Hayatımıza giren, gün içerisinde görüştüğümüz pek çok insan var. Bunlardan kimileriyle bağımız biz var olduğumuz an oluştu kimileriyle sonrasında bağ kurduk.

Çocukluk arkadaşlarınızı düşünün mesela. Benim çok sevdiğim iki arkadaşımla tanışma hikayemiz çok eskiye dayanıyor. Hiçbirimiz hatırlamıyor.

Annelerimiz arkadaşmış. Bizler de beraber büyüdük.

Birbirimizin evinde, birbirimizle beraberdik hep.

Yediğimiz, içtiğimiz ayrı gitmedi. Bir zaman sonra tabii ki aramıza mesafeler girdi. Önce bir arkadaşımız üniversite için başka bir şehre gitti. Sonra ben İstanbul'dan yine üniversite için ayrıldım.

Şehirden ilk ayrılan arkadaşımız daha sonra Tekirdağ'a taşındı. Ben de o sırada üniversite için Kırklareli'ye geldim. Üçümüz ayrı şehirlerde, ayrı koşuşturmalar içine girdik. Fakat bu sırada birbirimizi neredeyse hiç ihmal etmedik.

Çünkü birbirimize karşı duyduğumuz sevgi ve bağlılık koşullarla şekillenmemişti.

Sevgi hem pek çok insana hem de pek çok farklı şeye karşı duyulabilir. Bunun farklı sebepleri de olabilir.

Olabilir mi?

Ben gerçek sevginin herhangi bir olaya ya da duruma bağlı kalabileceğini düşünmüyorum.

Biri bana kibar davranıyor, biri işlerimi bitirmemde yardımcı oluyor, biri benimle vakit geçiriyor, biri beni anlamaya çalışıyor diye birilerini sevebilirim evet.

Ama bu durumlar ortadan kalktığında ne olacak?

Mesela aynı kişiler bana bir an kaba davrandığında, işlerimde yardım edemediğinde, benimle geçirdiği vakti azaltmak zorunda kaldığında ya da bunu bilinçli olarak tercih ettiğinde, beni anlayamadığı olaylarla karşılaştığımda o kişi artık beni sevmiyor mu olacak?

Dünyayı hep kendi penceremizden izliyoruz.

Her şeyi bizimle alakalıymış gibi düşünüp yorumluyoruz.

Daha önce de bir köşemde bahsetmiştim insan ilişkileri içerisinde kendimizi çok önemli bir mevkiiye konumlandırıyoruz. Fakat insan ilişkileri bunu kaldıramayacak kadar incedir.

Herkes önemlidir. Birbirimizden farklıyız. Hem de rastlantısal olarak benzerlik oranımızın yüksek olamayacağı kadar farklıyız.

İşte biz bu farkları alıp kendimizi yüceltiyoruz. Fakat dediğim gibi herkes birbirinden zaten farklı. Bunu kendimizi yüceltmek için kullanmak ne kadar doğru?

Son olarak, eğer bir insanı seviyorsanız ya da sevdiğinizi düşünüyorsanız lütfen koşullara bağlı kalmayın.

Eğer koşullar sevginizi değiştirebiliyorsa gerçekten karşınızdaki insanı değil onun size sunduğu kolaylıkları/rahatlıkları seviyorsunuz demektir. Anlaşılmayı, canınız sıkıldığında size eşlik edebilecek birilerinin olmasını, işinizin kolaylaştırılmasını seviyorsunuz demektir.

Tabii ki sevdiğimiz insanların bizlere yardımcı olması, yanımızda olması bizim için önemli şeylerdir. Fakat bir insanı gerçekten sırf bu sebeplerle kendi hayatınızda tutabilir misiniz? Elbette, bunu yapan insanlar da var ama birilerinin gitmesine müsaade etmek de bazen en iyi seçeneklerden birisidir.

Hem kendinize hem karşınızdaki insanlara zarar vermeye başladığınız an, çekilmeyi bilmelisiniz. Herkes kendi sınırlarını ve karşısındaki insanın sınırlarını bilmeli. Çünkü diğer türlüsü insanlardan çıkar sağlamaya girer.

Ve sırf bu çıkarlar uğruna birini hayatınıza almak hem kendinize hem bir başkasına yapabileceğiniz en büyük kötülüklerden biri.

Güzel günlerde görüşebilmek ümidiyle...

Hoşçakalın.