gerçekleştirmektedir. Bu durum yeni pazarların oluşumuna ve istihdama katkı sağlamaktadır. Dünyada olduğu gibi Türkiye ekonomisinde de önemli bir yere sahip olan küçük ve orta boy işletmeler tüm işletmelerin %99,3’ünü, istihdamdaki payları ise %76,7‘sini oluşturmaktadır.


Girişimciliğin günümüzdeki önemini anlamak için ekonominin değişen ve dönüşen yapısını ele almak gerekmektedir. Devletlerin giderek ekonomik faaliyetlerden ellerini çektiği bu dönemde yenilik ve farklılık yaratacak girişimcilere olan ihtiyaç giderek artmıştır. Değişen koşullarda giderek büyüyen dünya ekonomisinde oyuncular küçülmüş ve en küçük oyuncular olan girişimcilerin gücü artmıştır. Bir işletmede risk alma, yaratıcılık ve yenilik süreçlerini birleştirerek ekonomik faaliyet yaratma süreci olan girişimcilik, ülkelerin ekonomik ve toplumsal gelişmelerinde önemli etkisi bulunmaktadır.


Girişimcilik kavramı, ortaya çıkan fırsatlardan yararlanma ya da yeni fırsatlar yaratabilme amacıyla üretimin girdilerini örgütleme yeteneği ve risk alma özellikleriyle bağdaştırılmıştır. Ekonomide durgunluğun yaşandığı dönemlerde girişimciler bu sürecin sona erdirilmesinde yardımcı olabilecek ekonomik aktörler olarak değerlendirilmişlerdir. Girişimciliğin geliştirilmesi konusu günümüzde gerek gelişmekte olan gerekse de gelişmiş ülkelerin ekonomi politikalarının vazgeçilmez bir unsuru olmuştur. Ekonomik kaynakların düşük üretkenlik alanlarından yüksek alanlara aktarılma sürecinin baş aktörü girişimcidir. Girişimci, kendisinin veya başkasının yarattığı yenilikleri ekonomiye kazandırır. En küçük bir yenilik dahi, üretim sürecinde iyileştirmeler ve üretkenlik artışları sağlayabilir.


Girişimcinin üretim sürecine katkısı üç yönde olabilir:


Üretim kaynaklarını yeni bir tarzda birleştirerek kullanılmayan üretim faktörlerinin kullanılmasını sağlar.

Kullanılmakta olan üretim araçlarının ve mevcut girdilerinin değişik şekillerde kullanımı ile üretimi artırır.

Yeni düşüncelerin yaratılması, yayılması ve uygulamasını hızlandırır.

Dünya pazarlarında giderek hızlanan rekabet ülkeleri yenilikçi olmaya ve değişime uyum sağlamaya zorlamaktadır. Girişimcilerin desteklenmesi, yeni iş ortamları ve iş fırsatları yaratmak, ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkıda bulunmak ve bilgi toplumu olmak yolunda nitelikli iş gücü yaratmak nedeniyle yaşamsal önem taşımaktadır. Dünya Girişimcilik Platformu tarafından 29 ülke arasında yapılan araştırma yüksek girişimcilik faaliyetleri olan ülkelerin ortalama ekonomik büyümenin üzerinde gelişme gösterdiğini ortaya koymaktadır.


Girişimciliğin popüler olmasının başlıca sebepleri arasında aşağıdaki üç önemli gelişmeyi sayabiliriz:


İstihdam sorununun artması

Yeni ekonominin gittikçe güçlenmesiyle değişen ekonomik yapı

Ekonomi ve işletme alanlarında teorik gelişmeler ve girişimciliğin genel kabulü.

Psikolojik ve davranışsal yaklaşımlar, girişimcilerin, ekonomik değer üretmeye dönük tercihlerinin yöneldiği tutum ve davranışlara odaklanır. Sosyolojik yaklaşımlar ise sosyal yapının ve sosyal değişkenlerin bireysel kararlar üzerindeki önemini vurgular. Girişimciliği etkileyen olguların sadece kişisel özelliklerle sınırlandırılmaması gerekmektedir. Girişimciliğin açıklanmasına yapılan önemli bir katkı girişimcilerin kişisel karakterleri ile duygusal ve bilişsel özelliklerine ilişkin yaklaşımlardır.


Bu yaklaşımlarda az sayıdaki insanda bulunan doğuştan gelen genetik özelliklerle, sonradan eğitim ve çevrenin kişiliği etkilemesi sonucu elde edilen beceriler üzerinde yoğunlaşılmaktadır. Yapılan çalışmalarda üzerinde en çok durulan girişimci kişisel özelliklerin başında girişimcilerin başarı amacına yönelimli, bağımsız olma arzusu, sorumluluk üstlenebilme ve güç elde etme isteği gibi özellikler gelmektedir. Çoğu yönetsel olan karar verme ve liderlik gibi kişilik özellikleri ise eğitimle de edinilebilmektedir.


Vizyon, misyon ve hırslı olma başarılı girişimcilerin üç temel özelliğidir. Diğer insanların algılayamayıp kaçırdığı göstergeleri seçip algılama yeteneğine sahiptirler. Başarılı girişimcilerin güçlü sezgi ve öngörüleriyle diğer insanlardan ayrıldıkları görülmektedir. Herkes tarafından bilinmeyen olayları önceden gördükleri veya sezdikleri ileri sürülmektedir. Bulundukları çevreyi ve dünyayı çok iyi gözleyerek ve sezgileri ile yorumlayarak uzun dönemde ihtiyaç duyulacak ürün ve hizmetleri üretmek için gerekli kaynakları bir araya getirirler. Başarılı girişimciler “iyi gözlemci”, “sezgileri güçlü”, “sosyal yönü kuvvetli”, “hayal gücü yüksek”, “düşünme ve değerlendirme yetenekleri gelişmiş” insanlardır. Bu insanlar rekabetçi ve kazanma arzusuyla dolu azimli insanlardır. Girişimci kişiliğe sahip insanların tutkularla dolu bir yaşam biçimi vardır ve bu tutkular, girişimciyi ayakta tutan güç olarak kabul edilir.