Aşağı yukarı 10 yıldır sosyal medya her şeyimiz haline geldi. Önce herkesin evinde bilgisayar olmaya başladı. Sonra akıllı telefonlar yaygınlaşmaya başladı.
Ve kısa süre içinde her şey günümüzdeki halini almaya başladı. Sosyal medyayı ortaya çıkaran insanlar, ilk yıllarında bu alanda çalışmalar yapan insanlar bugün olacakları tahmin etmişler miydi? Sosyal medyanın Vikipedi tarafından yapılan tanımı:
“Sosyal medya, kullanıcıların internette aradığı, kullandığı ve içerik ürettiği interaktif iletişim platformdur. Geleneksel medya’dan Web 2.0’ın kullanılmaya başlamasıyla, tek yönlü içerik paylaşımından, çift taraflı içerik alışverişine erişim sağlanılan medya iletişimidir.”
Tanımdan yola çıktığımızda 10 kişiden 7’si sosyal medyayı tanıma uygun bir şekilde kullanmıyor.
Ne mi oldu?
Önce insanlar akıllı telefonu ve sosyal medya araçlarını kullanmak için bilen insanları esir olmaya başladı. Sahi akıllı telefon kullanmayı öğrenen ilk insan kim?
Sonraki süreçte hayatımıza "hayırlı günler, bugünde böyle olsun, komşumun ellerinden, annesinin bir tanesi" gibi kalıplar girdi. Sonra biri yine ilk kurşunu sıkıp sosyal medya üzerinden kavgalı olduğu, yüzüne sevmediğini söyleyemediği insanlara mesaj vermeye başladı.
Bir zaman sonra birileri kamera karşısına geçip neredeyse hayatının her anını gözler önüne serdi. İnsanların hayatı Andrew Niccol’un senaristliğini, Peter Weir’in ise yönetmeliğini üstlendiği Truman Show'a döndü.
Truman Show'da tüm hayatı 24 saat boyunca kesintisiz olarak yayınlanan ve bundan habersiz olan Truman, Burbank adındaki bir adamın hikâyesini konu alıyor.
Truman'ın hayatı aslında gerçek zannettiği stüdyolarda yaşıyor. Truman hayatı otuz yıl boyunca aralık vermeden ve reklam vermeden 24 saat boyunca canlı yayın olarak televizyonlarda yayınlanıyor.
Söz konusu filmin konusu farklı olsada sabah daha yatağımızdan kalkmadan büyük bir merakta sarıldığımız telefonlarda "influencer" veya fenomen olarak adlandırdığımız insanlarda bizim için birer Truman.
Bu takip bir tercih meselesi mi? Tabi ki de. Uzak durunca da olmuyor. Her şeyin dektoksunun türediği gibi "sosyal medya detoksu" da çıktı. Ama hitap ettiğiniz binlerce ( belki yüzlerce) insan detoks yaptığınızı bilmediğinde detoks yapmanın ne anlamı var ki.
Bir pazar günü kalktınız; kahvenizi alıp oturduğunuz telefonunuzu açtınız, başladığınız Trumanları izlemeye.
Ailecek yürüyüşler, pazar kahvaltıları, aktiviteler tam da dışarda story atmalık bir hava. Alabilenler zaten çoktan attı.
Siz neredesiniz peki. Birinin önerisi üzerine link kaydırmadan aldığınız diz izi yapmış pijamalarınızla haftalık derin temizlik için yapılım iş bölümünde sıranın size gelmesini bekliyorsunuz.
Sanal bir iletişim ortamı olan sosyal medya, günümüzde bir iletişim ortamından çok gündelik hayatın ta kendisi olmuş durumdadır.
Birçok kullanıcı tarafından kullanımı nerdeyse yeme içme gibi bir alışkanlık halini alan sosyal medyanın kullanımı her toplumdan, kültürden, hemen her kesimden kalabalık kitleleri geni bir sosyalleşme paydasında buluşturmaktadır.
Gerek medya gerekse iletişim teknolojileri yaşamımızda çok büyük bir hızla yer edinmektedir. İletişim teknolojileri bireylere, kendi düşünce ve eserlerini paylaşacakları imkânlar sunmakta, paylaşımların ve tartışmaların temel olduğu bir medya alanı oluşturmaktadır. (Değişen Dünyanın Yeni Yüzü: Sosyal Medya, Mustafa Çalışkan ve Yunus Mencik)