Üniversite yıllarında ödev için yaptığım bir araştırmayı Kırklareli’de tekrar ele aldım.

Ülkemizde 2010-2020 yılları arasında 2534 kadın cinayeti işlendi. İşlenen cinayetlerinin nerdeyse hiçbirinin faili saldırgan değil. Ölen kadınların hepsi onlara can veren babaları, aynı canı paylaştıkları kardeşleri ya da hayatlarını birleştirdikleri ya da birleştirmek istemedikleri ERKEKLER. Peki, sebep erkeklerin aldatıldığından şüphelenmesi, erkeklerin istenmemesi, kadınların kendilerini kurtartmak için boşanmak istemeleridir.

Kırklareli ilinin, Demirköy, Lüleburgaz, Vize, Pehlivanköy ve Pınarhisar ilçelerinde 2010 yılından bu yana hiç kadın cinayeti işlenmezken, Babaeski ilçesinde 2, Merkez ilçede 4 kadın cinayeti işlendi.

Merkez ilçeden işlenen 4 kadın cinayetinin Gizem Şen (24), Filiz Kaymaz (40), Selda Duman (34) ve Büşra Ceylan (21) partnerlerini reddettiği için partnerleri tarafından canına kast edildi.

Babaeski’de işlenen 2 kadın cinayetinin failleri Sinem Kır (25) ve Gamze Ergüneş(39)’ eski partnerleri tarafından katledildi.

Kadın cinayetleri maalesef ülke gündeminde sık sık yer alıyor. Kadına şiddete hayır demek için çeşitli önlemler alınıyor. Dernekler kuruluyor, kadınların tehlike anında neler yapması gerektiği nerelerden yardım alabileceği konusunda bilgilendiriliyor.

Gördüğü şiddetten kaçıp kurtulmaları, hayatlarını devam ettirebilmeleri için kadınlara çeşitli iş imkanlar sağlanıyor.

Bunca önlem ve çabaya rağmen cinayetler gün geçtikçe artıyor.

Avrupa’da Kadın Cinayetleri

Kadın cinayetleri rakamları bakımından Fransa, Avrupa Birliği'nde başı çekiyor. Women's Link Worldwide adlı kadın kuruluşundan Viviana Waisman, kadına karşı şiddetin rakamlarla basitleştirilmemesi gerektiğini söylüyor.

“Kadına karşı şiddet, sınırları, sınıfları ve sosyo-ekonomik statüyü aşan bir sorun. Bu konu hakkında açıktan konuşma düzeyi farklı da olsa tüm toplumlardaki kadınları ve kız çocuklarını etkiliyor." diyor Wiasman.

Son zamanda yaşanan ve ülkemizi derinden etkileyen bazı kadın cinayetlerinin öncesinde yaşananlar;

Şule Çet, Gazi Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi Tekstil Tasarımı 2. sınıf öğrencisi eğitim masraflarını karşılamak için Ç.A.’nın da ortak olduğu işyerinde yarı zamanlı çalışmaya başladı. İşyerinin yeni ortağı Şule Çet’in işine son verdi.

Ç.A. ise Çet’i arayarak, “Yeni ortağımızla konuşuruz, yeniden işe dönersin, ofiste buluşup, konuşuruz” diyerek 28 Mayıs tarihine randevu verdi.

Ç.A. ile Çet, o gün Çankaya’daki bir plazanın 20. katındaki ofiste buluştu. Sabah saat 04.00 sıralarında ise Çet, 20. kattan düşerek öldü.

Olay yerindeki incelemenin ardından Çet’in cesedi Adli Tıp Morgu’na kaldırıldı. Yapılan otopsinin ardından Çet’in cenazesi İstanbul’dan gelen ailesine verildi. Çet, İstanbul’da toprağa verildi.

Emine Bulut, öldürülmeden önce karakola sığındı. Kızının gözleri önünde boğazı kesilerek öldürüldü.

Ayşe Tuba Arslan, “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun" kapsamında uzaklaştırma kararı alan kocası tarafından yaralandı, defalarca tehdit ve hakarete maruz kaldı.

Ve 23 kez şu duyurusunda bulunmasına rağmen 24 Kasım günü yaşam mücadelesini kaybeden Arslan, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü’nde kadınların omuzlarında son yolculuğuna uğurlanmıştı.

Kadın Cinayetlerinin Sonlanmasına Yönelik Yapılan Projeler

Kabataş’ta ünlü bir kahve zincirinin sanat platformu olarak kullandığı bina duvarına kadın cinayetlerine dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak için 2018 yılında öldürülen 440 kadını temsilen 440 çift kadın ayakkabısı asıldı.

Kadınlar Sesini Beşiktaş'ta Duyuracak

Beltaş Yönetim Kurulu Başkanı Ayça Akpek, kadınların hayatın her alanında var olmaya, kendi hayatları hakkında karar vermeye çalıştıklarını dile getirerek, "Ama bunu yaparken en yakınları erkekler tarafından şiddet sebebiyle, darp edilerek, taciz edilerek öldürülüyor. Sadece 2018 yılının ilk 10 ayında şiddet sebebiyle 363 kadın öldürüldü. Sayı her geçen gün artıyor. Her geçen gün şiddet vakaları artıyor. Biz Beşiktaş Belediyesi Beltaş olarak bir toplumsal farkındalık projesi başlatmayı amaçladık. Beşiktaş'ın her yerindeki billboardlara (363) yerleştirdik. Amacımız 363'ün sadece bir sayı olmadığını, 363 sayısını oluşturan her bir rakamın bir canı ifade ettiğini anlatmak. Buradan tüm Türkiye'ye öldürülen kadınların anısına paylaşımda bulunmaktı" şeklinde açıklamada bulundu.

Kadın Cinayetlerine Dikkat Çekmek İçin QR Kodlu 'Dijital Karanfil' Projesi Başlatıldı

Proje kapsamında, kadın cinayetlerinin işlendiği noktalara QR kod içeren ve 'dijital karanfil' olarak adlandırılan semboller yerleştirildi.

Projenin amacı, bu sorunlar hakkında farkındalık yaratmak ve mağdurlara yardım yollarını göstermek olarak belirtildi. Öldürülen kadınların haberlerini içeren QR kodlu etiketler, 72 ilde cinayetlerin işlendiği adreslerde görünür noktalara konumlandırıldı. QR kodları okuttuğunuzda ilgili haberlere yönlendiriliyorsunuz.

Kadın Cinayetlerini Acil Önle' kampanyası başlatıldı: 100 kadın, 100 kadın cinayetini anlattı

Kadıköy Eminönü İskelesi'nde toplanan Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu üyesi 100 kadın 'Kadın Cinayetlerini Acil Önle' kampanyasını başlatarak bugüne kadar öldürülen 100 ayrı kadının hikâyesini anlattı. Kampanyayı gerçekleştiren platform kampanyayı 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Gününe kadar devam ettireceklerini söyledi.

Çukur Dizisindeki Duvar Yazıları

Geniş bir izleyici kitlesi olan “Çukur” isimli dizi kadın cinayetleri karşısında sessiz kalmadı. Dizi 25.Kare tekniğini kullanarak, sahne geçişlerinde kurbanların isimlerine ve kadın cinayetlerine yönelik sloganların yazılı olduğu duvarlar gösterdi.

Peki bunca gösteriye, karşı koymaya ve önleme rağmen ne değişti?