Artık bu konuda ne söyleyebiliriz, hangi kelime durumu anlatır, hangi isyan içimizdeki öfkeyi söndürür bilmiyorum. Bir yandan enkaz altından sağ çıkacak canlarımızı düşündük günlerce bir yandan yaralı olarak hastaneye kaldırılan vatandaşlarımız için dualar ettik.

Uzaktayız, elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Daha önce de söylemiştim gerek bölgeden gelen ihtiyaç listelerini gerek buradan yardıma koşan ekiplerimizi ihtiyaç duyan vatandaşlarımızla buluşturmak için çabaladık.

Gün boyu gözümüz de kulağımız da deprem bölgelerinden gelecek güzel haberlerdeydi. Mevcut işlerimizi yapmaktan, yatıp uyumaktan, ısınmaktan, yemek yemekten utandık her birimiz. Fakat birileri hala utanmıyor. Biz, hiçbir ilgimiz olmadığı halde yaşananlardan utanç duyuyorken hala birileri utanmıyor.

Arkadaşlar kocaman bir felaket yaşadık, hala yaşıyoruz. Asrın felaketi deniyor. Gerek büyüklüğü, gerek etkilediği alan itibariyle devletin tüm imkanlarının seferber edildiği, vatandaşlarımız tek yürek olup yara sarmaya çalıştığı kocaman bir felaket yaşıyoruz. Mahallelerin yok olduğu, il ve ilçelerdeki binaların neredeyse tamamının enkaza dönüştüğü bir felaket.

Artık buradan başka konular çıkartmayın lütfen. Acınızı, öfkenizi anlıyorum. Bizim de içimize sığmayan kocaman bir öfke var. Bağırıp çağırmak, ihmali olan herkesin karşısına geçmek istiyoruz. Her birimiz bölgede olup ufak da olsa bir işin ucundan tutmak istiyoruz. İmkanlarımızı genişletmeye çalışıyoruz. Her bir yardım çağrısını değerlendiriyor buradan yapabileceğimiz her şeyi yapmaya çalışıyoruz.

İnsanlar hayatlarını kaybediyor. İnsanlar enkaz başında sevdiklerinden tek bir haber bekliyor. Bunun dışında merak edilecek, üzerine konuşulabilecek bir şey var mı gerçekten?

İnsan avazı çıktığı kadar bağırmak istiyor. Sizin çıkarınız da siyasetiniz de yerin dibine batsın diye. Bugüne kadar hep böyle konularda ayrıldık birbirimizden. Mezheplerimiz yüzünden sırt çevirdik, siyasi görüşümüz yüzünden birbirimizle konuşmadık, tuttuğumuz takımlar için birbirimize ağıza alınmayacak laflar söyledik.

Ne önemi kaldı şimdi?

Bunlar da tıpkı şimdi başında beklediğimiz enkazların altında kaldı. Biz can derdindeyiz. X partisi Y partisi diye ayırmıyoruz. Biliyoruz ki herkesin doğrusu ve yanlışları vardır. Şimdi bunu tartışmayacağız. Elimizden geldiğince, gücümüz yettiğince destek olacağız komşularımıza. Binlerce kilometre ötedeki komşularımız için bir şeyler yapacağız.

İnsanların acılarının üzerinden yaptığınız siyasi tartışmalar, çıkar kavgaları istemiyoruz. Olabildiğince çok insana ulaşmak, enkaz altında kalan vatandaşlarımız için bir umut olmak istiyoruz. Öfkemizi içimizde saklıyoruz.

Bu zor günleri de atlattıktan sonra her birinden hesap soracağız. Her birinden. İnşaatta malzemeden çalandan, göz göre göre insanlara mezarlık inşa edenden, bu inşaatları denetlemeyenden, denetleyip yanlışları gördüğü halde onay verenden, yalan bilgilerle satışa sunandan hesap soracağız. İşte o ayrım o zaman işinize yaramayacak.

Bu konuda hiçbir ayrım gözetmeksizin yanlışın karşısında, hırsızın karşısında olacağız. İnsanların yaşamlarından çalanlardan, buna göz yumanlardan hesap soracağız. Hakla, hukukla olması için elimizden gelen tüm çabayı göstereceğiz.

Biz yaşamak istiyoruz.

Biz her bir vatandaşımızın yaşanan herhangi bir depremden sonra sağ salim bir şekilde ‘çok kötüydü ama çok şükür evimize bir şey olmadı. Hepimiz iyiyiz’ dediğini duymak istiyoruz. Deprem asla önüne geçemeyeceğimiz bir doğal felaket. Engel olamayacağımız bir doğa olayı. Ne yazık ki bu deprem gibi pek çok depremle daha karşı karşıya kalacağız hayatımız boyunca.

Ama önlem alabiliriz. Almamız gereken ilk önlem vatandaşlarımızın deprem anında ne yapması gerektiğini anlatmak olmamalı. Önce müteahhitler bilinçlendirilmeli. Zorlanmalı. Kanunlarla doğru iş yapmaya zorlanmalı. Denetim mekanizmaları tekrar kontrolden geçmeli. Gerekirse her bir adım bir başka denetçiye bağlı olmalı. Tanıdık, para, tehdit artık bu işlerde engellenmeli. Biz sağlam binalar istiyoruz.

Ölüm tabii ki Allah’ın emri. Vakit saat dolduktan sonra hepimiz bu dünyadan göç edeceğiz. Ama biz olması gerektiği gibi yapılmayan binalarda, enkaz altında kalmak istemiyoruz. Herkesin işini doğru ve iyi yapmasını gerekirse buna zorlanmasını istiyoruz. İşinizi düzgün yapmayan hiçbir insanın da kendisine fırsat yaratamamasını istiyoruz. Biz yaşamak istiyoruz. Bunu kadere bağlamayın. Deprem değil bina öldürür diyoruz. Unutmayın önce tedbir sonra tevekkül.

Acı faciada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, acılı yakınlarına sabır ve baş sağlığı diliyoruz.