Uzun bir zamandır sohbet etmediğim arkadaşlarımla bir araya geldik. Gündemiz, ülkedeki her vatandaşın gündemi ile aynıydı. Haberlerden, paylaşımlardan uzak durmaya çalışsak da aklımız, kalbimiz hep oradaydı.
İçimizden biri deprem bölgesine gönüllü olarak giden bir arkadaşının anlattıklarını bizlerle paylaştı. Duyduklarımız, gördüklerimiz ilk günden beri hepimizin acısı haline geldi.
Gözümüz, kulağımız gelecek olan yeni bir kurtarma haberinde, kilometrelerce uzakta olan hiç tanımadığımız insanların nefes alıyor olması bizler için büyük bir mutluluk.
Bu mutluluğun yanında günlerdir kurtarma ekiplerini bekleyen ama zamanında ulaşılamadığı için hayatını kaybeden her can bizi derin bir üzüntüye boğuyor.
Deprem bölgesinde olan vatandaşlara yardım gönderilmeye devam ediliyor.
Depremzedelere gönderilecek olan yardımlarda öncelik gıda ve soğuktan korunmalarını sağlayacak kalın kıyafetler olarak belirlendi.
İnsanlar ellerinden geldiğince yardım etmeye, uzaktan da olsa depremzedelerin yanında olmaya devam ediyor.
Hayat devam ediyor gibi görünse de hepimiz kişisel hayatımızın içinde hala bu büyük üzüntüyü yaşıyoruz. Sosyal medyada yapılan paylaşımlardan birinde
“6 Şubat’tan önce ne kadar basit dertlerimiz varmış” şeklinde bir yazı okudum. Ne kadar da doğru…
6 Şubat saat 04.17'den önce hepimizin kendi içinde farklı farklı dertleri vardı. O saat, o dakika, o saniyeden sonra hepimizin içine ateş düştü.
Daha erken müdahale edilebilseydi ya da keşke zamanında gerekli önlemler alınsaydı da bugün bu acıları yaşamasaydık…
İstanbul’da yaşayan arkadaşlarımla sohbet ettiğimde geleceği yıllardır söylenen ‘İstanbul Depremi’ için daha çok endişelenmeye başladıklarını, Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve toplamda on ili etkisi altında alan depremin nelere yol açtığına şahit olduktan sonra evlerini satmaya çalışan vatandaşların olduğunu söylediler.
İstanbul’da meydana gelecek olan depremin sonuçlarını hayal bile etmek istemiyorum.
Umarım bu kez gerçekten bir ders çıkarılır ve alınması gereken önlemler alınır.
Afet bölgesinde yuvalarını kaybeden vatandaşlara pek çok il ve ilçede yeni bir yuva tahsis edildi. Geçmişlerini, mutluklarını, hüzünlerini, anıları, memleketlerini bırakıp belki de daha önce hiç bilmedikleri bir yere gitmek durumdan kaldılar.
Her şeylerini geride bırakan aileler yanlarına sadece acılarını ve yaslarını alabildi.
Dakikalar süren ve sonrasında enkaz bırakan sarsıntıların etkisi bir ömür boyu devam edecek.
Belki bundan aylar yıllar sonra bizler unutmasak da bu kadar hissetmeyeceğiz ama o anları yaşayan, sevdiklerini, hayatlarını, kaybeden insanlar hiç unutmayacak…