İletişimin olması için önce canlı varlık olan insanın olması gerekir. Biyolojik sistemde var olan iletişim sisteminin çalışmaması, insanın varoluşu için gerekli faaliyetlerde bulunamadığı için ölmesine neden olur. Kırklareli’de iletişim alanında geniş gözlemler yapmaya fırsat buluyorum.
Vücut sistemlerinin alt sistemi olan iletişim sistemi gözleme, kontrol ve düzenleme işini yapar. Merkezi sinir sistemi duygusal data analizini yapar, sinir uyaranları üretir ve dağıtır. Sinir sistemi enformasyon toplayıp alarak, süreçten geçirerek ve yayarak tüm vücut organlarının çalışmasını, durumunu ve organlar arası ilişkileri kontrol eder.
Salgı sistemi, vücudun ilgili parçaları ve salgı bezlerinden kana hormon salgılayarak iletişimde bulunur. Beyin, vücudumuzun hücrelere kadar inen kontrol merkezidir. İnsanın içsel sisteminden hareketle toplumu açıklamaya çalışmak yanlıştır.
Çünkü toplumsal yapılar, insan vücudundaki gibi doğal yapılar değildir. İnsanın fiziksek olarak kendini sürdürebilmesi için uygun dışsal ortam ve koşullar gereklidir. Dışsal ortam ise içinde yaşadığımız dünya ve toplumdan oluşur.
İnsanın içsel sistemi; biyolojik yapı ve bu yapıdaki biyolojik iletişim ve düşünsel yapı ve bu yapıdaki kendisiyle iletişimden oluşur. Biyolojik yapı, düşünsel yapı ve bu yapıdaki iletişimin zorunlu önkoşuludur.
Kişinin kendisi ile iletişimi yaşamın her alanında mevcuttur. Özellikleri:
Süreklidir. Her yerde ve durumda insan kendi kendisiyle iletişim halindedir.
Kişi kendisiyle iletişimi bir araç kullanırken de yapar. Kişinin kendiyle iletişimi birçok bağlama bağlıdır.
Kafamızın içindeki “ben” toplum içinde toplumdan geçerek varolan “ben”dir.
Kişinin kendine bakışı, kendisini nasıl algıladığını ve değerlendirdiğini gösterir.
İnsanın kendisi ile iletişiminde tarihsel olarak oluşmuş bir “şimdi bağlamı” vardır. Kendini kavrama, kişinin kendisiyle ve dışıyla ilişkisinde kendini anlamlandırdığı süreçtir. Herkes kendi dünyasını kendisi de içinde olacak şekilde kurar.
Kişi birçok kimliğe sahiptir. Kimliklerde “ben” ve “biz” yanında “onlar” da vardır.
Kişilik, sosyalleşme süreçleri içinde oluşur ve gelişir. İnsan kendisiyle her durumda bir gereksinim ile iletişim kurmaktadır. Kendiyle iletişimin temel aşamaları şunlardır:
Kişilerarası yapı toplum içinde bireyler arasında inşa edilir.
Dışını anlama: Anlama, insanın kendini ve sosyali üretmesindeki süreçler, koşullar, ilişkiler, iyi ve kötüler, amaçlar, araçlar ve sonuçlar, değerler, umut ve umutsuzluklar gibi sayısız insan yaşamıyla ilgili şeyleri içerir.
Kişilerarası iletişim: Çeşitli örgütlü yer ve zamanda kişilerarasındaki faaliyetlerin gerçekleşmesini sağlayan iletişim kişilerarası iletişimdir. Kişinin hem kendi kendisiyle hem de diğerleriyle iletişimi aynı anda gerçekleşir.
İki kişi arasında yapılan iletişim en yaygın iletişimdir.
Kişilerarası iletişimde amaç, ilişkinin gereği olarak sosyal bir gereksinimden kişisel yakınlık kurmaya kadar birçok biçimler alır.
Kişilerarası iletişimde araçlar insan sesinin, gözünün, dilinin ve kulağının uzantısı olarak geliştirilmiş medyalardır.
Yüz yüze teknolojiyle aracılanmamış iletişimde kullanılan araçlar doğaldır.
Teknolojiyle aracılanmış iletişimde kullanılan araçlar, ilişkinin doğası ve teknolojinin karakterine göre değişir.
Kişiler arası teknolojiyle aracılanmış iletişimde kişilerin yüz yüze olmasının gereği yoktur.
Kişiler arası teknolojiyle aracılanmış iletişim yazıyla yapılabilir. Kişiler arası iletişimde araç bir diğer kişi, kişiler veya kurum/şirket olabilir.
Kişiler arası iletişimde insanlar hem doğal (teknolojiyle aracılanmamış) iletişim araçlarını hem de teknolojiyle aracılanmış araçları kullanırlar. Kişilerarası iletişim araçlarının sosyal kullanımı amaçlarına göre şöyledir:
Enformasyon amaçlı kullanım
İlişkisel amaçlı kullanım
İfadesel amaçlı kullanım
Bir aracı kullanımdaki amaç ile kullanımın o amacı her zaman birebir karşılaması ortaya çıkmayabilir. Bazı araçlar farklı koşullarda ve farklı amaçlarda kullanılabilirler.
Kişilerarası iletişimi üretim tarzı, belli yer ve zamanda kişiler arasındaki ilişkinin kuruluş ve yürütülüş biçimidir. İletişim tarzı, bu iletişimin olduğu bağlama, özellikle ilişkinin üretim yapısıyla gelen bağlama göre değişir.