Etrafımdaki çoğu insan yetişme şekillerinin farklı olmasından dolayı bazı olayların hoş görülebilir olması gerektiğini söylüyor.

Düşündüğümüz zaman bu önergenin haklılık payının yüksek olduğunu düşünüyorum ama belirli farklar da var. Zannediyorum ki hiçbir anne-baba evladını kötü, çıkarcı, iki yüzlü biri yapmak için uğraş vermez.

Evet, çocuk bazı şeyleri görerek öğrenir. Üstte bahsettiğim kötü özelliklerin telkin edilmesinden ziyade, anne ve baba öyle davrandığı için çocuk da bunları doğru var sayabilir.

Yetiştirilme tarzında en dikkat edilmesi gerekenlerden biri sanırım çocuğa doğru örnek olabilmek. Yoksa söylediklerimizin pek de kıymetli olmadığını pek çok insanda görüyoruz. Siz dışında herhangi biri de çocuğunuza yanlış örnek olabilir. Ebeveyn olarak yapılması gereken şey nedir bu durumda?

Tabii ki çocuğa önce doğruyu anlatmak, örnek alabileceği kötü bir durumun yanlışlığını anlatmak ve doğrusunu kendi davranışlarımızda göstermek.

Peki tüm bunlara rağmen, kendini kötü yetiştiren, sonradan kötüye bulaşan insanlar yok mu? Elbette var.

Çünkü insanlar bir yerden sonra ailede gördükleri öğretilerin dışına çıkıyor. Çıkmak zorunda zaten.

Farklı insanlar tanıyor, farklı ortamlara giriyor farklı olaylarla baş başa kalıyoruz. Ve hayat ne yazık ki ailemizin içinde olduğu gibi narin davranmıyor bize.

İnsanları tanıdıkça, bazen acımasız bazen umursamaz olmanız gerektiğini anlıyorsunuz. Çünkü bazı insanlar kötüdür.

Evet, bazı insanlar salt kötüdür.

Bazıları kindar, yalancı, çıkarcıdır bazıları da saman altından su yürütür.

Ne yazık ki insanları seçme şansımız yok. Düzeltme şansımız da yok. Çok yakın zamana kadar insanların sevgi ve ilgiyle düzelebileceğini düşünüyordum ama bunun da böyle olmadığını gördüm. Çünkü dediğim gibi bazı insanlar kötü olmak istediği için kötüdür.

Ve üzücü olan şudur ki bazı insanlar gördükleri ilgi ve sevgi karşısında da düzelmezler. Çünkü kötü olmak aslında çok fazla şey kazandırır.

Ben her zaman söylerim, ilahi adalet tecelli etmedikçe kötü insanlar kazanır, iyi insanlar kaybeder. Kötü insanın aklında birden fazla plan vardır. Oysa iyi insanlar sadece doğru bildiklerini yaparlar. Çıkarcı, içten pazarlıklı insanlar işlerinin ters gitme ihtimaline karşı hep tetiktedir. Dikkat edin yalanı hayatının en ufak noktasında bile kullanan insanlar da böyledir.

Bir yalan en ince ayrıntısına kadar planlanır, gözden geçirilir mesela. Bunun sebebi insanın kendisini ele verme korkusudur. Kendimizi anlattığımız her noktada tetiktedir böyle insanlar. Sizi vurabilecekleri, yarın sizin üzerinizde kullanabilecekleri yeni yerler ararlar. Size yakın davranmalarının da sebebi budur.

Öyle ya bazen en yakınınızdaki insanı bile tanıyamaz hale gelirsiniz. Bunun farklı pek çok sebebi var ama kısaca özetlemek gerekirse menfaatinin bittiğini söyleyebiliriz. Unutmayın menfaati bitenin, muhabbeti de biter.

Bu yüzden insanlarla yolumuz ayrılır bazen. Konuyu toparlamak gerekirse, yetiştirilme tarzı bir yere kadar onları yönlendirir. Ama başka ortamlar, başka insanlar tanıdıkça insan kendini değiştirir. Bu değişim iyi yönde de olabilir, kötü yönde de.

Eğer kötülüğün kısa vadede insanlara kazandırdıklarına aldanırsa bir kişi, çıkarcı ve menfaatçi olmaya devam eder. Gün sonunda kazansa da, bu dünyanın ötesinde neleri kaybettiğini hepimiz biliyoruz. Keşke gerçekten gizli saklı iş çevirmeden yaşanabilse. Bizler de yüreğimizi açabildiğimiz insanlara sonsuz güvenle yolda yürümeye devam edebilsek.

Ama ilk sorunda kapalı kapılar ardında başkalarını incitecek şeyler düşünüyor ya da farklı anlaşılabilecek şeyleri açık yüreklilikle yapabiliyorsanız, sonrasını düşünmüyorsanız başınıza gelecekleri de kabul etmiş olursunuz. Bir insanla geçirdiğiniz uzun seneler bu sonucu değiştirmez.

Yaşının insanı olan, olgunluğun ne demek olduğunu anlayabilen insanlarla aynı yolda yürüyebilmek dileğiyle.

Hoşçakalın.