Kırklareli’de yerel basında karşımıza çok çıkmasa da bir habercinin haber toplama ve haber yapma özgürlüğünü engelleyen bazı unsurlar vardır. Haber toplama aşamasında haber kaynakları ile iyi ilişkiler kurabilme ve güven oluşturabilme, haber kapılarını açacak anahtardır. Bir gazeteci için kişisel arşiv olmazsa olmazlar arasındadır. Haberle ilgili gelişmeleri takip edebilmek için gazetecinin bilgili ve kültürlü olmasının yanı sıra zengin bir arşive de sahip olması bir zorunluluktur.

Haberi devam ettirme ve haber toplamada karşılaşılan sorunlar arasında; Haberi Devam Ettirme, Haber Toplamada Karşılaşılan Sorunlar, Haber Yönlendirme, Kasıtlı Olarak Eksik Bilgi Verme, Haberde Çarpıtma ve Haberde Manipülasyon, Sansür alıyor.

Haberde çarpıtma, haberlerde, kamuoyunu yönlendirme ya da yansıtmada, çarpıtmalar yapıldığı gözlenmektedir. Daha doğrusu habere taraflı bir bakış açısıyla yaklaşılmaktadır. Haber çarpıtmaya “distortion” denilmektedir. Çarpıtma, genelde, dış haberlerde görülmektedir. Ülkelerin dış politikalarına uygun yanlı haber verme sık sık yinelenen bir yöntemdir.

Dış politikalara uygun ve uyumlu hazırlanan haberlerin temelinde, ekonomik, ideolojik ve siyasal çıkarlar da söz konusudur.

Örneğin gelişmiş ülkeler, az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelere genelde ön yargılı yaklaşmaktadır. Gelişmiş ülkelerin basın-yayın organları, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin haber verilerini daha çok, savaş, salgın hastalık ve doğal afetler gibi olumsuzluklardan seçmektedir.

İç haberlerde ise çarpıtma, daha çok politikada iktidar-muhalefet, iş dünyasında ise rakip kuruluşlar arasında görülmektedir. Haberde çarpıtma, kuşkusuz iletişim etiğiyle de çelişmektedir.

Haberde manipülasyon, haberin içeriğine müdahale etme eylemine manipülasyon (hileli yönlendirme) denilmektedir. Haberi manipüle etmek, içeriğine müdahaledir.

Manipülasyon, kuşkusuz basın özgürlüğüyle çelişmektedir. Uygulamada genellikle iki alanda manipülasyon yapılmaktadır:

Haberi yazan muhabire müdahale edilmektedir.

Haberi yayına verecek basın organına müdahale edilmektedir

Manipülasyon daha çok holding basınında ve tekelleşme durumunda sıkça görülmektedir. Örneğin; yönetim kurulu başkanı, gazete patronları, pay sahipleri haberin içeriğine müdahale etmektedir.

Bunların emir ve görüşleri doğrultusunda yayın sorumluları da basın özgürlüğüyle çelişen böyle bir tutum ve davranış içine girmektedir.

Manipülasyon sadece haberde değil, diğer yazınsal türlerde de gerçekleştirilmektedir. Manipülasyon yapan, şayet basın mensubu ise bu eylemi basın özgürlüğüne ve iletişim etiğine de ters düşmüş olmaktadır. Manipülasyon, örtülü sansür olarak da nitelendirilmektedir.

Sansür, özgün bir mesajın tamamına ya da bir bölümüne el koymayı, düzenlemeyi ve manipülasyonunu içeren uygulamaya “sansür” denilmektedir. Basında gerçek anlamıyla sansür, haber ya da diğer yazınsal türlerin, görüntü ve fotoğrafların yayımlanmasının devletin bir kurumu özellikle de kolluk kuvvetleri tarafından engellemesidir.

Sansür, çeşitli toplumsal ve ruh bilimsel düzeylerde bilinçli ya da bilinçsiz olarak gündeme gelmektedir. Kuşkusuz en açık kurumsal ve örgütlü sansür süreci kitle iletişim araçlarıyla ilgili olarak gerçekleşmektedir. Sansür genellikle kitle iletişim araçları tarafından üretilip dağıtılan bilgiyi bastırma ve çarpıtma süreci olarak algılanmakla birlikte, bu süreç hem özendirme hem de yasaklama biçiminde gerçekleştirilmektedir.

Sansürcü kişi ya da kuruluşlar, belli bilgilerin kamuoyuna yayılmasını isteyebilir. Bu durum sansürün özendirici, daha doğrusu olumlu yönüdür. Bazı bilgilerin kamuya yansımasının yasaklanması ya da çarpıtılması süreci ise sansürün olumsuz yönünü ortaya koymaktadır.

Sansür, mesajın yayınından önce ve sonra olmak üzere iki süreçte işlerlik kazanmaktadır. Mesajın yayınından önceki sansür uygulaması, onun oluşumunu önlemeye yöneliktir. Yayından sonraki sansür ise daha çok onu biçimlendiren ve yayımlayanların cezalandırılmalarını öngörmektedi