Kırklareli’de kamu editörlüğü yapan kişiler yazdığı yazılarla habercilik sürecin bir parçası haline gelir.

Kamu editörlüğünün kurum içi yapılanması ombudsmanlık ve okur temsilciliğinden farklıdır. Kamu editörü genellikle editoryal sürecin bir parçasıdır. Ombudsmanlar tamamen kurumlardan bağımsız, okur temsilcileri editoryal sürecin dışında kalarak ama o kurumdan maaşına alarak görev yaparken, kamu editörleri haber üretim sürecinin mutfağında yer alarak aynı amaç için çalışmaktadır.


Kamu editörlüğü sisteminde bu görevi yerine getiren kişi yazı işleri müdürüne ve genel yayın müdürüne karşı sorumludur. Kamu editörü aynı zamanda okura haberi haberciliğin güçlüklerini anlatmakla da yükümlüdür.


Kamu editörün izlerkitleye seslenme çabası bu haliyle haberin arka planını anlatmaktır. Bu iş haberin haberini yapmak olarak da nitelendirilebilir. Bu nedenle kamu editörü yazdığı yazılarla habercilik sürecinin de parçasıdır.


Basında “ombudsman” uygulaması Türkçeye “okur temsilcisi” kavramı olarak yerleşmiştir. Her iki kavram da birbirinin yerine kullanılmaktadır ancak Türkiye’de tam anlamıyla bir ombudsmanlık mekanizması kurulmamıştır.


Okur Temsilciliği ülkemizde yaygın olarak görülmemesine rağmen Türk basınında ilk uygulama 1980’li yılların başında Hürriyet Haber Ajansı’nda Seyfettin Turhan ve Hürriyet Gazetesi’nde Emre Kongar tarafından yapılmıştır. Okur temsilciliğinin bir özdenetim mekanizması olarak gündeme gelmesi 22 Mart 1999’da Milliyet Gazetesinin “okur temsilciliği” adı altında uygulamayı başlatması ile olmuştur.


Haber kuruluşları yasaların ve gönüllü kuruluşların belirlediği ilkelerin dışında kendi ilkelerini belirleyerek bunları topluma duyurabilirler. Bu yolla kurumun güvenilirliğini ve saygınlığını artırmaya çalışırlar. Bu tür uygulamaları iki yönlü değerlendirmek olanaklıdır.


İyimser bir bakış açısıyla bu türden ilkeler belirleyen kuruluşlar etiğe önem veren, yaptığı işin ciddiyetinin farkında olan, koyduğu kurallar kedisini kısıtlasa bile ilkelerinden vazgeçmeyen yayın organları olarak nitelendirilebilir.


Eleştirel bir bakış açısıyla konuya yaklaşıldığında topluma verilen iyi mesajın sağladığı imajla denetim yapmak isteyen gönüllü kuruluşlara bizim kendi ilkelerimiz var sizin ilkelerinizi kabul etmiyoruz mesajı verilir.


Bu türden ilkelerin belirlenmesi konusunda Türkiye'de de çalışmalar yapılmıştır. Söz konusu girişimlerin en sonuncusu Doğan Yayın Holding (DYH) bünyesindeki kuruluşların topluma duyurdukları ilkelerdir.


DYH belirlediği ilkelerde yasaların belirlediği sınırlar bir kenara bırakılacak olursa, gönüllü kuruluşları belirlediği farklı etik kodları kendi kurumsal yapıları ve bünyelerinde yer alan yayın organlarının ilgi alanlarını temel alarak yeniden ele almıştır.


İlkeler daha başında günümüz habercilik sektörü içinde yer alan finans ve ekonomi haberciliğine atıfta bulunarak bu alanda çalışan habercilere piyasada yönlendirmeyi, mesleğin kendi çıkarları için kullanılmasını engelleyici kurallar koymuştur. Bir başka önemli nokta ise haberci ile kaynak arasındaki ilişkilerin düzenlenmesine yönelik kısımdır. Burada haber kaynağından hediye ya da ayrıcalık kabul etmek, yönetimden izinsiz haber kaynağı ile seyahat etmesi ya da planlamasının önüne geçilmiştir.


BBC Birleşik Krallığa ve deniz aşırı alanlarına radyo ve televizyon hizmetleri sağlayan bir kurumdur. Dünya genelinde yayın yapan ve bunun bilincinde olarak kendini küresel bir yayın kuruluşu olarak konumlandıran BBC yayın ilkelerini ve etik kurallarını da bu çerçevede oluşturmuştur.


BBC’nin yayın ilkelerinin ilk sırasında doğruluk yer almaktadır. Doğruluk BBC’nin sahip olduğu ünün temel taşlarından biri olarak kabul edilmektedir. Bunu desteklemek için habercilerin üzerindeki baskı unsurlarından biri olan zaman faktörüne dikkat çekerek BBC için doğruluk çabukluktan önce gelir demektedirler. Kılavuzda yapılması gerekenler şöyle ifade edilmiştir.


Tarafsızlık BBC’nin izlerkitlesine karşı temel yükümlüklerinden bir olarak karşımıza çıkmaktadır.


Mahremiyet BBC kılavuzunda yer alan konulardan biridir. Bütün etik metinlerin değindiği bu konuda nelerin doğru olduğunun yanı sıra doğru davranış biçimleri ortaya konulmuş, BBC çalışanlarına sorunu tanımlamak kadar önemli olan sorunla karşılaşıldığında nelerin yapılacağı da anlatılmıştır.


Çocuk BBC yayın ilkeleri kılavuzunda yer alan önemli bölümlerden biridir. Kılavuz 15 yaşının altındaki herkesi çocuk olarak kabul etmektedir. BBC on beş yaşından küçük çocukların fiziksel ve duygusal gönencinin ve onurunun, programların yapımı ve yayını sırasında ve internet ortamında ebeveyn, veli ya da vasileri tarafından herhangi bir konuda rıza verilmiş¸ olmasına bakılmaksızın, korunmasını hedeflemektedir.