İhsan Oktay Anar’la Puslu Kıtalar Atlası isimli eseri ile çalıştım. Puslu Kıtalar Atlası okurken beni içindeki dünyaya çekerek dış dünyadan tamamen kopardı.

Kitabı okuduktan kısa bir süre sonra İlben Ertem’in kaleminden olan çizimlerin yer olduğu nüshasını da inceledim.

Benim hayal gücüm bu kadarına el vermese de yaratılan dünya çok iyi aktarılmış.

Düş ve gerçeklik arasında başlayan yolculuk eşsiz bir şekilde okuyucuya aktarılmış.

Bünyamin'in maceraları çevresinde ilerleyen Puslu Kıtalar Atlası, gerçek ve kurmaca arasında çeşitli konulara değiniyor.

Yedi bölümden oluşan ve neyin gerçek neyin kurmaca olduğunu ayırt etmekte zorlandığınız kitapta genel temalar; yolculuk, macera; düş, kurmaca, gerçeklik.

Anar, gerçek hayatta kaçtığımız, itiraf etmekte zorlandığımız gerçekleri, karakterlerinin ağzından bizlere okutarak dile getirmemize vesile oluyor.

“Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.

Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazan o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir âlem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.”

Anar, okuyucunun kafasında ‘temel sorular’ oluşturmaya çalıştığı için Puslu Kıtalar Atlası’nın kurgusu hakkında genel bir özet vermek pek mümkün değil.

Üçüncü bir anlatıcının ağzından anlatılan olaylar, yedi bölüme ayrılmış. Kitabın karakterleri arasında yer alan Uzun İhsan Efendi ile yazar arasındaki ilişki anlatıcının farklı şekillerde karşımıza çıkmasına mahal veriyor.

Anar, eseri kaleme alırken gerçek hayattaki kimliğine atıflarda bulunuyor. Bu olayda bazı yerlerde neyin düş neyin gerçek olduğu konusunda tereddütler yaratıyor. Bu kısımlardan örnek vermek gerekirse;
“Ben de düşünüyorum, dolayısıyla varım, ama kimim?

Galata’da, Yelkenci Hanı bitişiğinde ikamet eden Uzun İhsan Efendi mi, yoksa bugünden tam üç yüz kırk sekiz yıl sonra, sözgelimi İzmir’de oturan mahzun ve şaşkın adam mı?

Hangimiz düş ve hangimiz gerçek?”

Kısacası Puslu Kıtalar Atlası, sizi bulunduğunuz dünyadan ilginç bir yolculuğa çıkaracak. Kahvenizi yudumlarken başka bir evrende kaybolmak isterseniz iyi okumalar…