Düşünsel üretim ise iletişim için önemli bir kaynaktır. Düşünsel üretim, kitle iletişimi, resmi eğitim, çalışma hayatı ve örgütlü yapılar içinde üretilir. Diğer bir yandan kitap, gazete, sinema, televizyon vb aracılığıyla da örgütsel yapılar tarafından dolaşıma sokulur. Son olarak insanlar arası ilişkiler (iletişimler) aracılığıyla da üretilir. Kırklareli vatandaşlarına haber aktarırken iletişimden bütünüyle yararlanıyoruz.


Bu bağlamda iletişim, toplumsal üretim biçimi ve ilişkilerinin pratiğidir. Bu nedenle sürekli yeniden üretilir. Buna ek olarak, iletişim, örgütlü faaliyetler içinde şekillenir ve gelişir.


İletişimin mübadelesi (değiş tokuş, alışveriş) ve dolaşımı da farklı alanlarda gerçekleşmektedir. Bu alanlar;


İletişimin üretilmesi için faaliyetlerin ve becerilerin mübadelesi ve dolaşımı

İletişimi üreten araçların mübadelesi ve dolaşımı

Üretilmiş iletişim ürünlerinin mübadelesi ve dolaşımı

Üretenler arası mübadele ve dolaşım.

İletişim ürünleri kullanım süreleri açısından da farklılık gösterebilmektedir. Telefon, kamera gibi uzun süreli ürünler, pil gibi kısa süreli kullanılan ürünlere veya izlenilen televizyon programı gibi bir kez kullanılan ürünler iletişimin sağladığı ve iletişim için kullanılan farklı kullanım sürelerine sahip ürünlerdir.


İletişimin ne olduğuna ilişkin doğru ya da yanlış birçok anlatı vardır. Bunlardan önemli olanları bazıları şunlardır


İletişimde Mesaj Gönderme ve Alma Olabilir İletişim mesaj gönderme ve alma içerebilir ama iletişim tam olarak bu değildir. Fakat iletişim, mesajı içerebilir fakat bu sırf iletişim kurmak için yapılmamaktadır.


İletişimde Bir Şey Söyleme, Gösterme veya Yazma Olabilir: İnsan sırf söz söylemek için faaliyette bulunmaz, bunu muhakkak bir gereksinimden dolayı yapar. İnsan ancak yazarak, söyleyerek ya da göstererek bir faaliyeti gerçekleştirebilir ve bu faaliyette bir gereksinimden doğar.


İletişimde İşaretler Setini Kodlama ve Kod Çözme Vardır. Bazı düşünürlere göre işaretler (yazı gibi) ancak başka biri tarafından yorumlanırsa bir anlam ifade etmektedir. Bu durum her koşul için geçerli değildir. İşaretleri bilmeyenler de sözlü iletişim kurabilirler.


Mesaj Alınmasa veya Karşılık Verilmese Bile İletişim Vardır. Bir mesaj alınmasa dahi iletişim vardır çünkü bu durum sadece o an mesajın alınmadığını ifade eder. Mesaja karşılık verilmemesi de bir iletişim oluşturmaktadır. Benzer şekilde konuşmamak da iletişim içeriği taşıyabilmektedir.


Geri Besleme Çok Çeşitli Anlamlar Taşır. Geri beslemeye örnek olarak bir konuşmada verilen yanıt gösterilebilir. Yanıtın hiç verilmemesi de geri besleme (yanıt) olabilmektedir. Geri besleme, kendimizi öğrenmemizi ve diğer kişileri anlamamızı sağlar.


Etkileşim, karşılıklı birbirini etkileme demektir. Etkileşim için ortaklaşa bir iletişim ortamı gerekmektedir. İki arkadaş etkileşim kurabilir fakat bir müdür ile işçi kuramaz.


İletişimde Beraberlik, Anlaşma ve Paylaşma Olabilir: paylaşma için öncelikle paylaşılan maddi ya da manevi bir şeyin olması gerekmektedir. Ayrıca paylaşılacak şeyin paylaşılması için de ikinci bir kişiye ihtiyaç vardır. Bununla birlikte paylaşımın gerçekleşmesi için iki tarafın da bunu istemesi gerekir.


İletişimde ortak dilin, kültürün, alışkanlıkların paylaşımı olabilir de olmayabilir de. Genellikle iletişim ortak şeylerin paylaşılması olarak tanımlansa da bu durum her zaman geçerli olmayabilir. Aynı dili sahip kişiler aynı amacı paylaşmıyor ya da aynı geleneği paylaşmıyor olabilirler.


İnsanlar pasif kabullenici veya aktif olabilirler. İnsanın aktif olarak her şeyi –gelen tüm mesajları- emdiği düşünülmektedir. İnsan aktif bir öznedir fakat gücüne, aldığı risk oranına, karşısındakinin gücüne ve ilişkinin doğası bağlamında aktiftir.


Köle de özgür insan da mesajın anlamını yıkıp yeniden-inşa eder. 1968 yılında R. Barthes, dikkatleri izleyici/okuyucu üzerine çekti. İzleyicinin algısı önem arz etmeye başladı. İzleyici, iletişimin aktif çözümleyeni haline geldi. Fakat bu noktada izleyicinin özgürlüğü de tartışma konusu olmuştur. Bunun nedeni ise seçeneklerin kişiye verilenlerle sınırlı olmasıdır. Özgür irade ancak yaşanılan toplumun sınırları ve çerçevesi kadardır.