Gazetecilik alanında pek çok araştırma ve çalışma yapılmıştır. Kırklareli’de aktif bir şekilde basın alanında çalıştığım günden bu yana teorik bilgilerimin çoğunu kullandım. Zaman zaman bir haberin halkın üzerinde nasıl etkilere yol açtığını ve bu etkilerin hangi araştırmalar ile zamanında ortaya konduğunu gözlüyorum.

Haberleri okuyan insanların hayatını, gündelik yaşantısını, bir yerde ilerideki yaşantısını etkileyecek olan şeyler gündemi belirliyor.

Gündem oluşturma araştırmasının amacını, medyanın toplumsal problemlere, toplumun ilgisini çekip, çekmediğini ve hangi medyanın toplumun ilgisini çektiğini incelemek olarak belirleyen McCombs ve Shaw (1972), bu çerçevede 1968 yılında ABD’de gerçekleştirdikleri bir araştırmada, başkanlık seçimi kampanyalarına ilişkin gazetelerde yer alan haberleri ve ChapelHil kentinde kayıtlı yüz seçmenin seçim kampanyası sırasında en önemli olduğunu düşündükleri konuları karşılaştırarak, gazetelerin gündem belirleme rolünü belirlemeye çalışmışlardır.

Araştırmada seçim kampanyasının ana konuları nelerdir? sorusu temelinde seçmen ve medya tarafından en önemli görülen konular bir sıralamaya tabi tutulmuş; ilgili konularda yapılan haberlere ayrılan yerin genişliği ve sıklığı incelenerek, medyanın gündemi ile seçmenin gündemi arasında bir ilişki bulunup, bulunmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Böylece haberleştirilen konuların önemi ile seçmenlerin önem verdiği konular arasında bir ilişki olup, olmadığı belirlenmek istenmiştir.

McCombs ve Shaw, gündem oluşturmanın ilk kez ampirik sınamasını gerçekleştirmeyi amaçladıkları bu araştırmalarının kapsamına iki bölgesel, iki bölgeler üstü ve ülke çapında yayınlanan bir gazete, ülke çapında yayınlanan bir haber magazini ve NBC ve CBS televizyon kanallarının akşam haberlerini almışlardır.

Varsayımı sınamak için aynı yerde ve aynı zaman içinde, seçmenlerin eğilimlerini saptamaya çalışmışlar ve haberlerin içerik analizini yapmışlardır. Araştırmalarında yola çıkış fikrini, siyasal seçim kampanyasına ilişkin siyasal enformasyonun medyada yer alması halinde daha iyi öğrenildiği olarak beliryen McCombs ve Shaw, seçmenlerin özellikle de siyasi konularla ilgili olanların, siyasi adayların hangi konulara ilişkin hangi noktada bulunduklarını öğrendiklerini öngörmüşlerdir.

McCombs ve Shaw, seçmenlerin seçim kampanyaları aracılığıyla fikirlerini değiştirmelerinin olası olduğunu düşünmüşlerdir. Araştırmacılar bu düşünceden hareket ederek, gazetelerin, siyasal seçim kampanyalarına ilişkin gündem oluşturmada belirleyici bir etkisi olduğu varsayımını geliştirmişler; gazetelerin, seçmenlerin önem verecekleri konulara ve tutumlarına etki ettiğini öngörmüşlerdir.

Medyadan siyasi enformasyon elde etmek için yararlanılmasıyla, medyanın üzerinde durduğu haber konularının, seçmen grup içindeki önemi arasında pozitif bir ilişki olduğunu ve seçmenin siyasi konulara yönelme düzeyinin gazetenin siyasi enformasyon için kullanılmasıyla da pozitif bir ilişki içinde olduğunu varsaymışlar ve seçmenlerin seçici algılamalarının, tercih ettikleri siyasi partiyle bir ilişkisi olup, olmadığını belirlemeye çalışmışlardır.

McCombs ve Shaw’un araştırma bulgularına göre, görüşülen seçmenlerin önemli gördükleri konular ile gazetelerde yer alan seçim kampanyası konuları arasında yani medyanın oluşturduğu gündem ile toplumun gündemi arasında bir ilişki bulunmaktadır; medyanın belirlediği konu yapısı ile seçmenin konu öncelikleri arasında bir benzerlik vardır.

Seçmenler, gazetelerin önemli gördüğü haber konularının, önemli olduğu görüşünü paylaşmaktadır. Gazeteler, seçmenlerin hangi konuları önemsediğini göstermekte ve konulaştırma işlevi ile gündemi belirlemektedir.

Gazetelerin haber yaparak, vurguladıkları konular aynı zamanda gazete okurlarının önemsediği konular olmaktadır. Gazeteler, halka ne düşüneceklerini söylemede çoğu kez başarılı değildir ancak ne hakkında düşüneceklerini anlatmakta çok başarılıdırlar.

Gazeteler, verdikleri haberin sıklığı, başlığı ve kapsamı ile kamuoyunun düşüncesini etkilemekte; dünyayı tasarlama olanağına sahip bulunmakta ve bu yönde çaba göstermektedir. Bunu yaparken belirli bir düşüncenin alacağı yönü öngörmeden kamuoyu için gündem hazırlamaktadırlar. Bunun yanında seçmenlerin gündemi ile toplam haberler arasındaki ilişki, tercih edilen siyasi partiye ilişkin haberler arasındaki ilişkiden daha yüksektir.