Ben bir insanın, herhangi bir insanın istediği şey üzerine çalışırsa başarabileceğini düşünüyorum.

Bu hangi konu olursa olsun.

Ekstra bilgi ve tecrübe gerektirmeyen her konuda bence insan istediğine ulaşabilmek adına çalışırsa bu sonuca ulaşacaktır.

Bizim burada dikkat etmemiz gereken şey sonuca giden yolda geçen zaman.

Benim bir haftada öğrendiğim bir şeyi bir başkası üç günde bir başkasıysa bir ayda öğrenebilir.

Önemli olan kişinin bu yolda çaba göstermesidir.

Bazı işler, biraz tecrübe ettikten sonra daha kolay hale gelir mesela. Bunun sebebi üzerinde pratik yapmak olarak algılanabilir.

Ben mesela çok fazla konuya ilgiliyim.

Kendi zihnimde bazı şeyleri sıraya dizip, neleri istediğimi ölçmeye çalışıyorum.

Bildiğim, daha önce öğrendiğim bazı şeyleri de hesaba katınca ilgimin arttığı şeyler de çoğalıyor.

Mesela tasarım işlerine çok meraklıyım.

Bir tasarımcı kadar iyi miyim?

Hayır diyebiliriz bu soruya.

Fakat, artık işini yapmaktan sıkılmış, işini düzgün yapmayan bir tasarımcıdan iyi miyim?

Evet kesinlikle iyiyim.

Bir şey üzerine istekli bir şekilde çalışmak, bir şeyi çok iyi bilmekten daha iyidir.

Çünkü ne yazık ki bir şeyi biliyor olmak onu bildiğin şekilde yapmak anlamına gelmiyor.

Belki de iş yerlerinde en büyük problem budur. Birinin bir şey biliyor olması, o konuda daha iyi yapabilecek başka biri olmadığının kanıtıdır aslında.

Öyle ki bir iş için uzun bir eğitim görmüş, okuldan sonra meslek hayatına atılmış ve minimum dört senesini verdiği işe başlamış insanlar bile çok çabuk sıkılabiliyor.

İstekli, başarılı, anlayışlı insanlar genelde daha yaratıcıdırlar. Bir şeyi bilmemeleri halinde daha kolay anlayabilir, daha istekli olduğu için daha farklı bir tutumla yaklaşabilirler işe.

Oysa biz iş üzerinde geçen sürenin önemine değiniyoruz işe alımlarda.

Kaç senelik uzmansınız? Kaç senedir bu işi yapıyorsunuz?

Bu gibi sorular yöneltiliyor genelde.

Oysa bence, ki ben bir işveren olsam çalışan adayının bu işle ne kadar ilgileneceğini ölçmeye çalışırım.

Bu iş için ne kadar istekli olabilir, ne kadar benimseyebilir, farklı fikirler üretmekten çekinir mi gibi başlıklar üzerinde dururum.

Bir işi çok uzun bir süre yapmak ne yazık ki doğru yapıldığı anlamına gelmiyor.

İçi boş bir sulama kabını her gün aynı çiçeğe aynı saatte dökmeye çalışmakla aynı şey.

Evet yapılan bir şey var ama daha iyisi neden yapılmasın?

Hatta şöyle sorayım;

İşin daha doğru şekli neden yapılmasın?

Tam bu sebeplerle kıdem benim gözümde işe yaramaz bir kavramdan öteye gitmiyor.

‘Kaç senedir bu işi yapıyorum’ cümleleri benim için sadece vakit kavramına işaret ediyor.

İnsan isterse elli senedir aynı meslekte yer alsın, eğer o mesleğin hakkını vermiyorsa yüz sene daha çalışsa da gelen ilk yeni çalışana yerini kaptırabilir.

Ki bunun olmasına da karşı değilim.

Herkes, ama herkes işini iyi yapsa, sorumluluğunu yerine getirse sizce de daha kolay olmaz mı?