İnsanların genellikle kibirli insanlara egolu dediğine şahit oluyorum. Ben bu ikisi arasında büyük bir fark olduğunu düşünen insanlardan biriyim sanırım.
Bilmem fark ettiniz mi ama bazı insanlara akıl vermek, yol göstermek diğerlerinden daha çok yakışır. Aşağılamaktan, yok saymaktan bahsetmiyorum.
Bazı insanlar doğuştan sahiptir bu özelliğe. Hatta liderlik özelliği de beraberindedir.
Hayatım boyunca böyle insanlara hayranlıkla baktım. Özellikle bu davranışları kendisine kopyalamaya çalışan insanlarla yan yanayken gösterdikleri tutum da ayrıca hayran bıraktı beni.
Benim için kibir ve egonun ayrıldığını bir nokta var. Ki keskin bir nokta bu.
Egolu insan bilir, kibirli insan bildiğini zanneder.
Benim özellikle ilgilendiğim, üzerinde mesai harcadığım bir konuda bir başkasının yorum yapması komik gelir bana. Karşımdaki benden bilgili biriyse zaten ondan bir şeyler öğrenmeye çalışırım.
Ama öyle ki insanlar bildiği şeyleri ölçmeden bir başkasıyla yarışa girmekte de bir beis görmüyorlar.
Hatta daha bugün konuştuğumuz bir konudan örnek vereyim sizlere…
Lise öğrenimimi bilgisayar üzerine yaptım. İstanbul’da dönemin en iyi meslek liselerinden birinde, hayatım boyunca öğrenemeyeceğim bilgileri öğrendiğim hocalarla beraber çalışma şansım oldu. Çok fazla da proje ve program ürettik.
Ben zamanla bilgisayarın ya da bilgisayar programcılığın bana göre olmadığını fark edince biraz geri çekildim. Evde kendi ilgimi çeken konulara odaklandım bilgisayar alanında.
Açıkçası bana lazım olan, işimi kolaylaştıracak ya da beni eğlendirecek programlar ya da tasarımlar üzerine çalıştım. Bunu da dile getiren biri değilim çünkü o malum ‘hesap çalabilir misin?’ sorusu herkesin dilindeydi.
Kaldı ki bu işle ciddi anlamda ilgilenmediğim için dile getirme gereği de duymadım hiç.
Ama işler öyle bir hal aldı ki, tatsızlık çıkmasın diye ağzımı açmadığım konularda üstüme gelindi. Herhangi bir tamir olayında bilgisayarı elime aldığımda herkes akıl vermeye başladı.
İşte o an dönüp artık daha önce bilgisayar eğitimi aldığımı ve bu işi bildiğimi hatırlattım arkadaşlara.
Özellikle bilgisayar alanında nedense insanlar çok bilgili olduğunu düşünüyor. Evet teknoloji ilerledi, artık teknolojik aletlerle çok içli dışlıyız. Tabii ki bazı sorunları halledebiliyoruz ama acaba işi gerçekten bilenine mi bıraksak?
Nedense kablo söküp takmayı bilen herkes bilgisayar tamircisi, programın ayarlarını yapabilen herkes kendini yazılımcı zannediyor.
İşte sizin egolu ya da kibirli dediğiniz insanlar tam da bu noktada zıvanadan çıkıyor.
İnsanlar hiçbir şey bilmeden çok fazla şey konuşuyorlar.
Bu diğer işlerde de böyle.
Eğer karşımda işini layıkıyla yapan biri varsa değil onu eleştirmek ondan bir şeyler kapmaya çalışırım. Yanında yöresinde gezinir, ondan yeni şeyler ya da taktikler öğrenmek için çabalarım.
İnsanlar nedense kendilerinden daha başarılı birinin olma ihtimalinden bile nefret ediyor.
Fakat bir konuda bilgilenmek için de bir şey yapmıyorlar. Nedense biz, her şeyi bildiğimizi zannederken hiçliğin ortasında sürüklenip duruyoruz.
Kendimizi ilerletebilsek; yanlışımızı, hatamızı, eksiğimizi öğrenebilsek ve düzeltmek için çabalasak her şey daha güzel olmaz mı?
Bunu yapabilmek söylediğimiz kadar kolay değil elbette ama hiç çaba harcamayan insanlar için de vakit kaybetmek yanlış diye düşünüyorum.
Eksiğimizi bilebildiğimiz günlere…
Görüşmek üzere.