Dostlarım birkaç aydan beri Kırklareli devlet hastanesin de randevu almakta ve muayene olmakta bazı sıkıntılar yaşandığını bir fiil kendim randevu taleplerim de gözlemledim.

Hele diş hastanesin de sorun salgın hastalık nedeni ile bir başka boyutta, diş eti tedavilerini yaptırmak imkânsız ve başka illere yönlendiriliyor ki o yine kendi için de çok büyük sorun.

Dostlarım benim niyetim çalışan doktorlarımız ve sağlık personelini suçlamak değil, bu sıkıntıların nedenini araştırırken çok vahim bir tablo ile karşılaştım bunları sizler ile paylaşmak.

Hastanemize yeni atanan doktorların ücretleri ve atanma şekilleri vahim durum da.

Doktorlar sözleşmeli gibi veya geçici çalışan gibi atanmakta ve aldıkları ücret askeri ücret veya biraz üstü.

Aynı sorunun öğretmenler için de geçerli olduğunu öğrendim, onlar da vekil öğretmen şeklin de atanıp ders başı ücret alıp yaklaşık bin beş yüz iki bin lira arası bir ücret almakta imişler.

Sevgili dostlarım bir doktora canımızı emanet ediyoruz, öğretmene ise geleceğimizi emanet ediyoruz. Bu iki meslek gurubundan yetişen kişilerin kendilerinin mutlu olmaları gerekir ki mesleklerini hakkıyla icra edebilsinler.

Sıradan insanlar da sanırlar ki bir doktor ve öğretmen ciddi miktarda ücret alıyor ve hiçbir sıkıntısı yok.

Devletimiz bir hayır kurumu değildir bu yetişmiş kişilere ihtiyaç yoksa görev vermesin yok ihtiyaç var ise ki var o zaman hakları ne ise en üst rakamdan ödersin.

Bir bekçi kadrosundan görev verilen lise mezunu bir şahsın altı bin liranın üzerinde ücret alması ama yıllarını mesleğini öğrenmek için harcamış üniversite eğitimini tamamlamış, (doktorlar için ihtisaslaşmış) bir kişinin üç otuz ücret alması hiç de adil ve motive edici değildir.

Bazen insanın aklına şöyle bir soru da getirmiyor değil, acaba devletimizi yönetenler, bu yetişmiş insanların işe ihtiyaçları var nasıl olsa, bu düşük ücretleri de kabul etmek zorundalar, bizler de bu durumdan faydalanalım ve çok düşük ücretle çalıştıralım diye mi düşünmekteler.

Bir doktor, bir öğretmen, bir mühendis veya herhangi bir eğitimli kişi kolay mı yetişiyor ona devletimiz ve aileler az mı masraf yapıyor ki bu insanlar hak ettiği ücreti alamıyor.

İşin başka vahim yanı bu yetişmiş insanları küstürünce, bu şekilde gider ise toplumun içindeki saygınlıkları da gider, gelecekte bu mesleklerdeki fedakâr insanları nasıl yetiştireceğiz.

İnsan düşünmüyor da değil onca okuyup kafa patlatacağına zar zor liseyi bitir.

Ya bekçi ya da uzman bir asker ol hem dolgun maaş al hem de onca okuyacağın süre içerisin dede maaşını almaya devam et.

Sevgili dostlarım saygın ücreti hak eden bu yetişmiş insanlara sahip çıkmaz isek elimizde çok bekçi, uzman asker ve devlet memuru olur ki bizleri kim tedavi edecek ve kim çocuklarımızı eğitecek.

Sevgili halkım ve siyasi parti yerel teşkilatları burada iktidar muhalefet ayrımı yapmıyorum çeşitli platformlarda talep kâr olup bu yanlış sistemin düzeltilmesi için gereğini yapalım istiyorum.

İş işten geçtikten sonra sağlık için üfürükçü hocalara, eğitim için tarikatlardaki meczuplara kalacağız.

Lütfen geleceğimize ve sağlığımıza sahip çıkmak için gereğini yapalım ve sıkıntıları sürekli mensup olduğumuz siyasi parti kurullarında ve sivil toplum örgütlerinde gündeme getirelim. Onların öncülük yapmasını isteyerek taleplerin altına çekinmeden imzamızı atalım.

Selam ve saygılarım ile

İsmail YOLERİ