Ülkemizde ve İlimizde hayvancılık ve kırmızı et üretimindeki sorunlar ve canlı hayvan ve et ithal etmenin üreticilerimize yapmış olduğu zararlar. Yeni alınan bir karar ile yurt dışından canlı 150.000 büyükbaş hayvan ithalatına izin verildi.

Sevgili vatandaşlarımız bu sadece ağrıya, ağrı kesici vermek gibidir. Ağrının sebebini ortadan kaldırmazsanız biraz rahatlarsınız ama zaman geçip ağrı kesicinin etkisi geçtikten sonra yine ağrı devam eder. Yıllardır ülkemizde tüm sorunlara yapıldığı gibi sorunu kökten çözmek yerine sadece palyatif tedbirler ile sorunlar uyuşturulmuş ve katlanarak gelecek nesillere aktarılmıştır.

Ülkemizde yaklaşık olarak 2021 yılında 261.688 adet büyükbaş,35.384 adet küçük baş ve sığır eti olaraktan 1.205 ton et ithal edilmiş ve bu ithalat için 303 milyon dolar para ödemişiz. Bu veriler ışığında ülkemiz de kişi başına tüketilen et miktarı gram cinsinden günlük 70 gram kadardır. Sağlıklı ve çalışan bir bireyin ortalama protein ihtiyacı günlük 150 gram kadardır.

Bu rakamlar da göstermektedir ki ülkemiz de her ne kadar canlı hayvan ve et ithal etsek te standart tüketim miktarını tutturamıyoruz ve nüfusumuz genel olarak sadece karınlarını doyuruyorlar ve dengeli beslenemiyorlar. Burada gözden kaçmaması gereken konu da verilen rakamlar üretilen ve ithal edilen etin nüfusa bölümüdür buda doğru bir sonuca bizleri götürmez.

Et fiyatlarının aşırı artışı ete sahip olmayı güçleştirmekte, gelir seviyesi düşen bireylerin ete ulaşımları imkânsız olmaktadır. Yani ekonomik durumu iyi olan bireyler ortalama günlük 500 gr et tüketirken yüzlerce kişi günlerce sofralarında bir kıymık et görememektedirler. Genel olarak ülkemizde büyük baş hayvan sayısı düşerken, küçük baş hayvan sayısında bir miktar artış olmaktadır. Ülkemizde 18 milyon büyük baş hayvan ve 58 milyon küçük baş hayvan bulunmaktadır.

Bu miktarları nüfusumuza bölersek büyükbaşta ve küçük baş hayvan sayısının ne kadar az olduğu ortaya çıkar ki bu sürdürülebilir değildir. Hollanda küçük bir ülkedir ve sadece büyükbaş hayvan sayısı yüz milyondur.

Bu rakamı nüfusu olan 17 milyona bölersek kişi başı 6 tane büyük baş hayvan düşer. Bizim ülkemizde bu oran büyük başta 0,189 olur bu şu demektir, bir büyük baş hayvanın yaklaşık yüzde yirmisidir yani bizde beş kişiye bir hayvan düşerken Hollanda’da bir kişiye 6 hayvan düşmektedir. Yapılmaya çalışılan yanlış hayvancılık ve tarım politikaları, ete ulaşabilen belli gelir seviyesindeki şahısların ucuza et tüketsinler diye yapılan ihracat, sektörü bitirmiştir.

Devletimiz gerçekçi politikalar izleyerek canlı hayvan ve et ithalatı kesinlikle gümrük vergileri çok artırmalı, ülkedeki et fiyatlarının serbest oluşması sağlanmalıdır. Artan fiyatlar ile et yemek isteyen gelir seviyesi yüksek olan kesim bedelini ödeyerek tüketmelidir. Şu izlenen politikalar ile zaten gelir seviyesi düşük olan nüfusun ekseri kesimi et alıp tüketemiyor, yapılan ihracatla gelir seviyesi yüksek olan kesime ucuz et yeme fırsatı veriliyor.

Gelir seviyesi yüksek kısmın tükettiği eti fakire fukaraya finanse ettirmiş olunmaktadır, bu durum da hiç adil değildir. Bu yanlış politikalar ile üretici de kar edip üretime devam edemiyor sektörden çekiliyor.

Ticaretin doğasında olan maliyet belirleme şekli maliyetler ve karın toplamı olduğu halde maliyetler artıyor, teşvikler yok denecek kadar az ve ithal ürünler ile baskılanan fiyatlar ile üreticinin zararı kaçınılmaz olmaktadır.

Devlet tüm tarımsal ve hayvansal ithalat vergileri çok fazla artırmalı ve elde edilen gelir tarım ve hayvancılık sektörüne aktarılmalıdır. Meralar ıslah edilmeli ve meralardan alınan mera kullanım parası, tekrar mera ıslahında kullanılmalıdır. Burada bir örnek vermek gerekirse. Kırklareli’nde toplam mera alanımız.

35525 hektar= 355250 dönüm mera alanı mevcuttur.56.000 dönüm= 5600 hektar arazi ıslah çalışması yapılmıştır.

Hayvan sayımız ise 2021 de küçük baş 407.540 ve büyük baş 156.348 adettir. Bu rakamlar bizlere şunu göstermektedir meralarımızın yaklaşık anca %2 gibi bir miktarını ıslah ediyoruz ama vatandaştan otlatma bedeli olarak yıllık tahsil edilen para ortalama olarak 21.500.000(yirmi bir milyon beş yüz bin lira)

Bu tahsil edilen para her yıl mera ıslahına ayrılsa idi ilimizde ıslah edilmedik mera kalmaz ve tüm hayvanlarımız bedavaya yakın beslenirdi.

Bizde yem ve kaba yem ithalatına ve canlı hayvan ve et ithalatına milyarlarca dolar vermezdik.

(2022 yılında İl Mera Komisyonunca tespit edilen otlatma bedeli beher Büyükbaş Hayvan için 110,00 TL, beher küçükbaş hayvan için 11 TL'dir).

Devletin üreticilerimize kanunda olduğu gibi milli gelirimizin %1 ini üretim miktarına bağlı olarak üreticimize ödeyeceği şeklin de idi. Bu miktarı hiçbir zaman ödememiştir. Bu miktarın hemen ödenmesi gerekmektedir. İthalattan alınan vergileri de hangi sektörde ithalat yapılırsa o sektöre teşvik olarak ödenmelidir.

Tarım ve hayvancılık sektörün de fiyatları serbest piyasa şartların da serbest bırakılmalı ve fiyatların piyasa şartların da oluşumunu sağlanarak, üreticinin zarar etmesini önlenmelidir. Piyasada bulunan tüm aktörlerin kartel oluşturmasını önleyerek haksız rekabet ortadan kaldırılmalıdır. Tüketmek isteyen bedelini ödeyerek tüketime devam etmelidir. Zaten gelir seviyesi düşük olanlar tüketemiyor. Gelir seviyesi yüksek olanlarda bedelini ödeyerek tüketmeliler. İşin özü devlet fakirden alp zengini daha ucuz ve lüks yaşatmamalıdır.

Devlet bu sorunları ve çözümleri siyaset üstü olarak ele almalı ve uygulamalıdır, aksi taktirde gıda üretimi tamamen duracak, açlık tehlikesi ile karşı karşıya kalacağız.

Selam ve saygılarım ile.